GERÇEKTEN VEDA MI?

    Eskişehirspor 52 yıllık tarihinin en duygusal maçını oynadı. 15 gün önce alınan kongre kararı, geçen bu süreçte dedikodulardan öteye geçmeyen hikayeler, şehirdeki ölüm sessizliği ve en önemlisi de varolan durumu kabulleniş; Rizespor maçını veda maçı konumuna getirdi.

         Futbolcuların maçın başındaki 1 dakikalık vurgusu, bu maçı sadece kendilerine destek olan taraftarlar için oynayacaklarının göstergesiydi. Gerçekten çok istemelerine ve ellerinden geleni yapmalarına rağmen galip gelemediler. Skorun öneminden ziyade, yapılan mücadele önemliydi. Seyirciden 90 dakika boyunca aldıkları müthiş desteğin hakkını sonuna kadar verdiler.

         Asıl duygu patlaması maç sonunda yaşandı. Ne futbolcular sahayı terketti ne de taraftarlar tribünleri. Oyuncular formalarını attılar, seyirciler de atkılarını atarak karşılık verdiler. Ortaya çıkan görüntü sadece futbolcu-taraftar bütünleşmesiydi. Birlikte "Asıl olması gerekenler yok" mesajı verdiler.

        Şimdi biz de soruyoruz: Ortaya çıkması gerekenler kimler ve neredeler? Bence bu kişiler şehrin zenginleri ve şahıslar değil, bahsedilen 260 milyon liralık borç çoktan onların da boyunu aşmış durumda. En çok para veren yönetim ve başkanın verdikleri 17 milyon. Yani kulübe şu an acilen 15 tane Sinan Başkan lazım.

Bu da olamayacağına göre, geriye tek bir seçenek kalıyor: Şehri yöneten siyasilerin ES-ES çatısı altında birleşmesi. Sizler çekişmelerinizi 29 Kasım'a kadar rafa kaldırın. Ben, bir araya geldiğinizde mutlak çözüm bulacağınıza inananlardanım. Sonra kozlarınızı paylaşmaya kaldığınız yerden devam edersiniz. Bunu hallettikten sonra da kulübü bu duruma getiren Halil Ünal ve Mesut Hoşcan dönemi didik didik edilsin. Yasal yollarla gereken cezayı almaları sağlansın. Sizler de bir ilke imza atmış, diğer kulüplere de öncülük etmiş olursunuz.
 
          Sessiz kalırsanız ne mi olur? Rize maçındaki veda, gerçek bir vedaya dönüşür. Kulüp sadece küme düşmez, kapanmaya kadar gider. Eskişehirspor'un yaşatılması temennisiyle, hoşçakalın...