KAZIM KURT’TAN KONGRE DEĞERLENDİRMESİ

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen CHP Odunpazarı İlçe Kongresi üzerine konuştuk.

“400 delegenin 400’ünü de memnun edemezsiniz”

Başkanım, geçen hafta CHP Odunpazarı İlçe Kongresi gerçekleşti. Kongre biter bitmez tartışmalarda başladı. Yaşanan tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Doğal. Her kongreden sonra olur. Tepebaşı’nda da oldu. Tepebaşı’ndaki kongrede de iki grup vardı, farklı şeyler konuşuldu. Bir, iki gün içerisinde yaşanan tartışmalar sönümlenir. Beklentileri olan, beklentilerini karşılayamayan ya da yönetim kurulu listesinde olanları onaylamayan, beğenmeyen arkadaşlarımız da olabilir. Bu bir ortalamanın üstünde kabulü gerektiren bir iştir. Öyle de olmuştur. Tek tek 400 delegenin 400’nü de, hatta CHP’yi dikkate aldığınız zaman 8 bin Odunpazarı üyesi, 4-5 bin Tepebaşı üyesinin tamamını memnun etme şansınız yoktur. Bunlar kongrede ve kongreden sonra doğal olan tartışmalardır. Çok abartmanın anlamı yok.


 

“Partililerimiz kendi arzularıyla, kendi istekleriyle partilerinin genel kuruluna gelmeliydi”

CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığının salon tercihi de eleştirildi. Salonun doldurulamadığı söylendi. Zaman zaman AK Parti ile kıyaslandı. Tercihte bir yanlışlık var mıydı sizce?

İl ve ilçe örgütü öyle öngörmüş. İl kongresi de orada gerçekleşecek. Tam olarak dolmamış olabilir, ancak bir ilçe kongresine göre oldukça fazla sayıda katılım vardı. 10 bin kişilik salonda kongre yapınca, 10 bin kişi gelecek diye bir şart yok. Partililerimiz kendi arzularıyla, kendi istekleriyle partilerinin genel kuruluna gelmeliydi. Gelmeyeni de zorla getiremezsiniz. Tartışan istediği kadar tartışsın. AKP kongresi bunu kıyaslamanın anlamı yok. Çünkü orada devlet var. Devleti temsil ettirdiler. AKP kongresinde bütün muhtarlar mecburen oradaydı. Ama bizimkinde gönüllü gelenler vardı. AKP kongresinde bütün devlet dairelerinden insanlar oraya yığılmıştı. Bizimkinde öyle bir durum yoktu.


 

“Tüzük ihlal edilmek için yapılmamıştır, kuralları uyulmak için yapılmıştır”

Ferda Kavaklı’nın seçimlere katılamaması ‘Eskişehir’de demokrasi katledildi’ yorumlarına neden oldu. Ferda Kavaklı’nın seçime girememesi için delegeler üzerinde herhangi bir baskı oluştu mu?

Bunlar tamamen uydurma tartışmalardır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir tüzüğü var. Cumhuriyet Halk Partisi’nde yapılan işlerin tamamı bu tüzüğe göre olmalıdır. Bu tüzükte şöyle diyor: “Bir kişinin ilçe başkanı adayı olabilmesi için mevcut delege sayısının yüzde 10’u kadar delegenin onu divan başkanlığına önermesi gerekir.” Bu arkadaşımız, bu sayıya ulaşamamıştır. Bu sayıyı bulmadan aday olmak, bu sayıyı bulmadan başka bir ilçeden buraya transfer olmak ayrı tartışmalar gerektirir. Tüzük çok açık. Bir kişi iki önergede de imza sahibi olamaz. Akın Sallarel’in adaylığı için önerge veren kişi diğer bir adayın adaylığı için önergenin altına imza atamaz.  Divan Başkanlığı böyle bir durum varsa, iki listede de imzası olan delegeleri yanına çağırır ve sorar; ‘Hangisini destekliyorsunuz, ya da hangi imzanızı geçerli sayalım’ diye. O da birini tercih etmek zorundadır. Bu durumda olan bir kişiye divan başkanının bunu sorması, bir baskı olarak kabul edilemez. Baskı olarak değerlendirilemez. Divan Başkanının yasal görevidir.  İki listeye de imza atan delegeler çağrılmıştır, sorulmuştur. Onlarda Akın başkanın listesindeki imzayı tercih etmek gerektiğini söyleyince, diğerinden düşmüştür. Bunu abartacak, ‘giriverseydi, oluverseydi’ denecek bir durum değil. Bu aynı ‘anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz’ demek gibi bir şey olur. Tüzük ihlal edilmek için yapılmamıştır. Tüzük kuralları uyulmak için yapılmıştır.  O nedenle buradaki tartışma doğru bir tartışma değildir.

