ORTA VE UZUN VADEDE UMUT VAR

Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler sorularımı cevapladı.

Öncelikle “korona” ile başlayalım. 2020 yılına pek iyi girmedik. Son olarak korona ile mücadele ediyoruz. Pek çok insan hayatını yitirdi. Öte yandan ekonomi içinde ciddi sonuçlar yaratacağa benziyor. Siz bu konu da neler söyleyeceksiniz?

Üzücü bir süreç elbette. İnsanların hayatlarını kaybetmesi söz konusu. Umut ediyorum bu süreç en kısa sürede atlatılır. 2019 yılından başlarsak, pek çok süreç atlattık. Kademe kademe ülkemiz üstesinden geldi. 2020 yılına baktığımız ekonomi açısından zaman umut var. FED’in açıkladığı indirimler, enerji piyasasında yaşanan dalgalanmalar bütün olarak değerlendirildiği zaman bir birini tetikleyen unsurlar söz konusu. Artık paraya ulaşmak kolaylaşıyor. Para bolluğu da alım gücünü arttırıyor. Bu genel itibarı ile gelişmekte olan ülkelere baktığımız zaman bazı sıkıntılar yaratabilir. Koronaya baktığımız zaman Çin’de başladı. Bu durum dünyada ki tüm üretim yapan firmaları tekrar düşünmeye itti. Çünkü Çin hem ara mal üretiminde, hem tedarik zincirinde çok önemli bir aktör dünyada. Artık tüm uluslar arası firmalar kendini tekrar gözden geçirmek zorunda kaldı. Dünya firmaları Çin’de ürün yaptırırken kendisine bir B planı düşünmek zorunda. Kısa vadede avantajlı olan ülkeler var. Şuanda ülkemizde alt yapı olarak çok ciddi yan sanayi üreten firmalar var. Çin’in dünya üzerindeki ekonomik yapısı malum. Bundan sonraki süreçte firmalar B planı hayata geçirmek için adım atmak zorunda.  Bizim de bu sürece bu şekilde yaklaşmamız lazım. Şuan itibarı ile Çin’den tedariği yapılamayan pek çok ürün var. Pek çok ülke alternatif aradı. Bu noktada Türkiye kapasitesi olan bir ülke. Bundan 3 ay önce % 60 kapasite ile çalışan firmalar kapasitelerini arttırdı. Böylesi durumda fırsatçılık yapanlarda var. Mesela sağlık sektörü ürünlerini 10-15 kat fazlaya satmaya başlıyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Talepten dolayı karlılığınızı istediğiniz noktaya çekebilirsiniz. Ancak bundan daha ziyade yeni müşteriler bulmaları gerekiyor. Bunu fırsat gibi görerek bir brime sattıklarını 1.5 birime satarlarsa, uzun vadede bir kazancı olmaz. İhracat yapan firmaların tamamı fiyat arttırmak değil, hem ürün yelpazesini genişletmek hem de müşteri portföyünü arttırmaları uzun vadede daha akılcı.Ülkemizin inanılmaz turizm geliri var. Koronanın çok konuşulması bir takım sorunlar yaşatabilir. Alt yapıyı doğru planlarsak, panik yapmadan akılcı bir şekilde bu sorunun üstesinden gelirsek daha az zararla bu süreci atlatabiliriz. Mümkün olduğu kadar panik yapmamak gerekiyor. Temsil ettiğimiz kitle iş insanları. Bu bizi bundan sonraki süreçte daha soğuk kanlı olmaya itiyor. Bana kalırsa herkesin Sağlık Bakanlığı’nın söylediklerini dikkate alması gerekiyor. Yoksa pek çok bilgi kirliliği yaşanıyor. Ama ben sağlık bakanlığının çok iyi bir politika izlediğini düşünüyorum bu noktada.

TÜLOMSAŞ şu sıralar her ne kadar gündemden çıktıysa da son olarak yaşananlar Eskişehir için ve TÜLOMSAŞ için ne anlama geliyor?

