TİP Genel Başkanı Behice Boran’ın hatıraları çöpten çıktı...

1980 darbesiyle kapatılan Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) son Genel Başkanı Behice Boran’a ait yüzlerce mektup ve fotoğrafı Eskişehirli antikacı Sadık İrk, Yalova eskici pazarından bularak satın aldı.

Sözcü Gazetesi’nden Kemal Atlan’ın haberine göre; Eskişehirli antikacı Sadık İrk, geri dönüşümden kendisine ulaşan ve 1980 yılında kapatılan Türkiye İşçi Partisi son genel Başkanı Behice Boran’ın fotoğraf ve mektuplarının bir kitapta değerlendirilmesini istiyor.

Kazan Tatarı olan ve 1890’larda anne-babası Türkiye’ye göç eden Behice Sadık Boran, 1 Mayıs 1910 tarihinde Bursa‘da doğdu. İlkokulu Bursa’da okumaya başladı ancak Kurtuluş Savaşıdöneminde Yunanlılar Bursa’ya girince, ailesiyle İstanbul‘a göç etti. İstanbul’da Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde eğitimine devam etti. Şimdiki adıyla Robert Kolej olan okulun orta kısmından 1927 yılında mezun oldu. 1931 yılında da lise kısmından birincilikle bitiren ilk Türk kız öğrenci oldu.Mezun olunca Manisa ortaokuluna İngilizce öğretmeni olarak atandı. Amerikan Kız Koleji’ndeki tarih öğretmeni sayesinde Amerikan MichiganÜniversitesinden burs alarak Amerika’ya gitti. Michigan Üniversitesi’nde sosyoloji doktorasını 1939 yılında bitirerek Türkiye’ye döndü.Türkiye’ye döndükten sonra Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi (DTCF) sosyoloji bölümüne doçent olarak atandı. 1941 yılında bir grup arkadaşıyla birlikte ‘Yurt ve Dünya’ ile ‘Adımlar’ dergilerini çıkarmaya başladı, ancak her iki dergi de kapatıldı. 1948 yılında siyasi görüşleri nedeniyle üniversiteden el çektirildi.
 


ADNAN MENDERES HÜKÜMETİNİ KINADI CEZAEVİNE GİRDİ

 

Evli 2 çocuk annesi Behice Boran, 1950 yılında ‘Barışseverler Cemiyeti’ni kurdu ve başkanlığını yaptı. Bu cemiyetten 1950 yılında Adnan Menderes hükümetinin Kore‘ye asker göndermesini kınayan bir bildiri yayımlayınca 15 ay hapis cezası aldı ve cezaevine girdi.1962 yılında (TİP) Türkiye İşçi Partisine üye oldu. 1965 yılındaki genel seçimlerde Şanlıurfa‘dan milletvekili oldu sonrasında da partisinin dış politika sözcüsü oldu. Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’yi temsil etti. 1970 yılındaki parti kurultayında Türkiye İşçi Partisi genel başkanı seçildi.12 Mart 1971 muhtırası ile birlikte tutuklandı ve partisi (TİP) kapatıldı. Behice Boran‘a 15 yıl hapis cezası verildi ancak 1974 yılında ilan edilen genel aftan yararlanarak serbest kaldı.1975 yılında Türkiye İşçi Partisini tekrar kurdu ve genel başkanı seçildi.

7 YIL SÜRGÜN OLARAK YAŞADI

12 Eylül 1980darbesinden sonra kısa süre ev hapsinde tutulan Behice Boran, daha sonra yurtdışına çıktı. 1981 yılında vatandaşlıktan çıkartıldı.Avrupa’da 7 yıl sürgün olarak yaşadı. Mülteci maaşıyla geçinmeye çalıştı. Yurtdışında iken (TKP) Türkiye Komünist Partisi ile TİP‘in birleşme kararı aldıklarını duyurdu ve iki gün sonra da 10 Eylül 1987 tarihinde Brüksel‘de öldü. 77 yaşında hayatını kaybeden Boran’ın cenazesi İstanbul’a getirilerek Zincirlikuyu Mezarlığı‘nda toprağa verildi.


FOTOĞRAFLARI VE MEKTUPLARI ÇÖPTEN ÇIKTI

Akademisyen, siyaset kadını ve sosyolog olan Behice Boran’ın fotoğrafları,ailesine yazdığı mektupları ve TİP merkez komite üyelerine yazmış olduğu mektuplar eskici pazarında satıldı. Eskişehirli 38 yaşındaki antikacı Sadık İrk tarafından Yalova eskici pazarından alınan Boran’ın arşivinde yüzlerce mektup ve fotoğraf yer alıyor. Boran’ın fotoğraflarını eskici pazarında görünce çok şaşırdığını belirten İrk, “Yalova eskici pazarında gezerken Behice Boran’ın mektuplarını ve fotoğraflarını gördüm. Satan kişiye nereden bulduğunu sorduğumda geri dönüşümden aldıklarını söylediler. Mektup ve fotoğrafların Behice Boran’a ait olduğunu biliyorlardı ancak siyasetçi ve TİP Genel Başkanı olduğunu bilmiyorlardı. Mektupların bir kısmı evlenmeden önceki soyadı ‘Sadık’ olarak imzalı. Aldıklarımın içinde çok sayıda fotoğraf, annesine ve eşine yazdığı mektuplar, TİP merkez komite üyelerine yazdığı mektuplar ve cezaevi günlükleri yer alıyor. 1950 yılında cezaevinden annesine ve eşine yazdığı mektuplar bulunuyor. Mektupların hemen hemen tamamında ‘Görülmüştür’ (cezaevinde incelendiğine dair) yazısı ve imzası bulunmaktadır. Cezaevinde tuttuğu günlükler de var. Günlüklerden ilkini Türkçe yazmış, diğerini cezaevinde okumamaları için olabilir Osmanlıca yazmış. Mektup yazışmalarının da bir kısmı Osmanlıca yazılmış. Mektupların içinde 1940 yılında Amerika’ya yazılmış Osmanlıca mektup da bulunuyor” diye konuştu.

KİTAP HALİNE GETİRİLSİN

Fotoğraf ve mektupları bir kitapta değerlendirilmesi gerektiğini belirten antikacı İrk, “benim fotoğraf ve mektuplardan maddi bir beklentim yok. Çöpe gitmesinden kurtardım. Ancak kitap haline getirilerek değerlendirilmesini istiyorum. Birkaç kitabevi ile görüşmelerim var. Bu konuda çalışması olacaklara kapım açık” dedi.

Haberler