banner79

USLUER: CHP GRUP BAŞKANVEKİLLİĞİNE ADAYIM, ŞANSIM OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

Usluer, Ekim’de yapılması planlanan CHP Grup Başkanvekilliğine aday olduğunu açıklarken, “Hiç kimse birbiri için ‘ben daha iyiyim, o daha kötü” diyemez. Çünkü biz hepimiz seçilmiş CHP’li milletvekilleriyiz. Kuşkusuz herkes bu göreve layık” dedi.

USLUER: CHP GRUP BAŞKANVEKİLLİĞİNE ADAYIM, ŞANSIM OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

CHP Parti Meclis Üyesi ve Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Gaye Usluer, ‘Esgündem26 Haber Masası’na konuk oldu.
 
CHP Grup Başkanvekilliği için ismi geçen adaylardan biri de sizsiniz? Aday mısınız?
 
Evet adayım. Kadına oldukça fazla önem veren, kadına sahip çıkan siyasi bir oluşumuz biz. Hem AKP’de, hem de HDP’de grup başkanvekillerinden bir tanesi kadın. Bizde de bir önceki dönemde bir kadın grup başkanvekilimiz vardı. Arkadaşlardan böyle bir şey geldi. ‘Hocam siz yakışırsınız’ sözlerini çok duydum. Bu yakıştırmalara gruptaki konuşmalarım, kürsü konuşmalarım, akademik kimliğim ve duruşumun katkı sağladığını düşünüyorum.  Herkesin istemesinden ziyade benim istemem de önemliydi. Adaylık konusunu düşündükten sonra aday olmaya karar verdim. Önce bu kararımı Genel Başkanımız ile paylaştım. Genel Başkanın olurunu aldıktan sonra diğer arkadaşlarıma da söyledim.
 
Adaylıkla ilgili çalışmalara başladınız mı?
 
Şuanda yürütülecek bir çalışma yok. Çünkü bütün arkadaşlarımız seçim bölgesinde. Herkes seçim bölgesinde çalışıyor. Ama Meclis kapanmadan önce birçok grupta, farklı dengeler içinde adaylığımı dillendirdim. Şuana kadar olumsuz bir şey çıkmadı. Ama tabi çok sayıda arkadaşımız var aday olan. Hiç kimse birbiri için “ben daha iyiyim, o daha kötü” diyemez. Çünkü biz, hepimiz, seçilmiş CHP’li milletvekilleriz. Kuşkusuz herkes bu göreve layık. Ama bu bir seçim. Seçimin sonucunda milletvekillerinin genel teveccühü ne çıkarsa o olacak.

 
Grup başkanvekilliği için şansınızı nasıl görüyorsunuz?
 
Ben bir göreve aday olurken, öncelikle bu görevi layıkıyla yerine getirip getiremeyeceğimi düşünürüm. Aday olduysam şayet kendimde o potansiyeli görmüşümdür. Yoksa şansımın olmadığı hiçbir işe girmedim şimdiye kadar. Ama hiçbir seçimin sonucunu da yüzde yüz olacağını düşünerek de girmedim. Çünkü adı üzerinde seçim. Ama şansımı iyi görüyorum.
 
CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel’in ismi de grup başkanvekilliği için geçiyor. Bir ilden iki kişinin aday olması sıkıntı yaratır mı? Cemal Bey ile aranız da bir rekabet oluştu mu?
 
Rekabet var. Ama kardeşlikte var. Biz aynı şehirde siyaset yapıyoruz. Cemal Bey’in aday olduğunu, ben adaylığımı açıkladıktan sonra duydum. Çünkü gelip bana ‘ ben adayım’ demedi. Sonrasında duydum. Ama bir şehirden üç adayda olabilir. Utku Bey’de aday olabilir. Bunun bir sakıncası yok. Sonuçta bu, kişilerin iradeleri ile karar verdikleri bir şey. Eskişehir’den grup başkanvekili ben de çıksam, Cemal de çıksa bu beni sevindirir. Rakip olmamız, birbirimizin omuzuna basmak, çelme takmak anlamına gelmez. Sonuçta bu şehirde Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir grup başkanvekili olması hepimiz için onur verici olur. Ben de olsam, Cemal de olsa fark etmez.