Sistematik olarak Sivas, Adapazarı ve Eskişehir tek bir şirket altında toplantı. Yeni bir organizasyon şeması ortaya çıktı. Şimdi bu süreç için çok erken. Biz her gün konuşuyoruz. Hem yetkili mercilerle hem taraflarla. TÜLOMSAŞ bu süreçten nasıl etkilenir? Buna ciddi şekilde kafa yoruyoruz. Bir iş insanı olarak benim baktığım nokta şurası; 126 yıldır Türkiye için bir değerden söz ediyoruz. Öncelikle bizim için çok değerli olan TÜLOMSAŞ’ın ekonomik olarak bu kente değer katması şarttır.TÜLOMSAŞ’ın marka değerini hiç unutmamak lazım. Biz bunları taraflara anlatmak zorundayız. Marka yaratmak en ciddi sorunumuz. Bu nedenle bu markanın önemine haiz olmak gerekiyor. Kabiliyetlerine baktığımız zamanda TÜLOMSAŞ’ın ne olduğu net olarak görünüyor. TÜLOMSAŞ’ın tecrübesi ve bilgisi çok kıymetli bunları kimse yok sayamaz, saymamalı. Bundan sonra genel müdür ataması olacak. Atanacak kişinin bundan sonraki stratejisi izleyip göreceğiz.  Çok fazla bilgi kirliliği var. Ne yapılırsa yapılsın TÜLOMSAŞ’ı yok sayamaz kimse. Baktığım zaman çok ciddi arge ve inovasyonu var. Şehir ve ülke için çok değerli. Böyle bir değerin yok sayılacağına ihtimal vermiyorum. TÜLOMSAŞ’ın daha faydalı hale nasıl gelir? Bu noktada görüşlerimizi bildireceğiz. Stratejiyi belirlerken daha anlaşılır bir şekilde TÜLOMSAŞ’ı taraflara anlatmak zorunluluğumuz var. Kentin aktörleri TÜLOMSAŞ’ı ve misyonunu taraflara anlatmak zorunda. Konuşmak da yeterli değil.

Ülke bir ekonomik dar boğazdan geçiyor mu? Mesela orta sınıf diye bir kavram neredeyse konuşulmuyor. İş dünyası yatırım yapmak konusunda ciddi tedirginler siz ne düşünüyorsunuz?

Bazı dönemlerde olağanüstü haller olabiliyor. Zaman zaman süreçlerin getirdiği problemler oluyor. Para çok ürkektir. Güvenilir zemini tercih eder. Uzağı göremiyorsanız yatırım yapmazsınız. 2020 yılı finansa ulaşmanın kolaylaştığını gösteriyor. Yatırım yapan arkadaşların arttığını görüyoruz. Bugünden yarına yansıması olmayabilir. Ama şuanda bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için avantajlı bir süreç yaşıyoruz. Şuanda herkesi yatırım yapması lazım. Dünyada kartlar yeniden dağıtılıyor. Bölgesel sıkıntılar olabilir ama ekonomiye baktığımız zaman enerji piyasasındaki bu düşüş tüm maliyetlerimizi olumlu yönde etkileyecek. İş yapabilme kabiliyet ve yetenekleri olan arkadaşların başarılı işlere imza atacağını düşünüyorum.

Eskişehirspor’un yükünü Akgören ve ekibine bırakıp kenara çekildik gibi bir görüntü var şuanda şehirde yanılıyor muyum? Ne yapılmalı veya neden bir çözüm üretemiyoruz?

Mustafa bey kardeşimiz ve ekibini kutluyorum. Çok önemli bir görev üstlenmişler Eskişehirspor’un devamı adına ciddi anlam taşıyor yaptıkları. Ama futbol bir endüstri dolayısıyla para gerekiyor. Bugün için yönetim çok zor bir süreçte, geliri yok. Ben Eskişehirspor’a sürekli destek olmaya çalışıyorum. Fakat üstten atıyorsunuz alttan boşalıyor.  Verdiğinizin bir anlamı kalmıyor. Böyle bir borç yapısı ile hareket etmek çok zor. Eskişehirspor’un bulacağı rezervde belli. Bu yüzden Eskişehirspor’u zor günler bekliyor.Çözümü sadece Akgören ve ekibinden bekleyemeyiz. Şehrin bir kısmı da bu sorunu çözemez. Oturup konuşulmalı. Ancak dünyanın, ülkenin ve şehrin içinden geçtiği süreç göz önüne alındığında herkesi bir araya toplamak ve Eskişehirspor üzerine ortak bir şeyler konuşmanın çok güç olduğunu görebiliyoruz. Şuanda Akgören ve ekibine destek olmak ve en kısa süre içerisinde o şehir birlikteliğini hayata geçirmek için çabalamaktan başka yapılabilecek bir çözüm görünmüyor.

Metin Güler bundan sonra ne yapacak siyaset var mı ufukta? ETO başkanlığını sürdürecek mi?

Her dönemde bu soru bana soruluyor. Benim siyasetle işim olmadığını söylüyorum. Siyaset benim bakış açımda hiç olamadı. Hiçbir yere de talip olmadım. İş insanı olarak kendi işlerimizin devamını sağlamak çok önemli. Şimdilik ETO başkanlığını yapıyoruz. ETO başkanlığı devamı konusunda ekibimizle oturur konuşuruz. Ekibiz ne karar veriyorsa o yönde hareket ederiz Ama bunları konuşmak için çok erken.

Haberler