Park açılışında Erdoğan’ın “giderlerse gitsinler” sözlerine tepki

Odunpazarı Belediyesi tarafından pandemide hayatını kaybeden sağlık çalışanları için Vadişehir Mahallesi’ne ‘Sağlık Çalışanlarına Saygı Parkı’ açıldı. Park açılışında konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, "Giderlerse gitsinler’ sözcüğü adeta Türk ulusunun vefakâr, cefakâr, Türk ulusunun ciğerine saplanmış bir sözcük hançeri haline geldi" dedi.

Odunpazarı Belediyesi tarafından pandemide hayatını kaybeden sağlık çalışanları için Vadişehir Mahallesi’ne ‘Sağlık Çalışanlarına Saygı Parkı’ açıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan açılış törenine Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, SES Eş Genel Başkanı Hüsnü Yıldırım, Türk Tabipleri Birliği İkinci Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Öktem, SES Eskişehir Şube Başkanı Birtürk Özkavak, Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nesrin Aksoy Ekici, CHP İl Başkanı Recep Taşel, Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru, belediye meclis üyeleri, sağlık çalışanları ve birçok vatandaş katıldı. Parkla birlikte, parkın içerisinde bulunan ve heykeltıraş Serdar Tekebaşoğlu tarafından yapılan Sağlık Çalışanlarına Saygı Anıtı’nın da açılışı gerçekleştirildi.

“TERK ET DİYENLER TERK ETMELİ”

Hekimlerin, mühendislerin ve bilim insanlarının Türkiye’de kalmasını istediklerini belirten İsmail Kumru, “Kent Konseyleri bir ortak akıl. Pandemi dönemimin o çok ağır şartları içerisinde sağlık çalışanları çalışırken, bizim de aklımıza bir öneri geldi. Sağlık çalışanlarının emeklerini yaşatmak anlamında bir park önerisi getirdik. Kazım Başkanımız ve meclis üyeleri bunu kabul etti. Odunpazarı Belediye Meclisine çok teşekkür ederiz. Türkiye’de beyin göçü rekor seviyede. Hekimlerimizin, mühendislerimizin, bilim insanlarımızın, üniversite öğrencilerimizin ülkemizi terk etmemesi gerektiğini düşünüyoruz. ‘Terk et’ diyenlerin kendilerinin terk etmesi gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

SAĞLIK ÇALIŞANLARI ÖTEKİLEŞTİRİLİYOR

Türkiye’de sağlık çalışanlarının ötekileştirildiğini ve ülkeden kovulmaya çalışıldığını söyleyen Hüsnü Yıldırım, “İlk olarak pandemi sürecinde kaybettiğimiz 553 sağlık çalışanı arkadaşımızı anarak sözlerime başlamak istiyorum. 20 yıldır siyasi iktidardasınız bu ülkede. Sağlıkta dönüşüm programıyla ülkeyi getirdiğiniz noktayı ve sağlık emekçilerinin yaşadıklarına baktığınızda bugün bunun sorumlularını sağlık emekçileri olarak görmek bence çok büyük yanlış. Pandemide sağlık emekçilerinin emeğinin değeri bütün toplum ve dünya tarafından taktir ile karşılaşmışken, siz bugün onları ötekileştiriyorsunuz ve ülkeden kovmaya çalışıyorsunuz. Biz yıllardır halkımıza sunduğumuza sunduğumuz sağlık hizmetini sunmaya devam edeceğiz. Biz hiçbir yere gitmiyoruz. Yıllardır hakkımızı savunuyoruz. Hakkımız olanı almak için halkımızla birlikte mücadele edeceğiz. Gidecek birileri varsa o da sizlersiniz” şeklinde konuştu.

“PANDEMİ KURULLARINA TİCRET ODALARI ALINDI”

“Pandemi kurullarına ticaret odaları alınırken tabip odaları ve Türk Tabipleri Birliği dahil edilmemiştir” diyen Doç. Dr. Ali İhsan Öktem, “Koruyucu sağlık hizmetlerinin ne kadar önemli olduğunu salgının hastanelerde karşılanmasının ölümleri engellemediğini devasa şehir hastanelerinin salgınları önlemediğini anladık. Resmi rakamlara göre vefat sayısı 11 Mart için 93 bin 805 olup, aslında hasta sayısı ve ölüm sayıları resmi rakamların 3 katı kadardır. Yani 250 bin civarında vatandaşımız vefat etmiştir. Sağlık Bakanı pandemiyi günlük twitleriyle yönetmeye çalışmıştır. Bilim kurulu alığı kararlarla gerekli uyarıyı yapmadığı için aynı şekilde sorumludur. Pandemi sürecine meslek örgütleri, sağlık meslek örgütleri dahil edilmemiş, pandemi kurullarına ticaret odaları alınırken tabip odaları ve Türk Tabipleri Birliği dahil edilmemiştir. Her şeye rağmen gerçekleri ve bilimi ifade eden tabip odaları ve Türk Tabipleri Birliği, toplum nezdinde en güvenilir kurumlar arasında yer almıştır. Her türlü baskıya rağmen mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Sağlık çalışanlarının bir yere gitmesini istemediklerine dikkat çeken Kazım Kurt, “12 Mart Türkiye’nin bağımsızlığını simgeleyen İstiklal Marşı’mızın kabul edilişinin yıl dönümü. Ama aynı zamanda 12 Mart, demokrasimizin büyük darbelerinden birinin yıldönümü. Bunları anımsamamız lazım. Türkiye’nin tam bağımsızlığının çok önemli olduğunu bir kez daha gördüğümüz günlerdeyiz. Bağımsızlık için Türkiye’nin tam bağımsızlığı için mücadele edenlerin ölenlerin saygı ile anılması gerektiği bir dönemdeyiz. Dünyanın savaşla iç içe olduğu her türlü savaşı cinayet olarak değerlendiren bir komutanın kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, sonsuza kadar devam edecektir. Bunun altını çizeceğimiz gündür. 100 yıl önce ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz’ diyen bir cumhurbaşkanıyla bugün ‘Giderlerse gitsinler’ diyen bir cumhurbaşkanı arasında kaldığımız bir gündeyiz. Biz hekimlerimizin hiçbir yere gitmesini istemiyoruz. Onlar özellikle pandemi sürecinde bir kez daha görüldü ki sağlık çalışanları olmasaydı sistem çökmüştü. Hani diyor ya, ‘Neyleyim sarayı, köşkü içinde yar olmadıkça.’ O devasa şehir hastanelerinin içinde sağlık çalışanları insan gibi muamele görmedikçe o binalar hiç kimseyi kurtarmıyor.

