MUHALİF BASIN GİBİ HÜKÜMET YANLISI GAZETECİLERDE ÖZGÜR DEĞİL

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Karaca: “Maalesef şu anda basın özgürlüğü yok. Türkiye'de sadece muhalif basın değil, objektif basın değil şu anda hükümet yanlısı gazetecilerde özgür değil.”

MUHALİF BASIN GİBİ HÜKÜMET YANLISI GAZETECİLERDE ÖZGÜR DEĞİL
27 Temmuz 2017 Perşembe 15:00

banner92

 
Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanı Yılmaz Karaca, ‘Esgündem26 Haber Masası’nın konuğu oldu. Karaca basın özgürlüğü, gazetecilerin çalışma koşulları üzerine konuştu.  Eskişehir’e Basın Müzesi kazandırmak için çalışmalarının devam ettiğini anlatan Karaca,  Eskişehir basınının son 10 yılını değerlendirdi. 
 
 
24 Temmuz’da basında sansürün kaldırılışının 109’uncu yıldönümü kutlandı. Ancak bugün hala basında sansür çeşitli yöntemlerle sürüyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
 
24 Temmuzlar bizim için gerçekten hiç bir anlam taşımıyor.  Sansürün kaldırılış yıldönümünü kutlamamız lazım, bunun bizim için bir bayram olması lazım ancak maalesef 109 yıldır sansür devam ediyor.                       
Siyasi partilerin, siyasilerin baskısı daha üstün. Zaman zaman dolaylı, zaman zaman dolaysız bu sansür gözümüzün önünde. Ama günümüze geldiğimizde daha kitabı yayınlanmamış gazeteciler cezaevinde. Şu anda yazdıkları yazı nedeniyle meslektaşlarımız cezaevinde.  Yani savcı daha bir mütalaa dahi yapmamış,  ne ile suçlandığını bilmeyen arkadaşlarımız bile cezaevinde.  
 
“Türkiye'de sadece muhalif basın değil, objektif basın değil, şu anda hükümet yanlısı gazetecilerde özgür değil…”
 
Şu anda bir hükümet yetkilisi diyor ki; “cezaevinde hiçbir basın kartlı gazeteci yoktur.” Evet, doğru söylüyor,  önce gazetecinin kartını iptal ederseniz tabii ki gazetecinin kartı yok görünür. Türkiye'de büyük birçok gazetecinin haksız yere kartları iptal edildi. Bizim için en önemli şey basın özgürlüğü. Maalesef şu anda basın özgürlüğü yok. Hele hele Olağanüstü Hal Yasası'nın olması insanlara, meslektaşlarımıza maalesef bir korku imparatorluğu yaratıyor bu da iyi bir olay değil.  Türkiye'de sadece muhalif basın değil, objektif basın değil şu anda hükümet yanlısı gazetecilerde özgür değil. Onlar da ne yapacaklarını bilmiyorlar, basın özgürlüğü diye bir şey yok açık ve net.
 
 
Türkiye’de gazeteciler her iktidar döneminde sansür mağduru oldu. İktidarlara baktığımızda sansürün en yoğun yaşandığı dönem sizce hangisidir?
 
Ben bu mesleğe 40 yılımı verdim. Biz zaman zaman liderlerin basına karşı baskılarını gördük ancak bugünkü kadar katı hiç görmedik. Ecevit hükümetini de biliyorum, Demirel hükümetini de biliyorum, Refah Partisi hükümetini de biliyorum. Bunlar da dahil bir objektiflik vardı. Önceden bir lider, bir yere gittiği zaman bütün haber kanallarında, gazetelerde çıkardı ama en son CHP'nin adalet yürüyüşüne TRT’ de hiçbir şekilde yer verilmedi.  Devletin televizyonu TRT yürüyüşten sonraki Maltepe mitingine yer vermedi. Böyle bir şey olabilir mi en küçük bir haberi saatlerce veren TRT, AK Parti'nin, hükümetin özel kanalıymış gibi bunu vermedi.
Ertesi gün gazetelere baktığımız zaman daha büyük bir facia ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Bu doğru bir olay değil. Gazetecilik etiği ile böyle bir olay yakışmaz. Gazeteci haberi objektif, tarafsızdır, herkesin görüşüne yer vererek aktarmalıdır.  Maalesef iktidar yanlısı gazeteler tamamen insanları itham edici haber yapıyorlar bu da doğru değil.
 
“Bazı belediyeler hakikaten basının yaşaması için destek veriyor ama belediyelerin büyük bir çoğunluğu gazeteleri tahakküm altına almak için destek veriyor…”
 
Eskişehir basını üzerinde sansür var mı sizce, ne kadar özgürdür?
 
