Büyükerşen: Meclis Üyelerinden dert yandı, ‘Eğitim Şart’ dedi

Türkiye Kent Konseyleri, Eskişehir’de buluştu. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Kent Konseyi üyelerine yerel seçimler döneminde belediye başkanlığı ve belediye meclis üyesi olmaları için aday olmaları konusunda tavsiyede bulundu.

Büyükerşen: Meclis Üyelerinden dert yandı, ‘Eğitim Şart’ dedi
17 Şubat 2018 Cumartesi 16:05

ESGÜNDEM26.COM/  Türkiye Kent Konseyleri, Eskişehir’de buluştu. Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı sona eren Gaziantep Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Necati Binici görevi Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Nuray Akçasoy’a devretti.  Tasigo Otel’de gerçekleşen devir teslim töreninin ardından ‘Kentleri Yeniden Düşünmek’ konulu oturuma geçildi. Oturuma konuşmacı olarak Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Balıkesir Karesi İlçe Belediye Başkanı Yücel Yılmaz katıldı.

“Hoca daha kalmak istiyor el insaf” demesin kimse

Büyükerşen, oturumda yaptığı konuşmada, ‘2019’daki seçimlerde belediye başkanlığına aday olacak mı’ sorularına sürdürülebilirlilik üzerinden esprili bir dille de göndermede bulundu. Büyükerşen, “Sürdürülebilirlik deniliyor. Sürdürülebilirlikte denice aslında gerek demokrasilerde seçimle gelinen görevlerde gerek tayinle gelinen yerlerde proje sahibi olabilen, proje yaratabilen insanların uzunca süre görevde kalabilmesi lazım ki sürdürülebilir olsun. Yanlış anlaşılmasın, ‘Hoca daha kalmak istiyor, el insaf’ demesin kimse. Öyle bir niyetim de yok” ifadelerini kullandı. 

Eskişehir’deki değişimin ana temelinde ne var?

99’da belediye başkanı olduğunu hatırlatan Büyükerşen, belediye başkanı olmadan önce akademi başkanlığı ve rektörlük gibi uzun süren, uzun sürdüğü için hayal ettiklerini yapabilme şansını yakalayan bir zaman diliminde görev yaptığını söyledi. 80’li yıllarda kurduğu Çevre Araştırma Enstitüsünün yaptığı çalışmalardan bahseden Büyükerşen, şunları kaydetti: “Rektörlüğüm döneminde bakıyorsunuz etrafınızda genç beyinler var. Çevre Araştırmaları Enstitüsü kurdum. O genç insanları orada görevlendirdim. Onlardan;’2000’li yıllarda nasıl bir Eskişehir düşünüyorlar’ bunu araştırmalarını istedim. Bununla ilgili seminer ve konferanslar planladık. Şehrin yöneticileri ile bir araya gelip onlara ışık tutmayı amaçladık. 99’da belediye başkanı oldum. Elimde ‘2000’li yıllarda Eskişehir nasıl olacak’ ile ilgili yapılan araştırmalar var. ‘Bu konuda halk ne düşünüyor’ diyerek ortak akıl sürecini başlattık. Bütün kamu kuru ve kuruluşları, özel kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ile arama konferansları başlattık. Yapılan çalışmalar bilgisayara ortamında toplandı. Ne çıktı biliyor musunuz? Çıkan sonuçlar, bizim akademisyenlerin bilimsel çalışmaları sonucuyla birebir örtüştü. Kolları sıvadık. Bugün Eskişehir’deki değişimin ana temelinde bu yatar. Bugün karşısında olduğumuz insanların yaşadıkları şehirde ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılayabilir duruma getirebiliyorsak, ‘bu şehirde yaşıyorum, başka şehre gitmeyi düşünmüyorum’ diye düşündürebiliyorsak bence belediyecilik geleceğe yönelik hizmetleri yapma yolunda ilerliyordur.”

“Geliyor, söz sahibi oluyor ve şehrin kaderine oyuyla etki ediyor”

Kent Konseyi üyelerine yerel seçimler döneminde belediye başkanlığı ve belediye meclis üyesi olmaları için aday olmaları konusunda tavsiyede bulunan Büyükerşen, siyasetçilere ve hükümeti yönetenlere yerel yönetimler içinde okul ya da akademi kurmaları yönünde öneride bulundu.  Kamu yönetiminde ve yerel yönetimde görev alacakların kurulmasını istediği okul ya da akademilere giderek bilgi sahibi olmalarını isteyen Büyükerşen, “Adam köyden kente göç etmiş, bir partiye üye olmuş. Şansı da yaver gitmiş. Pat diye seçilip belediye meclisine geliyor. Seçilmiş, söz sahibi oluyor. Ne kamu hukukundan, ne de kamu maliyesinden haberi var. Çağdaş şehircilik nedir? Bilmiyorlar. Geliyor, söz sahibi oluyor ve şehrin kaderine oyuyla etki ediyor.  Eğitimden geçmiş bir yerel yönetimler kadrosu olursa ancak yükselebiliriz.   

Başka türlü yükselemeyiz. Debelenip durursunuz.  İçlerinde İstanbul’u görmemiş, köyünü, beldesini, ilçesini ve burayı bilenler var. Böyle şey olmaz. Ben çok yaşadım, yaşamaya da devam ediyorum. Partiler seçim arifesinde aday olacaklar için seminer, kurs düzenliyor. Olmaz. Bu o kadar ucuz bir iş değil. Halkı bilecek, iletişimi bilecek, doğru nedir, yanlış nedir en azından ayırt edebilecek, ne değerlidir ne değersizdir, bunlar hakkında biraz bilgi sahibi olmalı” diye konuştu. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.