BU SİSTEM DARBELERE KAPI ARALAR

Oğan, “Bu kadar yetki beni bile bozar” diyerek anayasa değişikliğinde Cumhurbaşkanına verilen yetkilerin ülkeyi bir çıkmaza sokacağını iddia etti.

BU SİSTEM DARBELERE KAPI ARALAR
25 Mart 2017 Cumartesi 02:13


MHP’den ihraç edilen Sinan Oğan, Odunpazarı Kent Konseyi ile Cumhuriyet ve Demokrasi Gönüllüleri’nin daveti üzerine Eskişehir’de panele katıldı. Alparslan Türkeş'in kızı Çağrı Türkeş ile birlikte Hasan Polatkan Merkezi’nde Eskişehirlilere seslenen Oğan, anayasaların bir uzlaşı metni olduğu ancak 2019 yılı için öngörülen anayasa değişikliğinin bu uzlaşıdan uzak olduğunu söyledi.
Anayasa toplumun şemsiyesidir
Oğan,  anayasa değişikliğinin Meclis’te oylanması sırasında yaşanan kavgaları anımsatarak, “Bugün bir anayasaya ihtiyaç var mı? Anayasa toplumun şemsiyesidir. Dolayısıyla tüm milleti altına alması gerekir. Bu şemsiyenin altında bütün farklılıklar bir kenara bırakılır. Bu nedenle anayasanın bir uzlaşı metni olması için tartışılması gerekir. Üniversiteler tartıştı mı? Hayır. STK’lar tartıştı mı? Hayır. Barolar tartıştı mı? Hayır” ifadelerini kullandı.
AK Partilileri tartışmaya davet etti
Odunpazarı Kent Konseyi aracılığı ile AK Partilileri anayasa değişikliği konusunda ortak bir platformda tartışmaya davet eden Oğan, “Madem bu sistem bu kadar iyi bir sitem. Sizde kendinize güveniyorsunuz. Saygıdeğer Kent Konseyi Başkanı bir dahaki sefere buraya AKP’den birlerini davet edin, burada tartışalım. Madem televizyonlar bize kapalı. Buyurun davet edin. Şurada sizin huzurunuzda tartışalım. Yeni anayasanın ne faydası olacak, ne zararı olacak? Yüreğiniz yetiyor mu? Sayın Burhan Kuzu, Sayın Binali Yıldırım veya içinizde ister koç olsun ister kuzu olsun, kim olursa olsun çıksın karşımıza anayasayı tartışalım” dedi.
Getirilen bu sistem kaosun anası durumunda
Getirilmek istenen sistemin siyasi kaosa neden olacağını ileri süren Oğan, “Madem koalisyonlar falan olmayacak. 7 Haziran’daki gibi bir sonuç çıkarsa şuan Meclis’te 4 siyasi parti var. 7 Haziran’da Meclis’te nasıl bir tablo oluştu? AK Parti yüzde 41 küsur oy aldı, diğer 3 parti çoğunluğu elde etti. 2019’da yine aynı görüntü olur ve 3 partini anlaştığını düşünün Sayın Recep Tayyip Erdoğan başkan seçilsin meclis çoğunluğunu da diğer partiler elde etsin. Kaosu ortadan kaldırmak için getirilen bu sistem kaosun anası durumunda. Parlamenter sistemde krizlerden nasıl çıkacağımız, 140 yıllık deneyimler sonucu bellidir. Ama bu sistemde nasıl krizden çıkacağız? Seçime gittiğinizde aynı sonuç çıktı ne olacak? Her iki ayda bir seçime mi gideceğiz?” diye sordu.
Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmadı
Oğan, “Osmanlıda bir kaide vardı. Padişah astığı astık, kestiği kestik böyle bir şey yok. Kadı’nın işine karışamıyordu padişah. Başkanlığa geçmeden, herkese parmak sallatan bir sistem.  AK Partili kardeşlerimize sesleniyorum. Böyle bir sitemin size de faydası yoktur. İnsanlar için sistem değişmez.  Sultan Süleyman’a kalmayan bu dünya Recep Tayyip Erdoğan’a kalır mı?” diye konuştu. 
Eskişehir’den ‘hayır’ çıkacak
Eskişehir’in referandumda yüzde 70 hayır diyeceğini savunan Oğan, “Konuşmalarımız dalga dalga Türkiye’ye dağılıyor. Bir başörtülü kardeşimiz yıllarca mücadele etti. Ve üniversiteye başörtüsü ile giriyor. Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra başörtüsünden haz etmeyen biri geldi. Dedi ki; birinci Kararname, OHAL. İkinci Kararname, başörtüsünü yasaklıyorum. Kime şikayet edeceksiniz? Hangi fren mekanizması var. Bu sistem freni patlamış kamyon gibidir. Nerde kime çarpacağı belli olmaz” dedi.
Yarın bu sistem darbelere kapı aralar
AK Partili seçmene seslenen Oğan, “Gelirken tabelalar gördüm ‘sıkıyönetimi kaldıracağız.’ OHAL şartları ile referanduma gidip, ‘sıkıyönetimi kaldıracağız’ demek milletin aklıyla alay etmektir. Bu sebeple AK Partili kardeşlerimiz kulağını açsın iyi dinlesin. Bu son virajdır. Bu son virajı iyi değerlendirin. Yarın bu sistem darbelere kapı aralar. Her general bu kadar yetkiyi kullanmak ister. Bu ülke askeri darbeleri görmedi mi? Bu kadar yetkiyi tek adama verirseniz, darbelere kapı açarsınız. AK Partili kardeşlerim iyi düşünün. Seçilecek başkanın keyfine göre bir sistem kuramayız. Bu kadar yetki beni de bozar. Her insan evladını bozacak bir sitem. Türkiye tek adam diktatörlüğünün elinde Afrika ülkesine dönüşür. Bu yüzden bu sitemin bir kuralı olması lazım” diye konuştu.