Tabii ki yerelde de, Eskişehir'de de özgür gazetecilik yapılamıyor. Bana göre basında en büyük tehlike; basının ekonomik yönden şu anda destek aldığı kurumlar belediyeler.  Bazı belediyeler hakikaten basının yaşaması için destek veriyor ama belediyelerin büyük bir çoğunluğu gazeteleri tahakküm altına almak için destek veriyor. Eskişehir'de böyle bir şey yok ama diğer illerde belediyelerin basın müdürleri gazetelere gelip, haberlerinin birinci sayfada, nerede çıkacağı talimatını veriyor bu acı bir gerçek.  Gururla söyleyebilirim ki Türkiye'yi geziyorum,  her ay 4-5 ili geziyorum,  gazeteleri geziyorum sorunları dinliyorum; Eskişehir yerel basınındaki objektiflik Türkiye genelindeki gazetelerde zaten yok. Anadolu'da çok az. Bizde de, ‘ben bunun askeriyim’ diyen gazeteci çok az.
 
 
“Anadolu basınına baktığımız zaman içerik olarak, tarafsız yayın yapma yönünden Eskişehir basını en iyi düzeyde…”
 
Eskişehir'deki gazeteler objektif yayın yapıyor. İktidarı da, muhalefeti de tarafsız şekilde haber veriyor. Köşe yazarları görüşlerini özgür şekilde yazıyor. Buna saygı duymak lazım. Köşe yazarlarının fikrine müdahale etmemek lazım. Tabiki son günlerde köşe yazarlarının yazılarına müdahale edildiğinin haberlerinde alıyoruz.
Ama genel anlamda Anadolu basınına baktığımız zaman içerik olarak, tarafsız yayın yapma yönünden Eskişehir basını en iyi düzeyde. Tarafsız olmayan arkadaşlarımız da var ama azınlıkta kaldığı için kaile alınmaması gerekir. Okuyucu da bunun takdirini yapıyor diye düşünüyorum.
 
 
“Sanayi Odası ve Ticaret Odası seçimleri yaklaşıyor. Biz bu süreçte Sanayi Odası ve Ticaret Odasına basına gerekli desteği vermeleri konusunda baskının kurulması gerektiğine inanıyoruz…”
 
Eskişehir’de iş dünyası basına gereken desteği veriyor mu sizce?
 
İş dünyası maalesef Anadolu basınına gerekli desteği vermiyor. Ben Eskişehir’i bu işin içinden ayrı tutuyorum. Türkiye genelindeki gazetelerin içerik ve kalitelerine baktığımız zaman iş dünyası destek vermek istemiyor. Çünkü sadece ‘gazetem çıksın’ diye gazete çıkarıyorlar, içinde ne tüccarın, ne esnafın, ne halkın, ne ülkenin sorunları var.  Eskişehir iş adamları basını destekliyor ama son zamanlarda ekonomik durgunluk sebebiyle bu son derece azaldı. Sanayi Odası ve Ticaret Odası seçimleri yaklaşıyor. Biz bu süreçte Sanayi Odası ve Ticaret Odasına basına gerekli desteği vermeleri konusunda baskının kurulması gerektiğine inanıyoruz. Halka gitmeyen gazetelerin yapmış olduğu eklere müthiş bir destek var. Günlük yayınlanan, haftalık aylık yayınlanan dergiler kadar destek alamıyoruz. Bu da enteresan bir olay, bunu anlamak da mümkün değil.  Basına destek olayı birazda ilişkilerle alakalı bir durum.
 
 
Basın çalışanlarının, çalışma koşullarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Türkiye ve Anadolu basını değerlendirdiğimizde çalışanların durumu bir facia. Türkiye’de asgari ücret alabilen nadir illerden biri Eskişehir. Gazetecinin eşi çalışmıyorsa, ek gelir yoksa şu şartlarda en az 2000 lira maaş alması gerekir. Sendikalaşmanın yok edildiği bu dönem içerisinde önce gazetecinin yıpranma hakkını elinden aldılar, ardından şartlı olarak basın kartı taşıma gibi bir şart getirdiler. Basın kartı birinci öncelik ama bazı yasalarda değişiklik yaparak sadece 212 sayılı yasaya zorunluluğunu genişleterek başka dallarda da gazeteci kabul ediyorlar. Basın yasasına göre çalıştırılmadığı takdirde de bu olaydan yararlanamıyor.
 
