“Erdoğan’ın Eylem Planı kadını yine yok sayıyor”

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer AKP iktidarının 100 Günlük Eylem Planı’nı kadın hakları açısından mercek altına aldı.

Planda, kadına yönelik şiddettin önlenmesi, kadın işsizliğinin çözümü, düşük istihdam oranlarının arttırılması, kız çocuklarının eğitime daha çok katılımının sağlanmasına yönelik elle tutulur tek bir maddenin yer almadığına dikkat çeken Çakırözer, “16 yıllık AKP iktidarlarının devamı Tek Parti yönetimi kadına bakış açısını bir kez daha ortaya koymuştur. Kadınları daha çok çaresizliğe iten bu eylem planı ile ne kadına şiddet, ne kadına yönelik cinayetler, ne kadın işsizliği azalmaz. Aksine artarak devam eder. Bu eylem planının uygulanmasıyla kadınlar daha büyük bir şiddet ve işsizlik sarmalına mahkum edilir” dedi.

CHP’li Çakırözer, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminin 100 günlük Eylem Planı’nı kadın hakları ve kadınların ekonomik ve sosyal sorunlar açısından değerlendirerek, eleştirilerinin yanısıra partisinin önerilerini de kamuoyu ile paylaştı.

Eylem planında Türkiye’de kadınları bekleyen sorunlarının çözümüne yönelik hiçbir adımın bulunmadığına dikkat çeken Çakırözer, buna karşılık hükümetin eylem planı diye halka sunduğu planında kadına şiddeti artıracak unsurlar bulunduğunu ve buna ilişkin kaygı duyduğunu belirtti. 100 Günlük Eylem Planında çocuk gelinler sorununu ortadan kaldıracak ‘kız çocuklarının eğitime daha çok katılımı’ ve ‘kadın okuryazarlığının arttırılması’ konularında hiçbir öneri ya da projeye yer verilmediğine dikkat çeken Çakırözer, “Son 10 yılda yaklaşık 500 bin çocuk gelin evlendirilmiş, son 6 yılda ise 18 yaş altında yaklaşık 150 bin kız çocuğu doğum yapmıştır. Bu veriler kız çocuklarının eğitimden uzak kaldığını açıkça ortaya koyarken, bu sorunların ortadan kaldırılmasına ilişkin herhangi bir çözüm önerisinin sunulmaması kız çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği açısından endişe ve hüzün vericidir” dedi.

Şiddet ve işsizlik sarmalı artarak devam edecek

Raporda AKP’nin 16 yıllık AKP döneminde kadına şiddet, kadın işsizliği, cinsel istismar ve çocuk evliliklerine ilişkin rakamsal verileri kamuoyu ile paylaşan Çakırözer, “AKP’nin 16 yıldır uyguladığı politikalar, kadınları güvencesiz, geleceksiz ve neredeyse sosyal haklarını kullanamaz bir hayata mahkûm etti. Kadına yönelik şiddet yüzde 1400 artmış, genç kadın işsizliği yüzde 23 seviyelerine ulaşmış, kadınların istihdama katılımı yüzde 30'larda kalmıştır. Bu acı tablo karşısında, ‘Tek Adam' sisteminin 100 Günlük Eylem Planında kadınların sorunlarına çözümler üretmek yerine, genel geçer ifadelerle sınırlı kalmış, kadınların sorunlarına ilişkin kalıcı çözümlere yer vermemiştir” dedi.

Kadının adı yine yok

Eylem planında yok sayılanların başında toplumun yarısını oluşturan kadınların geldiğine dikkat çeken Çakırözer, “ 16 yıldan sonraki Tek Adam Sisteminin ilk programında da kadını özgür bir birey olarak gören, kadınları güçlendiren bir anlayışın aksine kadın sadece aile içerisinde annelik rolü üzerinden tanımlanmaya devam edilmektedir. Bu anlayışın bir yansıması olarak 2013 yılında önce Kadından ve Aileden Sorumlu Bakanlığın isminden ‘Kadın’ ibaresi atılmış, daha sonra da kadınlara ilişkin politikalar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kapsamına alınmıştır.  Görünen o ki; kadını dışlayan politikalar öncelikle kadınlara özel bir bakanlığın kaldırılarak aile içerisinde tanımlanmasıyla başlamakta ve diğer alanlarda hızla devam etmektedir. Bu anlamda kadını yok sayan bu anlayış, eylem planında da aynen sürmektedir” dedi.

