AĞALARIYLA-İŞÇİLERİYLE SENDİKALAR

SONER UÇAK YAZDI...

AĞALARIYLA-İŞÇİLERİYLE SENDİKALAR
08 Ocak 2021 Cuma 16:15

Ülke genelinde sendikaların içler acısı hali uzun bir sohbet ve tartışma konusu olabilir ya, biz kendi çöplüğümüzde ötelim.

Eskişehir’de sendikalarda uzunca bir süredir hareketlilik var.

DİSK, Odunpazarı Belediyesi’nde örgütlenmeye çalıştığı için terörist ilan ediliyor mesela bir diğer sendika üyeleri, temsilcileri ya da taraftarları tarafından. O sendika, Tepebaşı’nda örgütlenememekten mustarip. Odunpazarı’nda DİSK’e geçmek isteyen işçiler Belediye İş sendikası tarafından bir güzel ikna ediliyor.

 Belediyeler ile girişilecek okkalı bir hak arama davası biryana, sendikalar kendi güçlerini korumak için yana yakıla ciddi bir mücadele içindeler.

İşçiler, sendikaları ile aralarını bozmamak için ciddi efor sarf ediyorlar.

Sendikaların işçilerin haklarını korudukları konusunda tartışabiliriz, ama işçilerin iradelerinde ciddi söz sahibi olduklarını nicedir tescilli.

İşçi ile değil ama başkanlarla anlaşmak mühim öyle değil mi?

 Öte yandan; sendikacı Faik Alkan sendika başkanları maaşları aldıkları ücretleri açıklasın diye yanıp kavruluyor.

Biliyoruz, elbette cep ile bakış açısı ciddi anlamda benzerlik gösterir. Cebe giren arttıkça gözler daha yukarılara bakar…

 Alttakiler mi?

Aman canım yağlarında kavrulup gidiyorlar.

Beyhude  Alkan’ın bu çırpınışı... Hepsi cebini doldursa ne değişecek. Zengin oldukları için daha çok baş tacı etmeyecek  miyiz sanki?

Yine bir dönem eline damacana alarak haklı mücadelesini veren Muammer Karaman maaşların, hakkın hukukun bu denli arandığı bir süreçte nerede diye sormadan geçemiyoruz.

Bir bordro alsa Cihan Yıldırım'a konuk olsa. Bir asgari ücretliyi savunsa. Damacana kadar ses getirmez mi sanır?

 Hasılı, sendikalar dağınık da olsa, yarım yamalak da olsa, örgütlenmekten çok uzak da olsa, örgütlenmenin niçin olacağı yönünde akıl karışıklıkları da olsa hareketli günler geçiriyor.

Sendikalar, temsil ettikleri kitlenin ne tür dertleri olduğu konusunda hem fikir olabilir ancak ,çözüm üretmek konusunda bir hayli stratejik düşünebiliyor.

Zülfi yâre dokunmadan, kısmen gölgede bir mücadele.

 Zaman zaman azılı bir işçi memur temsilciliği, zaman zaman hassasiyeti yüksek bir STK, zaman zaman ne gören, ne duyan bir aygıt…

Sendikalar temsil ettikleri kitleleri unutmak konusunda bir hayli maharet sahibi olsa da, temsilcilerini ihya etmek konusunda bin bir çeşit örnek veriyor.

Eskişehirimizde sendika başkanlarının mal varlıkları nedir bilmiyoruz, ama bir işçi ya da memurun mal varlığı hakkında az da olsa fikir yürütebiliyoruz.

 İşçinin gönlünü kazanmak zorunda  değil sendikalar; işçi, sendikasının gönlünü kazanmak zorunda. Sendikalar örgütlemek zorunda değil de, işçiler sendikalara örgütlenmek zorunda. İşçi sesini duyurmak değil, sesini bir sese dahil etmek peşinde.

Bakın örgütlenme oranına; işçiler örgütlenmiyor, korkuları olmasa. Patrondan, başkandan çok sendikadan korkuyorlar iyi mi?

 Memurlar, bana dokunmasınlar diye hükümete en yakın sendikanın kuyruğuna takılıp gidiyor.

 İşçiler de memurlar da korkaklaştırılıyor.

 Sendikaların cesur olmasını beklemek boş bir beklenti.

Hem korkaklığın iyi para ettiğini de düşünürsek. Neden cesur olunsun ki.

 Ne demiştim sendikalar da bir hareketlilik var. Çok hareketli bu aralar sendikalar Allah çarşılarına Pazar versin….


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin Ali Vural - 2 ay önce
Köklü sendikalar palazlanmis ve yeni Başka bir sendikaya tahammülü yoktur