Odunpazarı ‘Onlar’dan İbaret Değil

Yahya Kaya yazdı...

Odunpazarı ‘Onlar’dan İbaret Değil
28 Eylül 2018 Cuma 11:55

Eskiden ‘Ya sev, ya terk et’ derlerdi. Şimdi öyle de demiyorlar. ‘Burada …istemiyoruz’ diyorlar. Boşlukları keyiflerince dolduruyorlar.

‘Sev’ demiyorlar. Çünkü gitmesini istedikleri insanlarla memleket sevdası konusunda yarışamayacaklarını adeta anlamış gibiler. ‘Git’ diyorlar, ‘biz karanlığız, buraları da karanlığa boğacağız.’

Önce birini öteki ilan ediyorlar. Ya doğduğu yer, ya siyasi görüşü; bazen giyim kuşamı, bazen de adı rahatsız ediyor. Arkasından terörist yaftasını yapıştırmak geliyor, sonrası ‘istemiyoruz’lu pankartlar, duvar yazıları, sosyal medya paylaşımları… Bu dilin, tarzın nerelerden beslendiği malum.Sıranın kime geleceği ise belirsiz.

Ama belli olan bir şey var. Orada durmayacaklar, durmuyorlar. İşi,  kurşun yağdırmaya kadar vardırıyorlar.

Avukat Heval Yıldız Karasu’nun Odunpazarı bölgesindeki ofisinin kurşunlanmasından bahsediyorum. Hani şu festivaller yapılan, etrafı butik otellerle dolu, yaz kış binlerce turist ağırlayan Odunpazarı. Öyle karanlık arka sokaklardan bahsetmiyoruz. Platformlar kurulup; konserler, mitingler düzenlenen alanın hemen yanı başından. Hani su meşhur oduncu arabası heykelinin oradan.

Sabahın 05:00’inde birileri geliyor. Hukuk bürosu tabelasını gördükleri yere ‘istemiyoruz’ yazıyor. Pompalı tüfeğini çıkarıyor. Bir iki el değil beş el, havaya değil namluyu evin camlarına dayayarak ateş ediyor. Hayır, büroyla evi ben karıştırmıyorum. Onlar karıştırıyor. Tabelayı gördükleri yere saldırıyorlar. Oysa tabela, binada yeni bir yere zarar gelmesin diye, daha önce de tabela takılmış bir yere iliştirilmiş. Büyük şans, saldırılan dairede yaşayan çift üç gün önce tatile gitmiş…

Sonrası mı? Sonrası sessizlik. Sanki dairedeki yaşlı çift değil, bütün mahalle hatta bütün emniyet tatile gitmiş! Sabah avukatlık bürosuna gelindiğinde fark ediliyor duvara yazılan yazı ve kurşun izleri. Polisin de öyle haberi oluyor.Sırasıyla avukat arkadaşları,eş,dost tanıdıklar büroya ziyarete gelmeye başlıyor. Bu sırada yandaki pankartçı dernek fethedilen kale burcu var gibi hemen bayrak asıyor, müzik yayınına başlıyor, duvara yazılan yazının aynısından sosyal medya hesabından paylaşıyor. Altında yorumlar; ‘atın oradan’, ‘yapacakbişey var mı abi?’, ‘tahrik var’…Tahrik olunan şey bir kişinin ismi!

O kişi bir avukat. İşyerinde mağdur olmuş işçinin, tacize uğramış kadının, Ali İsmail Korkmaz’ın,10 Ekim’de Ankara’da katliama uğrayanların avukatı.

Şimdi ‘git’ diyor ya birileri,’Odunpazarı’nda istemiyoruz’;

Acaba Paşabahçe işçisi, ICF işçisi , işleri-ekmekleri için günlerce direnirken Eskişehir işçisine sahip çıkmış mıydı ‘onlar’? Avukat Heval yanlarındaydı, biliyoruz.

Türkiye çocuk istismarı haberleriyle sarsılırken, Avukat Heval Eskişehir’in mahallelerinde anne-babaları çocuk istismarına karşı bilgilendiriyordu, acaba ‘onlar’ ne işle meşguldü?

Eskişehir kanser olmasın, Alpulu çiftçi toprağından olmasın diyenlerin arasındaydı Avukat Heval, ‘onlar’ neredeydiler?

Başkanlığını yürüttüğü Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği olarak daha geçen hafta velilerin sıkıntılarını dinliyordu. Servis ücretinden, kırtasiye, kıyafet masrafından yakınıyordu veliler.

Avukat Heval, Eskişehir’in neresinde mağduriyet varsa emekten, demokrasiden, barıştan yana olanlarla beraber yangına su taşıyan karınca misali koşturdu, koşturuyor. ‘Onlar’sa yakma, yıkma peşindeler.

Avukat Heval’in Söğütlü olması bir yana, isterse dünyanın başka bir ucundan olsun ‘Odunpazarı’nda kalmayı ‘onlar’dan daha fazla hak ettiği ortada değil mi?

Dün Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un da dediği gibi ‘Odunpazarı sanatın, kültürün merkezi olduğu gibi barış ve demokrasinin de merkezi olmalı.’ Ama nasıl? Dün yoldaşları, dostları, avukat arkadaşları, yardımına koştuğu insanlar yanındaydı, kurşunlanan ofisinin önünde. ‘Failler bulunsun, hesap sorulsun’ dediler hep bir ağızdan. Dünyanın en güvenli 10. şehri olarak ifade edilen Eskişehir’de, şehrin tarih ve turizm merkezi olan bölgesinde böylesine bir saldırı ‘Eskişehir’in alnına çalınan kara’ olmuştur. Bu karayı silme görevi başta emniyet ve yargı makamı olmak üzere yetkililerin üzerindedir.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bülent - 3 ay önce
Avukat Hanımı tanımam ama bir Eskişehirli olarak yanında olduğumuzu bilmesini isterim