ŞEHRİN ÜZERİNDE BİR KARA BULUT!!!

Avukat Hüseyin Akçar yazdı

Bozkırın ortasında bir vahadır Eskişehir. Parkları, Porsuk’un kenarındaki kafeleri, müzeleri ve Odunpazarı Evleri ile sadece Türkiye’nin değil tüm Dünyanın sayılı şehirleri arasında rahatlıkla sayabiliriz. Bu konuma gelmesinde değerli Hocamız Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in büyük bir emeği var. Gözü gibi bakıyor şehrimize. Şehre, o kadar titizlikle bakıyor ki, kaldırım taşından, parklarda kullanılan demirlere kadar özenle seçiyor. Kısacası bir evi inşa eder gibi estetikle bakıyor Eskişehir’imize. Bu yüzden gururla söylüyorum Şehir Eskişehir’dir diye.

Bu kadar güzel ve hayranlıkla anlatırken, 2017 yılında şehrimizin başına bir kara bulut çöktü. O günden beri o bulutu yerle bir etmek için can hıraç çalışıyoruz. Hepimizin tahmin ettiği şey, Termik Santral.

Kıskanılan şehir haline gelen Eskişehir’imiz ranta kurban edilmek için özenle bir çalışma sergilendi, planlar yapıldı. Bir şehre, insanlığa nasıl kötülük yapılır diye çok düşünüldü. Ve olan oldu.

Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun (ÖYK) 22.09.2017 tarih ve 2017/89 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alınan ve 31.12.2020 tarihine kadar "işletme hakkının verilmesi" yöntemiyle özelleştirilmesine karar verilen Eskişehir’imizin, Alpu ilçesi sınırları içerisinde bulunan kömür rezerv alanı ile ilgili 26.09.2017 tarihli Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) ilanı ile başlayan ihale süreci, kara bulutun ta kendisiydi. Fakat tahmin edilen bir türlü gerçekleşemedi. Bakın süreç nasıl gelişti;

  • Özelleştirme programına alınmasının hemen ardından, Eskişehir İli Tepebaşı ilçesinde bulunan kömür sahaları, santral kurma şartıyla, birim başına en düşük elektrik fiyatını veren istekliye devredilmek üzere ihaleye çıkarıldı. İsteklilere ön yeterlilik ve teklif verebilmeleri için verilen son tarih 26 Ocak 2018 olarak belirlendi.

  • Gerek ihale öncesi gerekse sonrasında 1080 MW’lik kömür santrali kurulmasına yerel unsurlardan ciddi tepkiler yükseldi.

  • Bunlar ne kadar etkili oldu bilinmez ama ihale sürecinin sonraki aşamalarında işler başlangıçtaki hızda ilerlemedi.

  • Son teklif verme tarihine 6 gün kala, yani 20 Ocak 2018’de ön yeterlilik ve teklif verme süresi 7 Mart 2018 tarihine kadar uzatıldı.

  • 7 Mart 2018 tarihi geldiğinde konuya ilişkin gelişmeleri takip edenler ön yeterlilik ve teklif başvuru sahiplerinin kimler olduğunu öğrenmeyi beklerken Resmi Gazete’de yayınlanan yeni bir erteleme kararıyla karşılaştık.

  • Evet, termik santral ihalesinde ön yeterlilik ve teklif için son başvuru tarihi bu defa 26 Nisan 2018 olarak açıklandı. Bu kez, söz konusu tarihe 5 gün kala yeni bir erteleme duyurusu yayınlandı.

  • Artık olası isteklilere 15Ağustos 2018’e kadar yeni bir süre daha tanınmıştı. Fakat yine olmadı. O gün geldiğinde kömürlü termiksantral kurma şartlı ihalenin 17 Ekim 2018 tarihine uzatıldığı açıklandı. İsteklileri öğreneceğiz diye düşünürken yeniden bir erteleme ortaya çıktı.

