banner138

MUCİZEVİ SANAT YOLCULUĞU; HANDE DOKUZLAR

MUCİZEVİ SANAT YOLCULUĞU; HANDE DOKUZLAR
01 Aralık 2017 Cuma 12:23

Herkesin hayatı farklıdır. Bu farklılığı yaratmak da birazcık kişiye bağlıdır. İşte bu haftaki konuğum, meslektaşım, sanatçı dostum ve yıllardır aynı sahneyi paylaştığım Hande Dokuzlar.

Avukat olmak, insanın meseleleri ile hem hal olmaktır. Bunu yaparken de profesyonel bir şekilde yapmak gerekir. Hande Dokuzlar tam da böyle birisi. Hem işini hem de sevdiği sanatı iyi bir şekilde icra ediyor. Müzik ve tiyatro onun için vazgeçilmez, biliyorum. Yıllardır aynı işi yaparken de bunu en iyi anlayan birisiyim. Dostluğu, sevecenliği ve iyi oyunculuğu ile her zaman fark yaratanlar arasında yer aldı.

İşini iyi yapan insanları köşemize taşımaya devam edeceğiz.  Tesadüflerle dolu bir sanat yolculuğu var, Hande Dokuzlar’ın.

Karşınızda mucizevi sanat yoluculuğu ile Hande Dokuzlar…

Handecim, aslında biz seni tanıyoruz. Ancak seni kendi cümlelerinle tanıyabilir miyiz?
 

1991 Ankara doğumluyum. 2010-2014 yıllarında Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudum. Öğrencilik yıllarında çok sevdiğim bu şehirden ayrılmak istemedim. Şuanda da Eskişehir Barosuna bağlı olarak avukatlık mesleğini icra etmekteyim.

Müziği sonra konuşacağız. Önceliğimiz tiyatro. Tiyatro ile tanışman nasıl oldu?
 

Tiyatro, çoğu insanın düşlediği gibi üniversiteye gidince kesinlikle dahil olmam gerek dediğim bir sanat dalıydı. Şans mıdır kader midir bilmiyorum, Hukuk Fakültesinin Sui Generis adında bir tiyatro topluluğu olduğunu öğrendim. Tabi koşa koşa ilk işim kurucusu ile yani Hüseyin Akçar ile tanışmak oldu J 2010 yılında dahil olduğum Sui Generis Tiyatro topluluğu bugün 8 yaşında ve hala birlikte güzel işlere imza atıyoruz.

Tiyatronun senin için anlamı nedir?

Kimse doğuştan her şeyi tam olarak dünyaya gelmez. Sınırlarınızı zorladıkça keşfediyorsunuz kendinizi. Tiyatro ile tanıştıktan sonra sanki yıllardır bunu bekliyormuşum dersiniz ya işte tam öyle bir his bürüdü içimi. Her rolde, her oyunda farklı insanlarla tanıştım, farklı zaman dilimlerine yolculuğa çıktım. Onların sevinçleri, üzüntüleri, haykırışları, kahkahaları ile doldurdum içimi. Kısacası, tiyatroya içimde kuşlar uçuran bir anlam yükledim diyebilirim J

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Sui Generis Tiyatro’da birlikte oyunlar oynuyoruz. Senin için Sui Generis’in anlamı, önemi nedir ?

Sui Generis olmasaydı sanırım şu anda sadece sağlam bir tiyatro izleyicisi olarak kalırdım ve her izlediğim oyunda iç çekmeye devam ederdim. Hayal ettiklerime ulaşmamdaki en güzel en parlak yol. Yıllardır içinde bulunduğum bu güzel topluluğun doğuşunu, emekleyişini, konuştuğunu, yürüyüşünü ve sonunda koştuğunu görmek çok güzel! İleride adını herkesin duyacağına emin olduğum güzellikler barındıran bir ekip, daha ne olsun J

Unutamadığın, oynamaktan zevk duyduğun oyun - rol hangisi?

Ah işte en zor soru J İlk göz ağrısı tabi ki ‘Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım’ oyunundaki rollerim; Cemalifer, Meralifer, Lalifer ve Nilüfer. Ama şimdi hakkını yememek lazım ‘Kahraman Bakkal Süper Markete Karşı ‘ adlı oyunda Bakkal Abla rolü, bana Direkler arası Seyirci Ödüllerinde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü getirdi. Bu nedenle Bakkal Abla  hayatımın unutulmayacak anlarına ismini kazıdı. Yine de her yer aldığım oyun, her rol benim için çok değerli.

Sıra geldi müziğe... Şarkı söylerken nasıl mutlu olduğuna şahit birisi olarak müzik serüveni nasıl başladı ?

 Müzik, hayatıma tiyatro ile harmanlanarak girdi. Bu nedenle de çok şanslıyım. Kahraman Bakkal Süpermarkete karşı adlı oyun müzik ve dansı da barındıran bir komediydi. Bakkal Abla rolünü oynayacak kişinin de solo şarkılar söylemesi gerekliydi. Bu şekilde müzik konusunda da ilk adımımı atmış oldum daha sonra da devamı geldi. Ruhumu arındıran iki güzel sanat bir arada daha ne olsun J Bu aşamada bana sonuna kadar güvenen rolü gözü kapalı veren ve sesimi keşfetmem konusunda desteğini hiç esirgemeyen Sevgili Yönetmenimiz aynı zamanda abim Hakkı Kuş’a sonsuz sevgiler ve saygılar …

Müzik ile ilgili olarak nasıl bir süreç izledin?

Tiyatronun kazandırdığı güzel bir özgüveniniz oluyor. Bu asla ego olarak algılanmasın. İkisi farklı şeyler. Tiyatro sizi gerçekten güzel bir insan yapıyor. Daha duyarlı, daha naif.. Müzik ile ilgisine gelince;  bu durum sadece sesinizin güzel olması ile ilgili değil. Şarkı söylemek bestenin, sözlerin ruhunu yaşamak ile alakalı. Bunu başardığım zamanlarda evet bu şarkının hakkını şimdi verdim diyorum. Aşkı, ayrılığı, acıyı içinde barındıran bir şarkıyı gülümseyerek söyleyemezsin, bu müziğin ruhuna yakışmaz. Bu noktada da işte iyi ki tiyatro var diyorum. Çünkü içimde birbirlerini besleyerek güçleniyorlar. Müzik sürecimde daha yolun başındayım. Şu sıralar Eskişehirli değerli müzisyen arkadaşlarımla güzel bir proje üzerinde çalışıyoruz. Kısa zaman içinde dinleyicilerin beğenisine sunacağız.

Senin için sanatla uğraşmanın anlamı ve önemi nedir?

Hani “Eksik bir şey mi var hayatımda” diye bir şarkı var. İşte öyle içimdeki boşluğu dolduran bir mucize sanat.  Hobi olarak başladı ama zamanla anladım ki hiçbir hobi sizi bu denli siz yapamaz. Bu başka bir boyut, bir çeşit Ütopya!

Zaman ayırdığın için çok teşekkür ediyorum. Seninle birden fazla oyunda karşılık oynadık. Keyifli sahneler geçirdik. Son olarak neler söylemek istersin?

Öncelikle hem meslektaşım hem de yıllardır aynı tiyatro sahnesini paylaştığım arkadaşım ile böyle bir röportaj gerçekleştirmek beni çok mutlu etti. Özellikle benimle her zaman gurur duyan eşime ve anlattığım bu güzelliklerin hayatımda var olmasına sebep olan herkese çok teşekkür ederim.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.