MÜZİĞİN MARKA İSMİ; MESUT GİRGİN

Hüseyin Akçar'ın bu haftaki konuğu sanatçı Mesut Girgin...

MÜZİĞİN MARKA İSMİ; MESUT GİRGİN
23 Şubat 2018 Cuma 15:14

Hayatı dolu dolu yaşayan ve yüzü gülen insandan zarar gelmez. Hele bu insan bir de sanatla uğraşıyorsa, hiç düşünmeyin derim sırtınızı rahatlıkla yaslayabilirsiniz. Çünkü üreten ve işini hakkıyla yapan insanın kötü düşünecek, dedikodu yapacak zamanı yoktur. Samimi olup olmadığını size yaklaşımından anlarsınız.

 

İşte yukarıda bahsettiğim özelliklere haiz olan değerli bir sanat insanını bugün sizlerin karşısına getiriyorum. Aslında o her yerde. Bir bakıyorsunuz sosyal sorumluluk projelerinde sahne alıyor. Bir bakıyorsunuz Eskişehir’imizi ve güzel ülkemiz Türkiye’yi yurt dışında temsil ediyor. Onun haricinde sahnelerden inmeyen ve enerjisi ile insanlara ışık saçan bir sanatçı.

 

Oluşturduğu güzel orkestralarla fark yaratmayı bilen ve bir o kadar da mütevazı bir insan; Mesut Girgin.

 

Şehrimizin değerli sanatçısını sizlerle buluşturuyoruz.

Benim için bu şehirde müziğin marka isimlerinden Mesut Girgin.

O zaman keyifli okumalar…

- Mesut Beyciğim, Eskişehirliler sizi yakından tanıyor, biliyor. Biz sizi kendi cümlelerinizle tanımak istiyoruz. Mesut Girgin kimdir?

 

-İnsana kendini anlatması zor geliyor. Baba tarafım Romanya'dan, anne tarafım Kırım 'dan göç etmişler.Eskişehir’ de doğdum.İlk-Orta-Lise-Üniversite eğitimimi Eskişehir’de tamamladım.17 yaşında devlet memuruydum. Kurumumda halkla ilişkiler, basın yayın koordinatörlüğü, protokol, idari işler sorumluluklarım oldu.

Eskişehir’ de yıllardır davet ve organizasyonlarda keyifle sahne alıyorum. Klasik, Flamenko gitar ve perküsyon  çalmaya çalışıyorum.

Çok sevdiğim bir eşim ve 12 yaşında bir de oğlum var.
Ayrıca pek çok dernek ve pek çok sivil toplum kuruluşunda, Sosyal Hizmetler, Çocuk Esirgeme Kurumu, Huzur Evleri, Eskişehir Sakatlar Derneği, Kanserle Yaşam Derneği, Verem Savaş Derneği gibi derneklerimizin etkinliklerinde gönüllü olarak görev almaya devam ediyorum.

 

- Sadece Eskişehir değil bütün Türkiye sesinizi ve yaptığınız projeleri hayranlıkla izliyor. Bu konuda eğitim hayatınızdan biraz bahseder misiniz?

 

- Sevgili Hüseyinciğim “Tiyatro; insanlığın ilk sanatı, hayatın ta kendisi” derler. Avukat kimliğinin yanında senin sanatsal çalışmalarını ve Hukuk Fakültesi bünyesinde senin kurduğun, ödüle doymayan  ‘SuiGeneris’ Tiyatro’yu yakından takip ediyorum. Benimde ilk hayalim tiyatroydu.90’ lı yıllarda Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne bağlı Gençlik Merkezi'nde üç yıl tiyatro oyunlarında yer aldım ve sahne sevdam o zaman başladı. Öğrencilik yıllarımda Anadolu Üniversitesinde kurduğumuz birTiyatro topluluğumuz vardı. Bu alanda A.Ü. Konservatuar sınavlarına girdim; ancak örgün okuma şansım olmadığı için tiyatroya devam edemedim. Askerlik dönemimde ve sonrasında yaklaşık iki yıl İzmir' de profesyonel olarak çeşitli orkestralarla çalıştım. Burada bana çok sayıda yol ve kapılar açıldı. Ancak Eskişehir sevdası ve özlemi ağır bastı ve kentime döndüm. Döndüğünde Eskişehir' inekolü Demirspor Lokomotif Orkestrası'nın solisti ve gitaristi olarak sahne hayatıma başladım. Yıllarca birlikte çok güzel işlere imza attık. Bu özel orkestranın kalbi, 60 yıllık piyanisti merhum Kemal Gürses hocamla çalışmalar yaptım. Bana müzik ve sahne konusunda çok şey kattılar.

