ODUNPAZARI MECLİSİ'NDE NAZIM HİKMET

Herkes kendi tenindeki ve ruhundaki yangına su arar da, bulur mu bilinmez.

Kimseyle yangın yarıştırmak gibi bir terbisizliğe kaşık çalmak istemiyorum.

Ancak, AK Parti Odunpazarı Meclis Üyesi Murat Özcan, dünkü meclis toplantısında, Nazım'ın meşhur "ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak nasıl çıkar bu karanlıklar aydınlıklara" dizesiyle konuşmasını tamamlayınca, ister istemez insanın aklına geliyor; ne çok yanığımızın olduğu.

Odunpazarı'ndaki işçilerin hakkını savunurken, arada termik santrali ve Gürlife'ın kapanmasınıda savunuyor Özcan.

AK Parti'nin siyaset arenasındaki güncel  ruh hali.

Atak, hoş bir mazi, hep savunmak gerekiyor artık zahar.

Yanmak demiştik.

Konu dağılmasın

Yıl ve mesafe olarak çok uzakta kalan tekel işçilerinin yanığı, yahut Soma'da 301 işçinin yanığı  hâlâ tüter zerre insanlıktan nasibini almışın bağrında.

 Sorguya ne hacet.

Zaman ve mekanı yakınlaştıralım

Reysaş işçilerinin kaderinden haberdar olan var mı?

 Yana yana direndiler yangın söndü mü inanın bilmiyorum.

Türkan Saylan hangi yangının kurbanıdır?

Ne demişti AK Parti'nin ileri gelenleri "kurunun yanında yaşlarda yana bilir"

Akademilerdeki yanıktan söz etmek gerekiyor

Cem hocaların, Kasım hocaların yanığından bir haberseniz, hiç bir yangın sizi aydınlığa taşımaz ağabeyler.

"Termik santral gerekiyor. Çünkü fabrika yüksek akım istiyor" der Murat Özcan.

Fabrikalardaki yangından bihaber olmalı

3 vardiye çalışan fabrika, tek vardiya çalışır oldu.

Kimileri kapanmamanın çarelerini arıyor.

Hülasa yangınımız çok

Alpu Ovası yanacak, buğday, pancar yanacak...

Yanmak ve AK Parti yan yana geldiğinde aklıma Melih Gökçe gelir nedense.

Alnının "akıyla" seçilmiş biri tek bir emir ile koltuktan çekildi iyi mi?

Bir AK Partilide demediki "yapmayın zulümdür, yakmayın bu yangını" diye

"Kendisinin hatırı yoksa seçenlerin hatırı vardır" diye

Gökçek yanığı Nazım yanığına benzemez herhal.

Biri yanar şiir olur, biri yanar yalan olur.

Hem Odunpazarı'nda Nazım Hikmet olmakta hüner değil, Murat Özcan'da

bütün iş yürekte

Çok yandık, çok yakıldık ve de çok yaktık.

 Aydınlanmak için yanmaya, yakmaya gerek yok.

 Yangınları söndürürsek kafidir zannediyorum.