AK Partililer de ‘hayır’ diyor
AK Partililerin de anayasa değişikliğine ‘hayır’ dediğini savunan Oğan, hükümetin dış politikasını da sert bir dille eleştirdi. Türkiye’nin itibar kaybettiğini söyleyen Oğan,
“Türkiye’nin selam vereceği bir komşusu kalmamıştır. Önümüzdeki yıllar ekonomik krizlere gebe. Bir an önce ‘hayır’ demek ve Türkiye’yi bu seçimden çıkarmak. Ve bir an önce kardeşlik hukukunu hayata geçirmek lazım. Seçim üzerinden bu milleti ikiye bölmek, seçim üzerinden ‘hayır’ diyenlere terörist demek bu ülkenin milli birlik ve beraberliğine vurulmuş en büyük darbedir. Kardeşlik bağlarını, Türk milletinin birlik ve beraberliğini bozan bu söylemlerden derhal vazgeçin” ifadelerini kullandı.
Bu milleti siz çadır devleti mi zannediyorsunuz?
Yeni anayasa teklifinde yer alan ‘Cumhurbaşkanı, bir veya daha fazla cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilecek’ maddesinin sakıncalarından bahseden Oğan, “Cumhurbaşkanın kaç yardımcısı olacak bilmiyoruz. Kim olacak onu da bilmiyoruz. Reza Zarrab’ın yarın Türkiye’ye dönüp başkan yardımcısı olmayacağının bana hukuken garantisini verin. Damadın yarın Cumhurbaşkanı olmayacağın garantisi var mı? Yok. Bu ülke bakanların Reza zarrab’ın önüne yatan bakanları gördü mü? Biz Türkiye’den bahsediyoruz. Bu milleti siz çadır devleti mi zannediyorsunuz” dedi.
O zaman biz niye başkanlığa geçelim?
Başkanlık sistemi ile yönetilen 60 ülkede kişi başına düşen ortalama gelirin 6300 Dolar iken, parlamenter sistem ile yönetilen 80 ülkede kişi başına düşen gelirin 20 bin 600 Dolar olduğuna dikkat çeken Oğan, “O zaman biz niye başkanlığa geçelim. Ekonomik parametreleri, gelişmişlik endeksini ortaya koyup tartışalım. Hangi partide tartışmak istiyorsanız oturalım tartışalım. Dünya Bankası verilerine göre en gelişmiş 35 ülkeyi alt alta sıraladığın zaman sadece 3 ülkenin başkanlık ile yöneltildiğini görüyoruz. Haydi gelin Türk milletine parlamenter sistemin zararlarını anlatın” dedi.
En büyük korkumuz federasyon
“En büyük korkumuz bu ülkenin başkanlık ile birlikte federasyona götürülmesidir” diyen Oğan, “ Kadir Topbaş, ‘İstanbul kocaman şehir. İstanbul’un bazı özel statülerinin olması lazım’ dedi. Bu şu demek ey Diyarbakırlılar, ‘siz merak etmeyin, biz bunu önce İstanbul’da uygulayacağız. Diyarbakırlı da diyecek ki; ‘İstanbul’da özerklik var bizde niye olmasın’. Yol açıyor yol. Biz bu yolu 16 Nisan’da kapatmazsak önce İstanbul’a özel statü verirler. Sonra diğer şehirleri bir araya getirip özerklik verirler. Bu ülkede lazistan vardı, Kürdistan vardı sözleri kime ait? Dün bunları söyleyenin, yarın söylemeyeceğinin garantisi var mı?” dedi. 
Başkanlık hangi sorunu çözecek?
Türkiye’nin birçok sorun ile boğuştuğunu, başkanlık sisteminin bu sorunları nasıl çözüm üreteceğini soran Oğan, “Evet, geçerse terörü bitireceklermiş. Terörü bitirmek için ne istediniz de Meclis’te yetki vermedik. Başkanlık gelince 15 senede hangi kullanamadığınız yetkiyi kullanacaksınız.  Söylesinler söz veriyorum, diğer bütün maddeleri sileceğim, kapı kapı gezip evet için çalışacağım. Ben hazırım evet oyu vermeye. Eğer bunları bana izah etsinler ‘evet’ derim. Başkanlık olduğunda dış politikayı düzelteceksiniz. Başkan olunca öğrencilerin durumu düzelecek mi? Bizim görmediğimiz, bunların gördüğü bir mucizesi mi  var başkanlık sisteminin. Dolar, Euro almış başını gidiyor. İşsizlik oranları ortada. Türkiye’nin şuan dağ gibi sorunları var. Türkiye’de kimse kimsenin etnik kökenine bakmazken 36 etnik köken diye tutturdular” diye konuştu.
Oğan’a teşekkür edildi
Konuşmaların ardından Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru ile Cumhuriyet ve Demokrasi Gönülleri tarafından Oğan’a panele katılımından dolayı çiçek ve plaket takdim edildi.



 
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.