 

- Neden müzik? Bir sürü sanat dalı arasında müziği seçmenizin bir anlamı, vardır. Sizden dinleyelim?

 

-Kendimizi sürekli yenilememiz, yüksek motivasyonda tutmamız için hayatımıza anlam katan bir şeyler yapmamız gerektiğine inanıyorum. Ruh için müzik, beden için spor. Müzik benim hayatıma anlam katıyor.Kendimi ve duygularımı müzikle ifade ediyorum.Müzik ruhun gıdasıdır derler ya, benim için gıdanın da çok ötesinde. Müziği oksijen olarak tanımlıyorum kendim için.O yüzden müzik. J

 

- Birden fazla konser verdiniz. Yaptığınız çalışmalarla ilgili biraz bilgi alabilir miyiz?

- 2011 yılında tamamı profesyonel ve uzun yıllar sahne deneyimi olan müzisyen arkadaşlarımla Mesut GİRGİN Süper Sound Orkestrasını kurdum. Seçkin kadromuzla konser, açılış, davet, düğün ve toplantılarda, balo ve özel gösterilerde sahne alıyoruz ve başarılı organizasyonlara birlikte imza atıyoruz. Klasik müzikten Latin Müziğe, Çigan melodilerinden pop müziğin hareketli esintilerine kadar pek çok eserden oluşan ve devamlı artan bir repertuvarımız var. Çalışmadan, emeksiz, çabasız ve zaman harcamadan hiç bir konuda donanımlı olunmuyor.

 

-Yürütmekte olduğunuz projelerinizden bahseder misiniz?

 

-Bilirsin albüm çıkarmak her sanatçının ve müzisyenin düşüdür ve onun için zorlayıcı bir faktördür. Dört şarkılık bir albüm projem var. Ayrıca Eskişehir’ de pek çok müzisyen, solist ve dansçı arkadaşımı kapsayanprofesyonel ışık, ses ve sahne sistemine sahip birKent Orkestrası veMüzik Organizasyon şirketi kurma projelerim var. Ve bu konularda Eskişehirlilere bir sürpriz yapabilirim.

 

-Şehir içinde birden fazla konser verdiniz. Verdiğiniz konserler hep dilden dile konuşuldu. Bunu belki de en iyi yapanlar arasındasınız? Bununla ilgili neler söylersiniz?

 

-Hayatın her alanında tecrübenin çok önemli olduğuna inanıyorum, sadece iyi şarkı söylemek yetmiyor.Sahnede diksiyon, hitabet ve birikim çok önemli. Ve sahne tecrübesinin ve adabının oturabilmesi, bir müzik yorumcusunun yetişebilmesi için 10 yıl gibi bir sürenin geçmesi gerektiğine inanıyorum. Çok fazla emek sarf ederek farklı ve donanımlı olmaya, hep içten ve kaliteli işler yapmaya çalıştım.Geçtiğimiz yıllarda Eskişehir'de yapılan "Kentin Işıkları" anketinde "Yılın En İyi Müzik Yorumcusu” ödülüne layık görüldüğümde hemşerilerim bana bu işien iyi yapanlar arasında olduğumubir kez daha hissettirdi vegurur yaşattı.

-Biraz Beyefendiler Korosundan bahsedelim. Sizin de içinde bulunduğunuz bir oluşum. Nasıl bir araya gelindi, bahseder misiniz?

