CIA GİRDİ

Sinan Özkar yazdı...

Yetmişli yıllar çocuğuz, genciz. Yine mi Sivrihisar? Evet Sivrihisar. O yıllarda çocuk ve gençler; tatillerde, sadece yaz tatillerinde değil, hafta sonları da kendi yapabilecekleri işlerde çalışırlardı. Garsonluk,  inşaat,  eşya ve kömür taşımada çalışırdık. Bunu da gururla yapardık. Yaş ondört onbeş olunca babadan para istemek zul gelirdi. Çok zorda kalırsak anamızı elçi yapardık, parayı anamız isterdi bizim için, babamızdan. Değişik bir duruştu. Kendi ayaklarımız üzerinde durma isteği erken uyanırdı, Sivrihisarlı çocuklarda.

Ben de her işi yaptım. Eşya, kömür taşıma ve asıl zanaatım inşaat boyacılığı idi. Hatta o kadar ki, avukatlık ruhsatını aldım, askere gitmeme yirmi gün var; rahmetli ustam Kel Tahir “Çalışacaksan İş Bankası’nın boyama işini alacağım” dedi. Çalışırım dedim. Çalıştık, ustam gururla “Hey be, kimin avukat amelesi var” derdi. Boyalı elbisemle çarşıdan ben de gururla giderdim, yüksünmeden, avukattım, inşaat boyacısı ameleydim.

Neyse fazla kendimden bahsedip sıkmayayım. Bir ben değil hepimiz öyleydik.

Tabii para kazanmak için türlü işler için fikir yürütülürdü. Bizden büyükler, Adana’dan karpuz getirip satmanın karlı bir iş olduğunu gördükleri için, kendi aralarında bir kamyon karpuz parasını toplamışlar, kamyonu veresiye kiralamışlar ve karpuzu pazara indirmişler. Karpuzu, öyle hal teröristlerinden falan değil direk tarladan üreticiden almışlar. Doğrudan da tüketiciye satmışlar. Bir kamyon karpuz bir günde bitmiş. İyi para kazanmışlar. Akşam kahvede paraları üleşecekler ya, altı kişi oturmuşlar. Tabii para çok olunca parayı masanın üzerine atmışlar. Sırayla “Vay be paraya bak” deyip, paraları masanın üzerine sıra ile çarpmışlar.

Tabii sohbet muhabbet, o arada paranın bir kısmı ortadan kaybolmuş. Sağa sola yere bakmışlar para yok. Ağbim uyanıktır: “Kimse kıpırdamasın, herkesi arayacağım en son da siz beni arayacaksınız” demiş. Tabii önceden fark ettiği ve natarasını (Latince “natura”dan Sivrihisar diline Türkçe ses uyumuna göre “natara” olarak girmiştir. İnsanın yaradılış özelliği, huy, karakter anlamına gelir) iyi bildiği için, ilk biriyle başlamış (adı lazım değil) Ararken “huylanıyorum” deyip geri geri kaçarmış. Ağbim ani bir hamle ile elini pantalonunun içine sokmuş ve arkadaşın kıçının arasından parayı çıkarmış.

Arkadaşta bir feveran “Şerefsizim CIA koydu, bu bana CIA’nın tezgahı” Oğlum, demişler “Tamam da; CIA dan her şey beklenir diyelim, CIA kıçının arasına nasıl girdi?”

Sonra ne mi oldu?

Bu kişi yıllarca; “kimine CIA, kimine MİT, kimine dönek, kimine hırsız, kimine şucu bucu örgüt üyesi” şimdi aklıma gelmiyor ama, kime atılabilecek ne çamur varsa attı durdu.

Allah kimseyi suçlu ve suçüstü yakalanmış kişilerle karşılaştırmasın. Kirini kapatmak için; sıçratmayacağı çamur, atamayacağı iftira yoktur. Hep uzak dururum da; aklıma geldi.

Haberler