  • 17 Ekim 2018 tarihine bırakılmış olan ihale, yeni bir kararla 07.02.2019 tarihine uzatılmıştı. Fakat o tarihe gelindiğinde yeniden bir uzatma kararı ile karşılaştık. 27 Haziran 2019 tarihine bir erteleme söz konusu oldu. 27 Haziran 2019 günü geldiğinde ihalenin iptali kararı geldi. Hükümet yetkilileri tarafından bir sene içerisinde bitmesi planlanan proje, Eskişehir’li vatandaşların tek vücut olması sayesinde yol kat edemedi. Bu gidişle edemeyecek gibi.

Yukarıda bahsettiğim bütün ihale tarihlerinde fark ettiyseniz bir ERTELEME ve İPTAL söz konusu. Bu erteleme, ihalelerin ertelenmesine veya iptaline ilişkin. Oysa TERMİK SANTRAL projesinin Enerji Bakanlığı tarafından İPTAL EDİLDİĞİNE /EDİLECEĞİNE dair bir haber daha almadık. Bizim asıl isteğimiz aslında bu; yani projenin tamamen İPTAL EDİLMESİ.

İhalelerin ertelenmesi veya iptal edilmesindeki en önemli etmen ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) olumlu kararının iptaline ilişkin davaların hem  Eskişehir 1. İdare Mahkemesi’nde hem de Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nde devam ediyor olmasıdır. ÇED olumlu kararının iptali, idare hukuku temel prensipleri değerlendirildiğinde mümkün gözükmektedir. Belki de bu sebepten planlamış olan ihaleler bir türlü gerçekleşemiyor. Devamlı ya iptal ya da ertelemeye maruz kalıyor. Bakalım daha ne gibi yeniliklerle karşılacağız. Önümüzdeki süreç bunu çok daha net gösterecek.

ÇED Olumlu Kararının iptaline ilişkin davalar hem  Eskişehir 1. İdare   hem de Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nde görülmeye devam edeceği benziyor.

  • Malumunuz Termik Santralin yapılacağı yer Tarımsal Sit Alanı. Yani korunması gereken bir alan. Bu durumda bu alana çivi dahi çakılması mümkün değil. Bu durum hükümet yetkililerinin önünde bir engel teşkil ediyordu. Bunun için Eskişehir Valiliği Toprak Kuruma Kurulu’nun toplanması sağlanarak, termik santralin yapılacağı alanın tarım dışına çıkarılması gündeme geldi. Bunun üzerine Eskişehir Valiliği Toprak Koruma Kurulu toplandı ve  Alpu Ovası'nda kurulması planlanan kömürlü termik santralin yapılabilmesi için Alpu Ovası'nın tarım dışına çıkarılması konusunda oylama yapıldı. 10 üyeyle yapılan toplantıda 6 'evet', 4 'hayır' oyu verildi; ancak karar yeter sayısı 2/3 olduğu için oylamanın sonucu ret olarak çıkmıştı. Buradan kilitlenen hükümet yetkilileri soluğu oylamaya ilişkin yönetmeliği değiştirmekte buldu. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Toprak Koruma Kurulu'nca yönetmelikte değişiklik yapılarak, kararların salt çoğunlukla alınması hükmü getirildi. Bu karar bütün Eskişehir halkı tarafından hayretle karşılandı. Bir hükümet düşünün ne yapacak ne edecek ve tarım arazisinin olduğu alanı tarım dışına çıkaracak. Hukuka aykırı olan bu yönetmeliğe karşı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birden fazla kurum tarafından yürütmenin durdurulması talepli davalar açıldı. Bunun sonucunda Danıştay 10'uncu Dairesi bu yönetmelik değişikliği hakkında yürütmenin durdurulması kararı verdi. Anlayacağınız buradan da bir şey çıkmadı. Bu fasıl da onlar için dava sonucuna kaldı. Ama onlar yılmadı tabii.

