Kazım Kurt: Particilik kan davasına dönüştü

Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt, vatandaşlarla buluşmaya devam ediyor.

Halk buluşmalarında ülke gündeminden, belediye çalışmalarına birçok alanda açıklamalar yapan Başkan Kurt, vatandaşların sorularını da cevaplıyor. 71 Evler’de katıldığı halk buluşmasında sivilleşme ve tek adam yönetimine dair açıklamalarda bulunan Kazım Kurt, demokrasinin ve insan haklarına saygının önemine dikkat çekti.

“KATILIMCI BİR YÖNETİM ANLAYIŞINI BENİMSEDİK”

Odunpazarı Belediyesi’ni sosyal demokrat bir anlayış ile yönettiklerini belirten Kazım Kurt, katılımcı yönetim anlayışını benimsediklerinin altını çizdi. Bu nedenle de kendileri için sivilleşmenin çok önemli olduğunu kaydeden Başkan Kurt, “İnsanların dernekleşmesini önemsiyorum. Vatandaşın kendi sorununa kendisinin sahip çıkmasını destekliyorum. Sorunun çözümünü de en iyi o sorunu yaşayan bilir.

“KENT KONSEYİNİ OLUŞTURAN DERNEKLER, NE YAPACAĞINA KENDİSİ KARAR VERSİN”

Kent konseylerini belediyelerden bağımsız çalışmalar yapması gerektiğini kaydeden Başkan Kurt, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Odunpazarı Kent Konseyi… Biz kent konseyinin işine burnumuzu sokmak istemiyoruz, yani baskıcı bir yönetim değiliz. Kent konseyini oluşturan dernekler, ne yapacağına kendisi karar versin. Ben masrafını karşılamaya hazırım. Kent konseyinin bütün giderlerini biz karşılıyoruz. Yapmak istedikleri etkinliklerin bütün altyapısını biz yapıyoruz. Hiç sorun yok, ama şunu demiyoruz ya sen Nasrettin Hocayla ilgili bir şey yapamazsın. Öyle bir şey demiyoruz, demem. Benim demokrasi anlayışıma sığmaz. Demokrat bir adamım ben herkesle geçinirim. Bana hakaret etmediği sürece sövmediği sürece bana her türlü eleştiriyi yapabilir herkes.  Dinlerim oradan ders çıkarırım. Doğruyu bulmamız lazım, yani buna alışacağız birlikte yaşayacağız.”

“PARTİCİLİK KAN DAVASINA DÖNÜŞTÜ”

Türkiye’de halkların birlikte yaşamayı öğrenemediğini anlatan Kazım Kurt, particiliğin kan davasına döndüğünü vurguladı. “Böyle bir şey yok. Partiye oyunu verirsin ondan sonra kucaklaşırsın, kardeş gibiyiz yani aynı apartmanda yaşıyoruz. Bitişik komşun AKP’li, öteki komşun MHP’li,  öteki komşun CHP’li, başka biri İşçi Partili olabilir. Bu olur, olmalıdır. Yani sen benim gibi düşünmüyorsun o zaman senin cezalanman lazım demek gericiliktir. İki yüz yıl öncede kaldı bunlar. Yani hiç kimse 2018 yılında benim gibi düşünmeyen mahkum olmalıdır diyemez, diyen yanlış yapar.  Ve şu anda Türkiye’ de yapılan yanlışların büyük sebeplerinden biri odur.”

İNSAN HAKLARININ ÖNEMİNE DEĞİNDİ

Avrupa’da insanların demokrasi sayesinde birlikte yaşadığını kaydeden Kazım Kurt, “Biz Genel Başkanla Almanya’ ya gittik. Essen diye bir vilayette. Bir maden müzesine götürdüler bizi. Soma’da ki maden kazasından sonra idi. Soma’da 300 kişi öldü, bizi de gidin görün orayı diye götürdüler. Maden ocağını müze haline getirmişler, kapatmışlar. Çok da anlamlı bir şey olmuş. En son ölümlü kaza ne zaman oldu, diye sordum. 1850’de iki kişi öldü dediler. 1850’de iki kişi ölmüş, 1900’lü yıllarda orayı müze yapmışlar. Yani 100 sene maden ocağında kimse ölmemiş. Şimdi bu insana insan diye bakarsan olur. Almanya’da Türk gidiyor. Camisi var, okulunda Türkçe öğreniyor, canı istediği gibi geleneklerini uyguluyor. Kurbanını kesiyor, hayvanını besliyor. Türkçesi ile geçiniyor, yaşıyor. Aynı adam Türkiye’ye geliyor ya bu komünist, namaz kılmıyor bunu öldürelim diyor. Orada her türlü haktan ve özgürlükten yararlanırken böyle bir davranış içersine girmek doğru değildir. O yüzden insan hakları ve özgürlükler çok önemlidir.” dedi.

Haberler