 
Grup başkanvekilliği seçimleri ne zaman olacak? Nasıl bir süreç işliyor?
 
Bunlar iki yıllık görevler. Aynı anda meclis idare amiri, meclis başkanvekili, üç grup başkanvekili ve dört katip üye seçimi yapılacak. İki yıllık görev olduğu içinde aslında 1 Kasım’da seçildiler. 1 Kasım’a kadar olan bir süre var. Ekim ayının ilk haftası, ikinci haftası içerisinde seçimler olur. Kasım’da görev değişimi yapılacak.
 
2019’da çetin bir seçim süreci yaşanacak. CHP kongre sürecine girdi. Kongrelerden çıkacak ekipler, partiyi 2019 seçimlerine taşıyacak. 2019 gibi kritik bir seçimin  çalışmalarını yapacak bir ekip oluşturulabilecek mi?
 
Oluşturulmalı. Oluşturulabilmesi bizlerin, hepimizin sağduyusuna bağlı. Parti içi rekabeti, en iyiyi bulmak yönünde yapmamız lazım. İl, ilçe başkanlıklarının seçimiyle ilgili süreç 26 Ağustos’ta başlayacak. Bu süreç normal olarak işlerse Ocak 2018’de Parti Kurultayı, Parti Meclisi ve Genel Başkan seçimi yapılacak. Belki bir tüzük değişikliği içine ilave olacak. Tabi burada tüm kadroları Türkiye dikkatle izliyor ve bekliyor bence. Çünkü toplumsal cesaret  adalet yürüyüşü ile arttı. Onun için de Cumhuriyet Halk Partisi’nden herkesin beklentisi çok yüksek.  CHP’nin iktidar partisinden en önemli farkı bizim delegelerimiz, kurultay delegelerimiz, genel başkan adayımız, PM üyelerimiz tek liste olmaz. Genel başkanın bir anahtarı varmış gibi lanse edilir ama herkes aday olabilir. Burada baskı yoktur. Delege baskısı yoktur, il örgütlerine baskı yoktur. Herkes özgür. AKP’den en önemli farkımız budur. AKP’de bir kurultay yapıyor ama tek aday, tek MKYK listesiyle. Bu bir seçim değil, bir dayatmadır. Biz tartışmalıyız. Bizi 2019 seçimlerine götürecek en iyi kadroları oluşturmak zorundayız. Çünkü toplumun bizden beklentisi çok yüksek. Ayrıca ülkenin geleceği ile ilgili de CHP olarak ciddi sorumluluklarımız mevcut.
 
Şuanda yapılan tartışmalardan en iyi kadrolar çıkar mı sizce?
Kişisel düşüncemi paylaşayım. Bu süreçlerde her bir üyenin söz hakkı vardır. ‘Milletvekilleri karışmasın, belediye başkanları karışmasın’ diye bir şey olamaz. Bu partiye üye olan herkes karışmalı ama bizlerin rolü bileştirmek olmalı. Milletvekillerinin, belediye başkanlarının birleştirmek, güçlendirmek, daha iyi yapmak gibi bir görevi olmalı. Hizipçilik olmamalı.  Hepimizin buna dikkat göstereceğini, göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Türkiye o kadar sancılı bir dönemden geçiyor ki. O kadar sancının içinde “ben” sözcüğünü kullanmak lüks kaçar. Kendimden örnek verecek olursam, ‘Ben 2019’da mutlaka milletvekili olmalıyım, bunun için de ne gerekiyorsa yapacağım’ hesabını yapmamalıyım. Ben, “2019’da CHP mutlaka iktidar olmalı”nın hesabını yapmalım. Benim milletvekili olmamam çok şeyi değiştirmez. Ama CHP’nin iktidar olmaması Türkiye’de hepimizin çocuklarını etkileyecek önemli bir sonuçtur. Tüm partililer de bu gözle bakmalı. En iyilerle, en iyi kadrolarla ama hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiç kimseyi daha değersiz, daha az önemli noktaya getirmeden bir birleştirici gücün olması gerektiğine inanıyorum. Bunlar istekler. Bundan sonraki süreci el birliği ile doğru yönetmemiz gerekiyor.
 
