AMA-YASA

CB ve hükümet millet iradesiyle seçilecek diyorlar, Ama partili CB’nın millet iradesinin tamamını temsil etmeyeceğini söylemiyorlar.
 
Yargı bağımsız ve tarafsız olacak diyorlar, Ama Yargısal kurum temsilcilerinin siyasallaşmış bir CB tarafından atanacağını, bu yolla hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku olacağını söylemiyorlar.
 
Sıkıyönetim kaldırılıyor diyorlar, Ama tek başına CB’nın OHAL ilan edebileceğini ve ülkeyi ve toplumu OHAL kanunlarıyla yönetebileceğini söylemiyorlar.
 
18 yaşa seçilme hakkı veriyoruz diyorlar, Ama iş ve güvenli bir gelecek bekleyen gençlerimizin işsizlik sorununu 16 yıllık tek başına iktidar dönemlerinde çözemediklerini söylemiyorlar.
 
Seçimler 5 yılda bir yapılacak, zırt-pırt seçim olmayacak ve istikrar gelecek diyorlar, Ama 2007 yılında yine kendileri tarafından seçimlerin 4 yıla düşürüldüğünü söylemiyorlar.
 
TBMM bu düzenlemelerle daha etkin olacak diyorlar, Ama TBMM’nin bakanları denetleme yetkisinin, sözlü soru-gensoru ve meclis soruşturması yetkilerinin kaldırıldığını, meclis araştırmasının ise sadece belirli bir konuda yapılabileceğini, devlet faaliyetleri ilgilendiren konularda genel görüşme yapılamayacağını söylemiyorlar.
 
CB görev süresi 5 yıldır. Bir kimse en fazla iki defa CB seçilebilir diyorlar, Ama CB seçilenin ikinci döneminde Meclisin seçimleri yenileme kararı alması durumunda, üçüncü kez aday olabileceğini söylemiyorlar.
 
CB ve TBMM karşılıklı olarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilecek diyorlar, Ama Meclisin ancak 400 milletvekilinin oyuyla, CB’nın ise tek başına hiçbir gerekçe göstermeden bu kararı alabileceğini söylemiyorlar.
 
CB yüzde 50+1 oyla, yani milletin en az yarısının oyuyla seçilecek diyorlar, Ama seçimin iki turlu olduğunu ve geçerli oyların çoğunlu kavramlarının ne anlama gelebileceğini söylemiyorlar.
 
Bu değişikliklerle CB seçilen kişi görevini tarafsızlıkla yerine getireceğine dair namusu ve şerefi üzerine yemin edecek (bkz. CB yemin metni), Ama bir siyasal partinin genel başkanı olarak siyasallaşmış bir kimsenin nasıl tarafsız kalabileceğini ve Türk milletin birliğini nasıl temsil edebileceğini söylemiyorlar.
 
CB sadece yürütmeyle ilgili CB kararnamesi çıkarabilir, temel haklar-kişi hakları ve ödevleriyle, siyasi haklar ve ödevleri hakkında kararname çıkaramaz diyorlar, Ama CB nın OHAL ilan etme yetkisinin bulunduğunu ve OHAL ilan edildiğinde yukarıda tanımlanan tüm hak ve ödevlerle ilgili kararname ile bunlara uygun yönetmelik çıkarabileceğini söylemiyorlar.
 
CB artık cezai sorumluluk taşıyacak diyorlar, Ama bunun olabilmesi için en az 400 milletvekilinin oyunun gerektiğini söylemiyorlar.
 
CB bir veya birden fazla CB Yardımcısı atayabilir diyorlar, Ama yasada CB yardımcılarının sayısı, görev süreleri ve hangi nitelikteki kimselerden atanacağına dair bir düzenlemenin bulunmadığını söylemiyorlar.
 
CB; CB Yardımcıları ve Bakanları atayacak, bu yolla millet doğrudan yürütmeyi seçecek ve güvenoyunu millet verecek diyorlar, Ama CB yardımcılarının, TBMM’de yemin etmeyeceğini, TBMM ne karşı değil, sadece CB’ na karşı sorumlu olacağını söylemiyorlar.
 
Bu değişimlerle istikrar gelecek, terör-işsizlik bitecek, tüm sorunlar çözülecek ekonomi düzelecek diyorlar, Ama 16 yıldır tek başlarına iktidar olduklarını, yıllardır süren bu sorunları çözme becerisini gösteremediklerini söylemiyorlar.
 
Ama Hükümetin istifa etmesi durumunda, seçimden başka çare kalmayacağını, bu yolla zırt-pırt seçim yapılma ihtimalinin oluşacağını,
CB’nın bağımsız veya başka bir partiden, TBMM çoğunluğun ise farklı parti yapılarından oluşması durumunda yaşanacak krizleri,
CB’nın olmadığı durumlarda, MGK’na CB yardımcısının başkanlık edeceğini, Ancak kanunla kurulabilecek olan kamu tüzel kişiliklerinin, artık CB kararnamesi ile kurulabileceğini,
Birden çok ili içine alan merkezi İdare teşkilatı kurulabileceğini, merkezi idare kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının, kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarının CB kararnamesi ile düzenleneceğini söylemiyorlar.
 
Amalar, amalar, amalar…
 
İçinde bu kadar AMA barındıran bir anayasa değişikliği oylamasına gidilirken,
İktidar partisinin insanların duygularına hitap eden sloganında olduğu gibi, gönül verdiğiniz kişi ya da partiye olan bağlılığınızla;
 “ Tüm Kalbimle EVET” mi diyeceksiniz? 
Yoksa ülkemizin ve yurttaşlar olarak hepimizin geleceğinin belirleneceği bir halkoylamasında aklı öne çıkarıp “ Tüm Aklımla HAYIR” mı diyeceksiniz?
Karar sizin…