  • Hükümet tarafından atılan hamleler, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Odunpazarı Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, Meslek Odaları, Eskişehir Barosu ve gerekli kurumlar tarafından yerinde değerlendirilmiş ve bütün işlemlere karşı davalar açılmıştır. Bunun üzerine hükümet başka bir kurnazlığı aklına getirmiş olmalı ki; Eskişehir İli Odunpazarı İlçesi Sevinç Mahallesi mevkiinde TKİ Genel Müdürlüğü’ne ait yeraltı kömür ocağında çalışmalar başlamış ve bu bölgenin yüzölçümü dikkate alındığında ÇED’in gerekli olmayacağı ileri sürülmüştür. Bununla ilgili olarak sessiz bir şekilde harekete geçen hükümet yetkilileri hiç kimsenin haberi olmayacağı düşüncesi ile gerekli ilanları hazırlamış ve yayınlamışlardır. Burada yapılmak istenen Eskişehir’deki kurumların ve vatandaşların gardını yere düşürmekti. Fakat; böl – parçala – yönet taktiği gözetilerek küçükten büyüğe ulaşmaya çalışan  hükümet yetkililerin aklına getirmediği bir takım hususlar vardı. O da, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin deneyimli avukatları ve bürokratlarının bu ilanı gözlerinden kaçırmayacağı. Nitekim öyle oldu ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından Sevinç Mahallesindeki kömür rezervlerin çıkarılmasında ÇED’in gerekli olmamasına yönelik idari işleme karşı yürütmenin durdurulması talepli İPTAL davası açıldı. Bu davada yürütmenin durdurulması talebi mahkeme tarafından reddedildi. Fakat mahkeme ÇED gerekli değildir idari işlemini İPTAL etti. Kararı yüksek mahkemeye götüren Valilik, buradan da istediği kararı alamadı ve Danıştay’ın  ilgili dairesi tarafından yerel mahkemenin gerekçesi değiştirilerek karar onandı. Bu süreçte idare temsilcileri, karşılarında ne denli güçlü ve atik bir hukuk ordusunun olduğunu daha iyi gördüler.

Hayallerindeki termik santrali kurmaya bir adım daha uzaklaşırken, hukuka aykırı işlemler yapılmaya devam etmekte. Bir sürü idare mahkemesi ve Danıştay tarafından yürütmenin durdurulması kararları söz konusu iken , son zamanlarda Termik Santralin yapılacağı yerde sondaj çalışmaları yapılmaya başlandı. MTA’nın kömür sondajları neden yapılıyor? Hala daha tarımsal sit alanı içerisinde bulunan alana nasıl müdahale edilebiliyor? Anlaşılan hukuki yollardan bir şey elde edemeyeceğini anlayan hükümet yetkilileri, hiç bir kuralı tanımaksızın kolları sıvamış. Sondaj çalışmalarını anlamış değiliz. Fakat biz Eskişehir’liler emin olun, onu da sizlerin yanına bırakmayacağız. Çünkü biz yaşadığımızın alanın yok olmasına izin vermeyeceğiz.

Sona yaklaşırken; yukarıda başından itibaren bazı hususlar üzerinden termik santral kara bulutunu sizlere özetlemeye çalıştım. Eksik olan hususların olduğunu biliyorum. Süregelen durumlar olduğu için bazı şeyleri yüzeysel geçmek zorunda kaldım. Bu konuda birden fazla kaynaktan faydalandım. Fakat bu süreçte bana engin bilgileri ile yardım eden Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Oğuzhan Özen’e teşekkürü bir borç bilirim. Esgündem26 Ailesine Eskişehir’in yayın hayatına katkı verdikleri için ayrıca teşekkür ediyorum.

Eskişehir’de yaşayan bizlerin bu kara bulutu bir araya gelerek dağıtacağımıza inancımız sonsuz. Yapılan bütün eylemler, yöre halkının isyanları, adaletin er ya da geç tecelli edeceğinin temennisi bizi ayakta tutuyor. Ve haykırıyoruz,

KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ!

Haberler