AĞACI KORUYALIM DERKEN ORMANDAN OLMAYALIM

Sivrihisar’ın çorak bir köyünde yaşamış olan bendenize “ağacın kıymetini bilmiyorsun” diyemezseniz zannediyorum. Koyunları yayarken beynimi kaynatan güneş için tek sığınağım küçük, cılız dalları ile belki kendini serinletmekten aciz bir ağaçtı. Altına sığındığım günleri hiç unutmam. Dalların arasından yüzüme gelen ışıklar ile köşe kapmaca oynardım. Yüzümü rahatsız eden ışıktan korunmak için biraz sağa, olmadı olmadı yeniden sola. Sığınaktı… İnsanın dünyadaki en önemli ihtiyacı sığınaktır. Varlığını korumak için sığınak bulamayan her insan, yarım insan olarak hayatını sürdürür. Bu yüzden Odunpazarı Belediyesi’nin Hamam Yolu projesi için duyulan her kaygıya ciddi değer veriyorum. Ağaçların bir tanesinin bile canının yanması benim hatıralarımdaki ilk sığınağıma yapılmış hunharca bir saldırı olarak görürüm. Bu yüzden her türlü kaygının, sorunun Odunpazarı Belediyesi tarafından ciddiye alınmasını sonuna kadar savunurum.  Odunpazar’ı “kesmiyoruz” dese de “ağaçlar artacak” dese de akıllarda hiç kuşku bırakmamak için ciddi mesai harcamalı. Kazım Kurt, sırf bu konu üzerine basın ve sivil toplum kuruluşları ile sık sık bir araya gelmeli, soruları samimi bir şekilde yanıtlamalı.
                Bu noktada bir şerh koyuyorum. Kazım Kurt, Mimarlar Odası’nın sorularını yanıtlamamalı bana kalırsa. Neden mi? Cihan Yıldırım’ın yazdıkları doğru ise ki; bu konu üzerine yalan yazması için o mükemmel zekasına ciddi ihanet etmesi gerekiyor.
Yıldırım’ın yazdıklarına göre Mimarlar Odası Başkanı haberi olduğu halde projeden haberi yokmuş gibi davranarak durumdan vazife çıkarmış, bir açıdan bir sivil toplum kuruluşun yapmaması gereken bir provokasyona şuursuzca dalma girişimi içerisine girmiş izlenimi yarattı. Bundan sonra kurum olarak Mimarlar Odasının, şahıs olarak oda başkanın söylemlerinin kamu vicdanın da çok fazla  karşılığı olacağını düşünmüyorum.
                AK Parti’den gelen soruları da yanıtlamasa olur Kazım Kurt. 3 gündür her gün Mihallıççık Belediyesi ile ilgili olarak sitemizde yayımlanan haberler karşısında “yahu kardeşim bu haber asılsız biz böyle bir şey yapan Belediye Başkanını elbette uyarırız” demeyen, rahatsızlık duyulması gereken haberler karşısında çıt dahi çıkarmayan bir partinin ki; bu partinin iktidar partisi olduğunu hatırlatmama gerek yok zannediyorum. Başka bir belediyeyi eleştirmesi ne kadar doğru olabilir ki. Siyasetin doğal işleyişinde belki bu vardır. Ancak doğruluk konusunda ciddi zafiyet içerisindeler.
                Dediğim gibi sığınak önemlidir. Benim çocukken 3-5 koyunu yayarken, 3 -5 cılız daldan ibaret ilk sığınağım kadar önemlidir demokrasi. Kişinin, kendisini özgürce ifade edebildiği yerlerin olmadığını düşünün, sığınaksız kaldığınızı düşünün. Yaşayamayız, yaşayamazsınız. İyisi mi  şehir olarak ağaçlar kadar önemli varlığımızı, her birimizin küçük sığınaklar sunan demokrasimizi, ülkemizi yakından ilgilendirecek olan yeni anayasa sürecine daha fazla odaklanalım…. Senin belediyen, benim belediyem su götürür bir kavga olabilir ama başka bir ülkemizin olmadığını düşünürsek Anayasa değişikliği konusu koskoca bir orman gibi önümüzde duruyor. Kim bilir belki de kardeşçe….