2019 GİDERKEN ESKİŞEHİR’DE CHP

 En usta olanı da, en çömezi de laf siyasete geldiği zaman 2019’u işaret ediyor.

2019 bir zaman dilimi olmanın çok ötesine geçmiş.

En azından siyasi analizlerin genel saptaması bu yönde.

“2019 kaderi belirleyecek” sık sık tekrarlanan, her tekrarlanışında eski cazibesinden bir şey kaybetmeyen derin bir analiz konusu olarak karşımızda duruyor.  

AK Parti içinde, CHP içinde bu böyle.

Hal böyle olunca partiler için 2019’u sırtlayacak bir yapılanma en arzu edilen konu zannediyorum.

Bu yapıya ulaşmayı başaran siyasi organlar, kendilerine biçilen kadere başkaldırma ya da kendi istedikleri kaderi sofraya buyur etme konusunda daha başarılı olacaklar.

Sinan Özkar ile yeniden yoluna devam etme kararı alan CHP, bu zorlu yolda başarılı olabilecek mi?

İşin aslı Sinan Özkar’ın kazandığını öğrendiğim an bu galibiyetin çok ağır bir yükü beraberinde getirdiğini yazmayı planlıyordum.  Ancak, Özkar bu yükün farkında olduğunu belirterek, bu yükü ekip arkadaşları ile aşmak konusunda sözü final konuşmasında dillendirdi.

Yani, yanisi şu; yük ağır ve Özkar bunun farkında.

Kongreden galibiyet ile çıkmaktan çok daha zor bir mücadeleye giriliyor.  

Sinan Özkar, öncelikle kongrenin yorgunluğunu atıp, alttan alta yaşanan küskünlükleri, yeni yönetimle birlikte sağlıklı bir görevlendirmeyi halletmek zorunda.

En nihayetinde 2019 gibi bir dönüm noktası olarak adlandırılan sürece dört elle sarılma…

Dün kongrede alınan galibiyet Özkar ve ekibinin başarısıdır.

2019’da CHP’nin başarısını konuşmak için ise yine Özkar ve ekibine çok iş düşecek.

Her zafer, bir sonraki zafere muhtaçtır işin aslı. Bu yüzden zaferin getireceği yükün farkına varabilme yetisine sahip olan pek çok isim, kurum, kuruluş zaferin getirdiği yükün altında ezilmemek için yenilgilerle mutlu mesut yaşayıp giderler.