“Girişimcilik sadece Eskişehir’in değil Türkiye’nin sorunu”

ESGİAD Başkan Adayı Oğuz Beki: “Biz 3’üncü üniversiteyi istemiyoruz. Çünkü Türkiye’de, 80 ‘in üzerinde üniversite var. Kaliteyi düşürdüğünüz sürece açtığınız üniversitenin hiçbir değeri yok.”




Eskişehir Genç İşadamları Derneği (ESGİAD) Başkan adayı Oğuz Beki,Gözde Çelik’in sorularını yanıtladı. Beki, kent ekonomisini değerlendirdi, neden aday olduğunu ve projelerini açıkladı.
 
“Üyelerden ciddi istifalar, dernekten ayrılmalar başladı ve bir erozyon başladı...”
 
ESGİAD başkanlığına aday olmaya nasıl karar verdiniz?
 
Ben zaten yönetim kurulu üyesiydim.  Kahraman Albay döneminde saymanlık görevi yapıyordum. ESGİAD’ın kapanma sürecinden sonra bir boşluk oluştu, sayman da olmamdan dolayı aktif bir rol aldım. Ankara'ya gittim, çalışmalarda bulundum. Ferhat Alkara'nın başkanlık döneminde saymanlık görevini istemedim, yani Ferhat Bey yönetimini nasıl kurmak istiyorsa öyle kursun istedim.  O dönemde dernekte büyük bir yavaşlama oldu. Frekans sorunu oldu. Açıldığını anlatamadı, üyeye gitmedi, gidemedi.  Üyelerden ciddi istifalar, dernekten ayrılmalar başladı ve bir erozyon başladı. Bununla ilgili ciddi uyarılar yaptım. Rahatsızlık duyulması ve bunu düzeltmemiz lazım şeklinde ama farkındalık çok düşüktü. Derneğin çok küçüldüğünü hissetmiyor insanlar ve bir grup arkadaşımızla görüşerek bu işin böyle gitmeyeceğini konuştuk ve bir mücadeleye başlamamız gerektiğine karar verdik. Yönetim kurulu arkadaşımıza birlikte başkan olarak yola çıkmaya karar verdim.
 
“İçinde bulunduğumuz yönetim kurulu olarak üye ile olan ilişkinin artırılması konusunda biraz zayıf kaldık diyebilirim…”
 
Şu anki mevcut ESGİAD yönetiminde gördüğünüz eksiklikler var mı?
 
Eleştirmek değil ama keşke şunlar daha iyi olsaydı dediğimiz konular var elbette. Mesela üye ile sıkı bir ilişkinin tekrar inşa edilmesi önemli bir konuydu. Çünkü kapatıldıktan sonra insanların kafasında algı negatif yönde oluştu,  ‘‘niye kapatıldılar’’ şeklinde. Çünkü Türkiye önemli bir dönemden geçerken, önemli bir sebepten dolayı kapatıyorsunuz.                    
İnsanlarda zaten STK’lara karşı bir yargı vardı. Bu kapatılmalar, bu yargıyı daha da güçlendirdi ve bizim STK'mızı da etkiledi. İçinde bulunduğumuz yönetim kurulu olarak üye ile olan ilişkinin artırılması konusunda biraz zayıf kaldık diyebilirim. Mali konuyu da yönetmekte zayıf kaldık.  Saymanlığım dönemindeki o sert duruşu sergileyemedim çünkü. Derneğimizi çok ciddi borcu vardı. Bir önceki dönemlerden bizim yönetimimize devredilen 125 bin liralık bir borç vardı, biz bunu 70-80 bin liralara indirdik. ESGİAD ölçeğindeki bir dernek için çok büyük bir borç, aylık geliriniz 12 bin seyrinde iken giderimizde 11 bin seyrindeydi.
 
“Eğer siz dünyanın en iyi ekonomilerinden biri olmak istiyorsanız ekip olarak da ülke olarak da eğitiminizin güçlü olması lazım…”
Peki Oğuz Beki yeni ESGİAD yönetimine ne katacak?
 
Bir farklılık katacağımıza inanıyoruz. Zaten sloganımız, “YENİDEN ESGİAD.’’
Biz ESGİAD’ın yeniden inşasına soyunmuş bir yönetim kurulu adayıyız. Bizim burada hedefimiz, ESGİAD’ın var olan özelliklerini güçlendirmek, zayıf yönlerini de düzeltilecek bir hale getirmeyi sağlamak. Nedir bunlar maliyeyi yeniden gözden geçireceğiz. Mutlaka önemli olan harcamalar dışındaki önemsiz harcamaları hızlı bir şekilde azaltacağız. Üye ile ilişkileri güçlendirerek, üyelerden toplanan aidatı yüksek tutmaya çalışacağız. Çünkü üyelerimiz tepkiden dolayı aidat yatırmıyorlar. Herkes aidatını düzenli ödemiyor.  Bunda tabii Türkiye'deki ekonomik koşullarda etkili olabilir ama yine de dernek aideti zayıf olduğu için aidatı okumakta zorlanıyoruz.  Yeni üye katılımına çok önem vereceğiz, en önemli unsurlardan bir tanesi şu;  derneğin nitelik olarak hızla tekrardan büyümesini sağlamamız gerekiyor.  Bunun yanında ülkenin geleceğini güçlendiren şeyin eğitim olduğuna inanan insanlarız biz. Eğer siz dünyanın en iyi ekonomilerinden biri olmak istiyorsanız ekip olarak da ülke olarak da eğitiminizin güçlü olması lazım.
 