Şiddeti durdurmaya yönelik hiçbir hedef yok

Raporda kadına yönelik şiddet konusunun önemini vurgulayarak,  2018’in ilk 8 ayında 198 kadın öldürüldüğünü belirten Çakırözer, “İlk 6 ayda 32 kadın tecavüze, 102 kadın tacize ve 189 kız çocuğu cinsel istismara uğradı. Kadınların “yaşam hakkı”nı elinden alan bu can yakıcı sorunun çözümüne yönelik eylem planında hiçbir hedefe yer verilmemiş olması vahimdir. Öyle ki; AKP’nin seçim programlarında yer alan şiddet önleme ve izleme merkezleri ve kadın sığınma evleri konusundaki vaatleri bile eylem planında yer almamıştır” ifadelerini kullandı.

Kadınlar çaresizliğe mahkum

Eylem planındaki öncelikli hedefler arasında kadın cinayetlerini önleyecek adım bulunmamasını eleştiren Çakırözer, “Kadın örgütlerinin yıllardır hükümetlerden ısrarla talep ettiği, “cinsel istismar ve kadına şiddet suçlarında kadın ve çocukların beyanlarının esas alınması” ve “kadına şiddet suçlamalarında zanlıların haksız tahrik ve iyi hal indirimlerinden faydalanmasına son verilmesi” gibi düzenlemelerin eylem planında bahsi dahi geçmemesi düşündürücü ve kaygı vericidir” dedi.

Çakırözer’in hazırladığı '100 Gün Eylem Planı ve Kadınlar' raporunda öne çıkan unsurlar şöyle:

Şiddet daha da artabilir

Planda yer alan "İcra müdürlükleri vasıtasıyla gerçekleştirilen ‘çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki’ tesisine yönelik ilamların icra sistemi dışına çıkarılarak ücretsiz bir şekilde gerçekleştirilmesi" düzenlemesi ilk bakışta iyi niyetli bir düzenleme gibi gözükmekte. Ancak çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki tesisi işlemlerinin, icra daireleri yerine ‘özel merkezler’ aracılığıyla yapılması düzenlemesinde, kolluk gücü ve pedagog varlığının ortadan kaldırılması halinde, boşanan kadınlar rahatlıkla kontrolsüz erkek şiddetiyle karşı karşıya kalacak.

Nafaka düzenlemesi mağduriyet doğurur

Eylem planında kadını sosyo ekonomik açıdan zor durumda bırakacak konulardan bir başkası da ‘nafaka’ uygulaması konusunda yapılması düşünülen yeni düzenlemelerdir. Eylem planında yer alan ‘nafaka sistemin adil hale getirilmesi’ hedefi çok büyük belirsizlik taşımaktadır.

Eğitime katılım için adım yok

OECD ülkeleri arasında okul terk oranı en yüksek olan ülke olan Türkiye’de Eğitim-Sen’in verilerine göre kadınların yüzde 71’i lise altı bir düzeyde eğitim alırken, sadece yüzde 17’si lise ve dengi, yüzde 12’si de lise üzeri eğitime erişebilmektedir. Son 10 yılda yaklaşık 500 bin çocuk gelin evlendirilmiş, son 6 yılda ise 18 yaş altında yaklaşık 150 bin kız çocuğu doğum yapmıştır. Bu veriler kız çocuklarının eğitimden uzak kaldığını açıkça ortaya koymaktadır. Tek Adam Yönetiminin 100 Gün Eylem Planına baktığımızda, çocuk gelinler sorununu ortadan kaldıracak ‘kız çocuklarının eğitime daha çok katılımı’ ve ‘kadın okuryazarlığının arttırılması’ konularında hiçbir öneri ya da projeye yer verilmediğini görmek kız çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği açısından endişe ve hüzün vericidir. 