 
Adalet Yürüyüşü amacına ulaştı mı?
 
Pek çok şeyi oldukça barışçı şekilde dile getiren bir eylemdi. İktidar partisinin, Adalet Yürüyüşünden ders alması gerekiyordu. Ama böyle bir ders çıkarmadıklarını görüyoruz. AKP, artık zirveden burnunu aşağı doğru döndü. Ülke içi ve dışı ilişkilerinin bu kadar bozulduğu bir dönem yok. AKP’nin toplumsal güveni kendi kitlesinde bile yitirdiği bir süreç yaşarken, Adalet Yürüyüşü çok önemliydi. Yürüyüş boyunca pek çok üzgün vatandaş gördük. Ülkenin ağladığını Adalet Yürüyüşünde gördük. AKP şimdi meclis iç tüzüğünü de değiştirdi. Meclisin sesini kısmak için elinden geleni yapıyor. Bu gözle bakıldığında Adalet Yürüyüşü topluma gerekli olan umudu verdi ama iktidar gerekli dersi almadı.  Tükenen iktidarlar baskıyı artırarak kendisine alan yaratmaya çalışır. Bundan sonraki süreç bizim için zor görünüyor olsa bile aslında AKP için çok daha zor olacak.
 
Yılmaz Hoca’ya yapılan saldırıda şehir dışındaydınız, duyduğunuzda ne hissettiniz?
Beni arayıp olayı anlattıkları zaman dondum kaldım. Biz Eskişehir’de böyle çirkin olaylara alışkın değiliz. Bizler bu şehirde doğduk, büyüdük. Bu şehirde kimse korkarak gezmedi bu zamana kadar. Bu şehirde koruma ile gezmeye yanlış olarak bakıyordum. Yaşanan bu olay Eskişehir’de bir ilkti umarım bundan sonra bir daha olmaz.
Eskişehir’de belediyeler ile merkezi yönetim arasında alan paylaşımı konusunda çok fazla tartışma yaşanıyor. İktidar partisi milletvekilleri ile bu konuları görüşüyor musunuz?
 
İktidar partisi milletvekilleri ile görüşmelerimiz oluyor. Birbirimizi gördüğümüzde hatır soruyoruz. Ama burada karar verici maalesef onlar da değil. Yerel yönetimlerin iktidar partisinden olmaması nedeniyle yerel yönetimlerin başarısız olması geleceğe yönelik bir yatırım olarak görünüyor. Bu noktada bazı engellemeler yapılıyor. Ama yerel yönetim seçimlerinde tüm bu yaşananlar AKP’nin aleyhine işleyecek. AKP milletvekilleri mutlaka görüşlerini olumlu bir şekilde dile getiriyorlardır. Ama AKP’de, parti içi demokrasinin olmadığını göz önüne alırsak bu konularda müdahale şanslarının kalmadığı düşünüyorum. 
 
Bir de CHP’nin gündeminde adalet kurultayı var. Ne zaman gerçekleşecek kurultay?
Sesi çoğaltmak, birleşmek, dayanışmayı arttırmak için bir araya geliyoruz. 26- 30 Ağustos tarihleri arasında Çanakkale’de yapacağız. Herkese açık olacak. Türkiye’nin her yerinden büyük bir katılım bekliyoruz. Her gün en az iki başlık olacak. Ve buradan çıkan sonuçları raporlaştıracağız. Hukuk sorunları masaya yatırılacak. Türkiye’nin en çok kaçınması gereken durumun şiddet olduğunu biliyoruz. Bu nedenle karşıtlığı arttıracak hiçbir işe imza atmadan, topluma katkı sunacak çalışmalar ile yolumuza devam edeceğiz. Adalet yürüyüşünün bundan sonraki süreçte bu tür çalışmalarla arkası gelecek.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.