Şu an kaç üyeniz var?
 
122 üyemiz var.
 
“Öğrenciyi burada tutabilmek için yapılması gereken hareket Eskişehir’deki üretim sektörünün kalitesini artırmak…”
 
Eskişehir için “üniversite kenti, öğrenci başkenti” deniyor. ESGİAD başkanlığınızda üniversitelilerin mezun olduktan sonra burada kalmaları için çalışmalarınız olacak mı?
 
ESGİAD ölçeğinde bir derneğin bu konuda etkin rol alma potansiyeli biraz zayıf. Neden zayıf? Çünkü giden öğrencinin, neden gittiğinin iyi araştırılması gerekiyor. Biz bu araştırma konusuna destek verebiliriz, gözlemlerimiz ve tespitlerimiz var nedir bunlar? Eskişehir’in çevresindeki birkaç ile oranla maaş standartlarının düşük olduğunu düşünüyoruz. Burada yetişen kalifiye öğrencinin asgari ücret seviyelerinde tutulması zor. Bu yüzden de kalifiye olan personeli elde tutabilmek ve Eskişehir’e sabitleyebilmek için sizin de maaş bakış açınızı değiştirmeniz gerekiyor. Bu işveren için kolay bir şey değil. Biz her iki tarafı da dengede tutmak durumundayız. Hem personeli burada tutundurmak için duruş sergilemeliyiz, hem de şirketin giderlerini kontrol edebilmek için bir duruş sergilemeliyiz. Bunun için de sizin rekabetçi ve karlı bir iş içinde olmanız lazım. Bizim öğrenciyi burada tutabilmek için yapılması gereken hareket Eskişehir’deki üretim sektörünün kalitesini artırmak. Kaliteyi ve karınızı artırırsanız yanınızdaki personele iyi para verirseniz bu da Eskişehir’e gelen öğrencilere burada çalışma ortamı sağlar.
 
“Girişimcilik sadece Eskişehir’in değil Türkiye’nin sorunu…”
 
Eskişehir’de ticari hayat babadan oğula mı geçiyor, yoksa girişimcilikle mi ayakta kalıyor?
 
Eskişehir'de ticari hayat aile şirketlerinin egemen olduğu bir yer. Doğal olarak yönetici kadrosu ikinci kuşaklar, hatta şu an üçüncü kuşaklar işin içine girmeye başladı. Bunun faydalı olduğu noktalar var, yerelde daha  Eskişehirlilik ön planda. Rekabetçi ve kurumsallaşma sürecinden geri kaldığımız için kalifiye personeli elimizde tutmamızda engel olma durumu da oluşabiliyor. Girişimcilik sadece Eskişehir’in değil Türkiye’nin sorunu.
 
 
“İstihdam sürecini çözebilmek için Türkiye’de alınması gereken tavır, her şirkete iki tane personel almak değil, gençlerin girişimci olabilecekleri bir ticari alan yaratabilmektir…”
 
Projeleriniz var mı?
 
İstihdam sürecini çözebilmek için Türkiye’de alınması gereken tavır, her şirkete iki tane personel almak değil, gençlerin girişimci olabilecekleri bir ticari alan yaratabilmektir. Biz bu konuda ESGİAD’ın üzerine görevler düştüğünü düşünüyoruz. Bizim projemiz girişimci olabilmesi için lise çağındaki gençlerin, özellikle meslek lisesi öğrencilerinin kendilerine bir fabrika iş bulma çabasına kilitlemek yerine ya da bunu kendilerine bir kader gibi görmeleri yerine kendilerine alternatif iş hacmi yaratabilecekleri, kendi iş yerlerini kurabilme konusunda bir eğitimi desteklemeyi planlıyoruz. KOSGEB ve devlet ile finansal konuda destek için hibeler ve krediler ayarlanması konusunda çalışmalar yapacağız. Buna biz ‘EKOFİD’  diyoruz; Ekonomik Finans Desteği. Bu insanların derneğimize üye olması için genel kurul kararı ile iki yıl üye aidatı ve giriş aidatı almamayı planlıyoruz. Amacımız bu gençlerin bizleri örnek alarak işletme sahibi olacaklarına inanmaları.
 