Seçim vaatlerini bile unuttular

Kadınların özgür ve eşit bireyler olabilmesi için istihdama katılabilmeleri ve güvenceli, eşit koşullarda çalışabilmeleri temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Çakırözer, “İstihdamı sadece ‘anne’ olma koşuluna bağlayan AKP anlayışı, Tek Adam yönetiminin Eylem Planında da aynen kendini göstermektedir. Kadın işsizliği ve çözümü konusuna eylem planında yok denecek kadar az yer verilmektedir.  2015 yılı itibarıyla 1 milyon civarında kadın çocuk bakımı gerekçesiyle 112 bin kadın da yaşlı bakamı gerekçesiyle istihdam dışı kalmak zorunda kalmıştır. Çocuklarına bakan kadınların 260 bini kreş hizmetleri pahalı olduğu için işlerinden vazgeçmek zorunda kalmıştır” dedi.

Çakırözer, hazırladığı raporda, “Anne olan kadınların desteklenmesi için nitelikli kreş hizmetinin yaygın bir şekilde sağlanması, kadınların bakım yükünün hafifletilmesine ilişkin düzenlemeler önemli bir ihtiyaçtır.Buna karşılık, 100 Gün Eylem Planında AKP’nin 24 Haziran seçimleri öncesinde meydanlarda dillendirdiği ‘300 organize sanayi bölgesinde kreş açılması’, ‘kadın girişimciliğinin desteklenmesi’ gibi kendi vaatleri bile yer bulamamış gözükmekte.  Kadınların istihdamına destek olacağı söylenen “İş’te Anne” projesi hakkında ise hiçbir detaylı bilgi kamuoyu ile paylaşılmamıştır” ifadelerine yer verdi.

CHP’nin öncelikli politikalarını paylaştı

Sorunlara ilişkin CHP olarak öncelikleri ve çözüm önerilerini de kamuoyu ile paylaşan Çakırözer, “ Ayrı bir Kadın Bakanlığı kurulmalı, Kadınlara yönelik politikalar öncelikli devlet politikası haline getirilmeli, Yasalarımız toplumsal cinsiyet eşitliğine uyum sağlayacak şekilde yeniden gözden geçirilmeli,  Kadınların eşit koşullarda istihdamda yer alabilmeleri sağlanmalı, Kadınlara yüklenen çocuk, hasta, yaşlı, engelli bakımı ve temizlik işleri kadınların görevi olmaktan çıkarılmalı, evde bu işleri üstlenen kadınlar sosyal güvenlik kapsamına alınmalı, Gündüz bakım hizmetleri ve evde bakım hizmetlerinin nitelikleri arttırılmalı ve ücretsiz hale getirilmeli, Kız çocuklarının eğitimi ve eğitimin tüm kademelerine eşit şartlarda katılımı sağlanmalı, Cinsiyet ayrımcılığını içeren konular müfredattan kaldırılmalı, İstanbul Sözleşmesi’nin bir gereği olarak ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ eğitimin tüm kademelerinde zorunlu ders olarak yer almalı, Kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda gerekli ve etkin denetim sağlanmalı, Kadın cinayetleri ve cinsel dokunulmazlığa yönelik suçlarda cezalar ağırlaştırılmalı, haksız tahrik ve iyi hal indirimleri kalkmalı, Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, kadının ve çocuğun beyanı esas alınmalı, Sığınma evleri, kadın danışma merkezleri, cinsel şiddet kriz merkezleri ülke çapında yaygınlaştırılmalı ve nitelikleri arttırılmalı” şeklinde sıraladı.

Haberler