“Parti içi demokrasi oyuncak değildir, bir ciddiyeti var”

Kazım Kurt’un adayı, Akın Sallarel’di.  Peki sizin bir adaya destek vermeniz, başka bir adayın seçimi kazanma şansını etkilemiyor m? Yani sizin birini işaret etmeniz, Cihan Yıldırım son günlerde çok sık kullandığı için bu ifadeyi tercih ediyorum,  parti içi demokrasiye zayıflatmıyor mu?

Parti içi demokrasi oyuncak değil. Bir ciddiyeti var. Keyfine göre Çanakkale’den biri gelip de, ‘Ben Eskişehir’de il kongresine aday oluvereyim, sizde destekleyin. Bir imza verin, kazanma şansım yok’ diye bir şey olamaz. Tüzüğe yüzde 10 imza şartı, bu tür komiklikleri önlemek için koyulmuştur. ‘Ben aday olayım, aday olunca konuşma yapayım, konuşma yapınca da adayın konuşması sınırlandırılamaz, canımın istediği gibi konuşayım’ gibi bu tür basitlikleri önlemek için ya da kongrenin ciddiyetine zarar vermemek için bu yüzde 10 şartı getirilmiştir. Aday olacak kişi yüzde 10 şartını yerine getirerek, aday olmalıdır.  Getirerek çıkmıyorsa, başka birinden yani Akın Sallarel’i destekleyen delegelerden ‘ne var bana da imza verseniz’ demek gibi bir hak söz konusu değildir.

“Tepebaşı delege listesine de baksın bu arkadaşlarımız”

Kongrede il kongresinde oy kullanacak, il kongre delegeleri de belli oldu. Listede ismini göremeyen partililerden size gelen tepkiler oldu. Liste hazırlanırken ne dikkate alındı?

Bunlar hep konuşulur, söylenir. Tepebaşı delege listesine de baksın bu arkadaşlarımız. Orada da çok farklı bir şey yok. İl kongre delegesini yazanlar, il kongresinde kendilerine avantaj elde etmek için yazarlar. Hiç kimseden de kendisine oy vermeyecek adamı yazmasını bekleyemezsiniz. İl başkanı, ilçe başkanı oturmuş bir liste yapmış. Bana da sordular. Bende önerilerimi söyledim. Burada çıkan listede ‘ben vardım, yoktum’ demenin tartışması olmaz, değerlendirmesi olmaz. Burada bence yine tartışılacak pek bir şey yok. Gayet doğal.



 

Önceki il kongresinde, il kongre delegesi olan isimlere, son hazırlanan listede yer verdiniz mi?

Vermedik çoğuna.

Neden? Bir hayal kırıklığı mı oldu?

Bir hayal kırıklığı oldu tabi ki. Biz daha önce ki kongrede de ‘demokrasi olsun, herkesi kucaklayalım, onure edelim’ dedik ama neredeyse il kongresinde kaybediyorduk.  Aynı hatayı iki kere yapmak doğru değil.


 

“Bugün ki şartlara göre bir ortak aday çıkma ihtimali azaldı”

Peki başkanım, il başkanlığı için bir adayınız var mı?

İl başkan adayımız olacak tabi. İlçe Başkanımız ve diğer arkadaşlarla oturup, konuşuruz, değerlendiririz. Biz hep ortak aday olabilir mi diye baktık ama bugün ki şartlara göre bir ortak aday çıkma ihtimali azaldı. Bizim adayımız Sinan Özkar’dır.

Haberler