“Biz bir gün araba yaptığımızda dönüp dünyaya baktığımızda ya araba yok ya da arabaları artık insanlar kullanmıyor…”
 
Bunun dışında çok önemli bir diğer projemiz Eskişehir’e bir lise kazandırmak. Biz 3’üncü üniversiteyi istemiyoruz. Çünkü Türkiye’de, 80 ‘in üzerinde üniversite var. Kaliteyi düşürdüğünüz sürece açtığınız üniversitenin hiçbir değeri yok. Zaten çok güzel iki tane üniversite var, bunların kalitesini artırmak birinci derecede daha önemli bir konu. Mezun ediyorsun ama kaliteli değil. Bunu da mezunların KPSS’den aldığı puanların düşük olmasından ortada. Türkiye içinde bulunduğu konjonktürel durum dolayısı ile dünya ekonomi sıralamasının çok gerisinde. Önümüzdeki 10 yıldaki hedeflerinden birisi de Türkiye’yi, dünya sıralamada ilk 10’a koymak gibi büyük bir hayal. Neden hayal? Çünkü siz sanayi devrimini çok geriden takip ediyorsunuz. 1.Sanayi Devrimini Bağımsızlık Savaşı verdiğiniz için kaçırmışsınız. 2. Sanayi Devrimi’nde savaşın içinde yer almadığınız için devrimin dışında kalmışsınız ve bugün ‘Endüstri 4.0’ denen şey dünyada 2000 yılından beri konuşulan bir konu iken siz 2017’de daha yeni yeni bu konuyu konuşmaya başlamışsınız. Siz devlet olarak şimdi araba yapmayı, tank yapmayı, uçak yapmayı planlıyorsunuz. Doğru olabilir, bunları yakalamak gerekir ama şuna inanıyoruz biz bir gün araba yaptığımızda dönüp dünyaya baktığımızda ya araba yok ya da arabaları artık insanlar kullanmıyor. O yüzden de sizin yaptığınız arabanın çok büyük bir karşılığı kalmayacak. Artık dünyada yazılım çok önemli. Biz ESGİAD olarak diyoruz ki; vizyonel olarak yazılıma yatırım yapılması ve bu yazılım sürecinin üniversite bazında değil lise bazında başlatılması gerektiğine inanıyoruz.
 
‘’Yazılım lisesi açma konusunda projemiz var…’’
 
MEB, “Tematik Lise” diye bir kavram yarattı, bu çok önemli. Son 1,5 yıldır bunun üzerinde çalışıyor. Devlet “belli bir alanda uzmanlığı olan insanlar istiyoruz artık” diyor. Aynı mantıkla biz diyoruz ki; devlete bir yazılım lisesi açma konusunda proje sunabiliriz. Yazılımın neden önemli olduğunu devlete anlatabiliriz. Velev ki kabul etmedi. Eskişehir’deki 5 tane işadamının yapması gereken yatırım bu liseyi kendilerinin açması. Çünkü siz buraya öğrencileri mülakatla ve TEOG sınavı ile alacaksınız, mülakatınızı çok sıkı tutarsanız, Türkiye’den çok başarılı öğrencileri buraya toplayabilirsiniz, öğrencilere yüzde yüz burs verirken onlarla şöyle bir sözleşme yapabilirsiniz; “yaptığınız tüm projelerin yüzde 70’i sizin, yüzde 30’u benim.” Bu projeyi 3 yıl içinde Eskişehir’e kazandıracağımıza inanıyoruz.
 
“Biz daha önceden tanışan 10 tane yakın arkadaş değiliz. Bu derneğin üyesi olup, bu derneğin sorunları hakkında ortak noktada buluşup, geleceğini planlama konusunda ortak fikirleri olan insanlarız…”
 
Ekibinizde kimler var?
Şamil Çetin, Onur Özkacar, Ümit Aslandemiryürek, Aysun Karamanoğlu, Serdar Tomris, Ahmet Cansucuoğlu, Mustafa Emin Cırık, Alkan Erdem gibi isimlerin yer aldığı 11 kişiden oluşan yönetimimiz var. Biz daha önceden tanışan 10 tane yakın arkadaş değiliz. Bu derneğin üyesi olup, bu derneğin sorunları hakkında ortak noktada buluşup, geleceğini planlama konusunda ortak fikirleri olan insanlarız. Bizi en çok heyecanlandıran şey bu.  Fikirlerimiz insanları çok heyecanlandırıyor. Bu seçimin keyifli  ve projelerin konuşulduğu bir seçim olmasını, genel kurulun da   herkesin demokratik haklarını kullanabildiği özgür bir sistem içinde olmasını istiyoruz. Yani eski seçimlerde olduğu gibi delege üzerine baskı kurulmasına karşıyız. Delegelerimizin kendilerine güvenerek, adil şekilde oy kullanmasını istiyoruz.  Bu güne kadar üyeler kabalık oluşturma hevesi için kullanılan bir tabandan ibaretti, çoğu hiç ziyaret dahi edilmemiş. Son başkanın ismini dahi birçoğu bilmiyor. Üyelerimize “bu seçimlerde kimsenin iradenizi etkilemesine izin vermeyin” diyoruz.
 
OĞUZ BEKİ KİMDİR?
 
1981 Bursa doğumludur.1993’ten beri Eskişehir’de yaşıyor. Ortaokul, Lise ve Üniversite’yi Eskişehir’de okudu. Ardından 1 yıl Londra’da yaşadı. Londra’dan döndükten sonra sigortacılık sektöründe aktif şekilde rol almaya başladı. Şu an bir sigorta şirketi sahibi olarak Eskişehir’de hizmet veriyor.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Haberler