İki ayrılık hikayesi

Soner Uçak yazdı: Kişilerin yaptıklarına büyük anlam yüklemesi, yapıp ettiğini fazla ciddiye alması en çok kendilerini yıpratıyor. Hele ki yaptıklarından ziyade önemi kendilerinde görmesi…

Eren Ekmen’in İYİ Parti İl Başkanlığı’ndan istifa edişi, Gaye Usluer’in ise Memleket Partisi ile yolları ayırması kamuoyunda çok fazla karşılık bulmadı.

Oysaki, ikisi de ne büyük özveride bulunmuş makam mevki takmadan kendilerini heba etmiştiler.

Öyle ya! Ekmen, partisinin seçim sürecinde zarar görmemesi için istifa etmişti!

Seçime yakın bir zamanda milletvekilliğini açıklaması halinde teşkilatın yerle yeksan olma ihtimali içini sızlatmış, yüreği kaldırmamış, çakmış istifayı…

Genel Başkanını da görmüş üstelik. Daha ne olsun…

Gaye Usluer’in daha büyük kaygılara teslim olduğunu anlıyoruz açıklamasına bakınca.  

Küçük olsun bizim olsun zamanı değil Usluer’e göre.

Böyle zaman dilimleri var, ama şimdi olmaz. Köprüden önce son çıkıştı nitekim.

“Köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek zorundayız” da diyebilirdi. Memleketin geleceği için siyasi kariyerini yakan Gaye hoca, inceliği, nezaketi de elden bırakmıyor anlayacağınız.

Kişilerin yaptıklarına büyük anlam yüklemesi, yapıp ettiğini fazla ciddiye alması en çok kendilerini yıpratıyor. Hele ki yaptıklarından ziyade, önemi kendilerinde görmesi…

Eren Ekmen’in genç yaşta il başkanlığına oturması ciddi ve iddialı bir işti. Siyasete katkı sunacak bir adımdı.

Ancak, kendi döneminde yaşanan onca istifanın, partinin Eskişehir içindeki olumlu algısının her geçen gün erimesinin, bir derinlik kazandırılmayan günü birlik söylemlerin ya da parti içi mücadele de kaybetmişliğinden dem vurmadan “efendim milletvekili adayı olacağım da o yüzden istifa ediyorum” demek , erken yaşlandığının göstergesidir. Yenilemeyecek kadar büyüdüğünün ya da yenilginin farkında olmayacak kadar köreldiğinin…

 Yenilgi dediysem; bir üstesinden gelememe durumu bu kadar.

At ile deve değil yani.

Eren Ekmen başaramadığını biliyor herkes, kendisi de biliyor.

O ise 5-0 yenilen bir takımın bir sonraki maça bakması gibi “bir sonraki adaylığa bakacağız” diyor.

Pek;i 5-0’lık mağlubiyet ne olacak. Yani hiç mi ders çıkarılacak bir tarafı yok bu yenilginin.

Direk halının altına süpürülmesi gereken utanılacak bir yenilgi mi bu?

Gaye Usluer’in ki başka bir fecaat… Hatırlayalım lütfen; sen partililerin oyu ile genel başkanı yenmiş PM’ye girmişsin. Öyle demeyin zordur nitekim.

 Nuray Akçasoy girememişti mesela, Kılıçdaroğlu’nun listesinde olmasına rağmen.

Bu zafer yetmedi Usluer’e. Parti içi demokrasi eksik dedi verdi istifayı. Cesur bir adım…

 Zafere sırtını dönüyor, daha önemlisi kendisini destekleyenlere de…

Köprüden önce ilk çıkıştı belki bilemiyoruz.

Memleket Partisi genel başkan vekili oldu. Küçük bir partinin büyük parçası.

Neden sonra memleket derdi ile dertleniliyor.

Küçük partinin büyük parçası olmanın zamanı olmadığını, fark ediyor.

Ciddi bir öngörü eksikliği mi?

Eksik bir pişmanlık mı bilemiyoruz.

Ancak açıklamasında fazla ciddiyet var.

 Yaptıklarından çok kendisini ciddiyetin merkezine aldığını görüyoruz.

Büyük meseleleri küçültüyor kendisini büyütüyor.

Söyledikleri ile her şeyi açıkladığını düşünüyor belki ama biz “Gaye Usluer ne kadar iyi bir insanmış”tan başka bir şey okumadık.

“Keşke CHP’ye geri dönse” diyenler bile olmuştur. Olmuş mudur?

Olmuştur bana kalırsa…

Haberler