 

-Eskişehir Büyükşehir Belediyemizin Kadınlar Korosu ve Çocuklar korosu şefi Gönül ONAR, ülkemizde giderek artan kadına şiddet eğilimleri karşısında, kadının toplumdaki saygın yerini vurgulamak, pozitif ayrımcılığa katkı sağlamak, kadını toplumun her kesiminde görünür kılmak düşüncesiyle erkeklerden oluşan bir koro kurmaya girişti ve bizleri2014 yılı Şubat ayında koroya davet etti.Bir ay sonra, 2014 Mart ayında ilk konserimizi verdik. Beyefendiler Korosu kentimize değer katan,farklı kesimden gelen, üstün nitelikli,kentimizin en tanınmış profesyonel ses sanatçıları, çok değerli öğretim üyeleri, profesörler, doktor, mühendis, avukat, iş ve meslek adamları, koro şefleri ve öğrencilerden oluşuyor.KADINLARIMIZA ŞÜKRAN mottosuyla ve AŞK VE KADIN temasıyla pek çok konser verdik. BEYEFENDİLER KOROSU Eskişehir'in kültürel yaşamının ve çağdaş, aydınlık yüzünün değişmez bir parçası oldu. Bunu yaratan Şefimiz Gönül Onar’ ı ve sevgili koro arkadaşlarımı sizin aracılığınızla bir kez daha candan kutluyor, nice başarılı konserlerde bir arada olmayı diliyorum.

-Yurt dışında da birden fazla konser gerçekleştirdiniz, nasıl bir duygu? Yurt dışında yaptığınız projelerden bahseder misiniz?

 

-Yurt dışında yaşayan soydaşlarımızın davetleriyle pek çok festivalde ve organizasyonlarda sahne aldım.Etnomüzikoloji merakım çok fazla.Severek yaptığım araştırma ve çalışmalarla bu konuda zaman içinde oldukça birikim sahibi oldum. Yurt dışından davet eden topluluğa göre hazırladığımız repertuvarlarla,verdiğimiz konserlerde çok beğeni kazandık ve övgüler aldık.Muhacir Dernekleri Federasyonlarının geleneksel gecelerinde, geleneksel Kırım Tatar Çibörek gecelerinde, düğünlerinde ve Tepreş Şenliklerinde yıllarca bu toplulukların müziklerini yorumladım ve yurt dışı davetlerde de şehrimizi ve hemşerilerimizi temsil ettim. Göçmen hemşerilerimce ve Kırım Tatarı soydaşlarımca,şehrimizdeki “Müzik Elçisi” diye anılmak bana mutluluk veriyor.

- Mesut Girgin’i dinlemek isteyenler için neler söylersiniz?

 

- Şu an Eskişehir’ in en güzel parklarından bir olan Kentpark’tasahilin tam karşısında bulunan ADA Restaurantta Cuma ve Cumartesi akşamları sahne alıyorum.Herkesi gönlümüzden geçenşarkıları birlikte söylemeye davet ediyorum.Yaz sezonunda yine Mesut GİRGİN Süper Sound Orkestrası ile düğün&davet organizasyonlarında her yerde sahnede olacağız.

- Müzik sektörünün şu anki durumu ile ilgili olarak neler söylemek istersiniz? Gerçekten hak ettiği değer müziğe veriliyor mu?

 

- Dünya zor bir dönemden geçiyor.Müzik ve eğlence sektörü tüm dünyada olduğu gibi bizde de ülke gündeminden çok etkileniyor. Hem Türkiye’de hem de tüm dünyada müziğin birleştirici, iyileştirici gücüne çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde müzik sektörü maalesef oldukça sıkıntılı günler geçiriyor. Ancak, akıl sağlığımızı korumak için müziğe ihtiyacımız var. 2018 yılı umarım müzik sektörü için güzel bir yıl olur.

 

- Yoğunluğunuz arasında Esgündem26 ailesine zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

 

-Bu şehirde yaşamaktan çok mutluyum. Eskişehirli olmayı çok önemsiyorum. Adımın bu kentle birlikte anılmasından da çok gurur duyuyorum. Çünkü bu kent gerçekten çölde bir vaha gibi, her gün başka bir sanat etkinliği ve ortamıyla bizi besliyor. Sevgili Hüseyin yaşadığımız ana tanıklık etmeye çalışıyoruz. gözlem yapmaya, okumaya, izlemeye çalışan insanlarız. Kendimizle barışığız, hayata dört elle sarılıyoruz. Bence iyi bir oyuncuda, iyi bir müzisyende iyi bir insanda böyle olunuyor. Sohbet çok keyifliydi. Sana, Esgündem26 ekibine, değerli okurlara ve bana desteğini sevgisini her zaman gösteren dinleyicilerime teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarım.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.