BAŞARI SADECE CHP'NİN BAŞARISI DEĞİLDİR

CHP Tepebaşı İlçe Başkanlığı Daraltılmış Danışma Kurulu Toplantısında CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Vural Yörük '' referandumdaki başarının sahibi sadece CHP değildir'' dedi.

Danışma Kurulu Toplantısına CHP İl Başkanı Sinan Özkar, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP eski milletvekilleri, eski il başkanları ve CHP üyesi STÖ temsilcileri katıldı. Görüş alışverişinin yapıldığı toplantıda CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Vural Yörük   ' referandumdaki başarının sahibi sadece CHP değildir'' şeklinde konuştu.
Yörük, her ne kadar tırnak içinde söylüyoruz ki resmi rakamlara rağmen yüzde 49 hayır çıkmış gibi görünse de "Evet" verenler dahil, tüm Türkiye, tüm dünya 16 Nisanda "hayır" çıktığını adı gibi biliyor dedi.
 Bu başarının içinde sadece siyasi partiler ya da CHP yoktur
 Başarının içinde Eskişehir’deki bütün siyasi partiler, o siyasi partiye gönül veren seçmenler, sivil toplum örgütleri, bütün yurttaşlarımız vardır. Bu uğurda çalışan herkesin; Hayır Platformu’nu kuran, gönüllü olarak çalışan sivil toplum örgütleri, meslek odaları bu sonucun paydaşıdır.

Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun ifade ettiği gibi Bu referandum bize şunu gösterdi:
Bir; yalnız olmadığımızı gösterdi.
İki; değişik renklerde, değişik seslerde on binlerin demokrasi paydasında buluştuğunu gösterdi. Ülkücüsünden tutun sosyalistine kadar, milliyetçisinden tutun mütedeyyinine kadar, liberalinden tutun komünistine kadar. Demokrasi paydası mükemmel bir şey öğretti bize. Demokrasiyi savunan en az bir yüzde 50 var. Bu olağanüstü bir fırsat penceresi sunuyor bize. Ve düşünün resmi rakamlara göre yüzde 49 her türlü baskıya, her türlü şiddete, her türlü şantaja rağmen ve her türlü imkânsızlığa rağmen sandığa gidip oyunu kullanan en az yüzde 50. Olağanüstü bir rakamdır.
Başka? Farklı renkler, farklı sesler bir araya geldik, demokrasi paydasında buluştuk. Bu paydayı büyütmek zorundayız. Kısır çekişmelere, kısır tartışmalara bu alanı hapsetmemeliyiz.Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu referandum sürecinde hiçbir zaman öne çıkmadık ve çıkmayı da düşünmedik.
Niçin? Çünkü sorun bir ülke sorunu, sorun bir partinin sorunu değil hepimizin ortak sorunu. Olaya böyle baktık. Dilimizi normal, klasik bir seçimdeki dile hapsetmedik. Tam tersine toplumun her kesimini kucaklayan bir dil kullandık.
Herkes düşüncelerini özgürce ifade edebilmeli, can ve mal güvenliği olmalı. Din ve vicdan özgürlüğüne sahip olabilmeli. Gazeteciler özgürce yazabilmeli, çizebilmeli. Biz bunu anlattığımız ölçüde başarıya ulaştık. Gittiğimiz her yerde kapılar açıldı. Bir siyasal kimlikle değil, bir yurtsever bir vatansever kimliğiyle gidip ülkemizin geleceği, çocuklarımızın geleceği için daha güzel bir Türkiye inşa etmeliyiz, demokrasi içinde inşa etmeliyiz bunu anlatmaya çalıştık
Parti İçi Çekişmelerden Uzak, Her Kesimi Ve Herkesi Kucaklayacağız
Biz hemen referandumdan sonra çalışmalarımızı aynen sürdürüyoruz. Önümüzdeki 2 ay içinde “Evet” veya “Hayır” hangi oyu kullanmış olursa olsun gittiğimiz her yere yeniden gideceğiz ve teşekkür edeceğiz.Gerekirse YSK’ya da gidip teşekkür edeceğiz.
Biz ısrarla ve büyük bir kararlılıkla yine toplumun her kesimini kucaklayarak doğruları söylemeye devam edeceğiz ve biz bunları anlatırken direnme hakkımızı, yani bu anayasal değişikliği asla meşruiyet kazandırmayacak söylem ve eylemlerle yolumuza devam edeceğiz.
Her yerde düşüncelerimizi, her ortamda düşüncelerimizi, her eylemde düşüncelerimizi toplumun her kesimine anlatacağız...
İster bir panel olabilir, ister bir yürüyüş olabilir, ister bir miting olabilir, ister bir kahve toplantısı olabilir, ister bir aile toplantısı olabilir. Bunları yaparken parti içi çekişmelerden uzak, her kesimi ve herkesi kucaklayacağız. Biz Türkiye’deki yüzde 50’yi de Eskişehir’deki yüzde 42’yi de kucaklayacağız. Derdimiz, amacımız, gayemiz budur.

Haberler