“GELİYOR GELMEKTE OLAN”

“‘Giderlerse gitsinler’ diyenlerin yerine ‘Gidecek olanlar gidecektir.’ Geliyor gelmekte olan” diyen Başkan Kurt, “Beşli çeteyi zengin etmek için her türlü ihale, her türlü düzen Türk halkının zararınadır. Türk halkı ne zaman ki parasız sağlık, parsız eğitime kavuşur o zaman demokrasi gerçekten oturur. Biz Odunpazarı Belediyesi olarak katılımcı demokrasiyi özümseyen bir anlayışla, sağlık çalışanlarımızın örgütlerinin kent konseyimiz kanalıyla bize önerdiği bu parkı oy birliğiyle meclisimizden geçirmek suretiyle gerçekleştirdik. Sağlık çalışanlarımıza ve ailelerine ve pandemide kaybetmiş olduğumuz 553 sağlık çalışanımızın anısına hediye olsun istiyoruz, ölümsüzleştirelim istiyoruz. ‘Giderlerse gitsinler’ diyenlerin yerine ‘Gidecek olanlar gidecektir’ diyorum. Geliyor gelmekte olan diyorum” dedi.

BAŞKAN BÜYÜKERŞEN "BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİN" SÖZÜNÜ HATIRLATTI

Başkan Kurt’u yapmış oldukları parktan ötürü kutlayan Yılmaz Büyükerşen, “Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve arkadaşlarını uzun yıllar sağlık çalışanlarının gelecek kuşaklara anlatacakları bu parkı yaptıkları için teşekkür ediyorum. ‘Giderlerse gitsinler’ sözcüğü adeta Türk ulusunun vefakâr, cefakâr, Türk ulusunun ciğerine saplanmış bir sözcük hançeri haline geldi Türkiye’de. Bu sözün sahibi kendisini de meşum bir hastalıktan kurtaranların doktorlar olduklarını unutmuş. Ancak o sayede devletin başında duruyor. Mustafa Kemal’in ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz’ sözünün bile ne demek olduğunu, niçin, nasıl ve ne büyük bir adam tarafından bir devlet büyüğü tarafından söylendiğini hatırından çıkarmış. İstediğiniz kadar devletin tek adamı olun, devletin başında padişahlar bile sağlık karşısında ne söylemeleri lazım geldiğini düşündükleri zaman: ‘Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” diye konuştu.

BİR KOMŞUNUZU İKNA EDİN

Herkesin bir komşusunu kötü gidişata dur demeye ikna etmesi gerektiğini söyleyen Recep Taşel, “Uzun süredir Türkiye’nin önemli sorunları var. Bir kriz dönemindeyiz. Demokrasimizde sıkıntılar var, ekonomimiz doğru yönetilmiyor. 2 yıldır devam eden bir pandemi süreci var. 553 sağlık çalışanımızı pandemide kaybettik. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Önümüze gelecek ilk sandıkta ‘Giderlerse gitsinler’ diyenleri göndermek üzere bir çalışma yürütelim. Biz sahadayız. Sizlerden de özellikle bir tane komşunuzu bu kötü gidişe dur demek için ikna edin diyoruz” şeklinde konuştu.

ŞİİR ÖDÜLÜ VERİLDİ

Konuşmaların ardından Odunpazarı Belediyesi ile SES Eskişehir Şubesi’nin ortaklaşa yürüttüğü şiir yarışmasında birinci alan hemşire Murat Kahveci’ye ödülü Kazım Kurt tarafından takdim edildi. Artvin’de çalışan Kahveci’nin şiirleri, Odunpazarı Belediyesi tarafından kitap haline de getirildi. Ayrıca parkın içerisindeki anıtın heykeltıraşı Serdar Tekebaşoğlu’na da Başkan Kurt tarafından plaket verildi.

Haberler