“Ülkede hakkını arayamayacak tek merci basın mensuplarıdır…”
 
İşverenler 212 sayılı yasaya göre göstermiyor, çünkü izin hakları yıl geçtikçe ikiye katlanıyor. Basın Yasası da çalışanlar yönünden ele alınarak pürüzler giderilmeli sendikalaşmanın önünün kesinlikle tıkanmaması gerekir. Bugün Türkiye'de faaliyet gösteren Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın yok edilmesi için hükümetin kurdurduğu sarı sendikalar maalesef sendikacılığın önünü tamamen tıkamıştır. Ülkede hakkını arayamayacak tek merci basın mensuplarıdır.
 
“Ülkede her gün bombaların patlaması, her gün seçimlerin olması maalesef sorunların çözümünü engelledi...”
 
Daha önce hükümet basın çalışanlarının hakları değiştireceğini söyledi ama hepsi lafta kaldı. Ülkede her gün bombaların patlaması, her gün seçimlerin olması maalesef sorunların çözümünü engelledi. Bizim şu an mecliste 12 tane meslektaşımız var, bunlarla bire bir görüşme yaptık ancak yaptığımız görüşmelerden sonra milletvekillerine önerge bile verilemiyor, verilse bile önergeler en arka sıraya konuluyor. 4 ay önce Meclis Başkanını ziyaret ettik ve bu konu hakkında kendisine bir rapor sunduk, kendisine basın mensuplarının sorunlarının çözülmesi gerektiğini söyledik, bir fiil ilgileneceğini söyledi fakat sonrasında hastalandı ve o günden bugüne hiç bir gelişme olmadı. Bu ay sonunda tekrar milletvekili meslektaşlarımızla görüşerek bu konu hakkında çalışmalar yapmayı isteyeceğiz
 
“Gazetelere baktığım zaman doğru düzgün röportaj yok, yarısı belediye haberi, yarısı ajans haberi gazetenin içinde halk yok…”
 
Eskişehir basınının son 10 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz?                    
 
Eskişehir basınının nitelik anlamında çok iyi değerlendirmiyorum. Türkiye geneline ile baktığımız zaman kötünün iyisi olarak değerlendiriyorum. Maalesef gazeteler kadrolarını düşürerek, sadece ajans haberciliğini yöneliyorlar, içerik olarak zayıflıyorlar.  Ajans haberlerini olduğu gibi başlık dahi değiştirmeden koyuyorlar gazetelere.  Ajanstan kullanabilirsin ama biraz da kendi düşüncelerini gözlemlerini katmanları gerekir. Gazetelere baktığım zaman doğru düzgün röportaj yok, yarısı belediye haberi, yarısı ajans haberi gazetenin içinde halk yok.
 
“Sen meslek örgütünü güçlendireceksin ki, meslek örgütü gücüyle senin haklarını koruyacak, mücadele edecek...”
 
Basın emekçileri, arkalarında kendilerine destek olacak bir meslek örgütünün olmayışından şikayetçi. Bu şikayetlerinde haklılar mı?
 
Meslek örgütünün gücü üyesinin desteğiyle olur.  Arkadaşlarımız bizim açıklamalarımızı bile gazetelere koymuyorlar. Ama lafa geldiği zaman meslek örgütünün arkalarında olmayışından şikayet ediyorlar. Sen meslek örgütünü güçlendireceksin ki, meslek örgütü gücüyle senin haklarını koruyacak, mücadele edecek. Üye her zaman meslek kuruluşunun yanında olmalı, meslek kuruluşunu desteklemesi lazım. Türkiye'de her ilde 3-5-7 cemiyet var bu kadar cemiyetin olmasını isteyenler; valiler, belediye başkanları,  kamu kuruluşları çünkü cemiyetler birleşip güç olursa zapt edilemez diye düşünüyorlar. Ama paramparça olursa idare edilir diye düşünüyorlar. Tek çatı altında olmak çok önemli. Bize üye olmayan arkadaşlarımızı da ayrı tutmuyoruz şurada 60-70 kişiyiz birlik ve beraberlik içinde olmamız lazım.
 
 
Eskişehir’de Basın Müzesi kurmak gibi bir hayaliniz var. Bununla ilgili bir çalışmanız var mı? Varsa ne aşamada?
 
Eskişehir'de Basın Müzesi'nin olmaması çok kötü bir olay. Şuanda biz Türkiye'de basının geçmişini kitap halinde topluyoruz. Anadolu Üniversitesi'nde bir çalışma başlattık; ‘Eskişehir Basınının Dünü Bugünü’’ ile ilgili.  Önce 40 civarında gazeteci ile (bu gazeteciler 60'lı yıllar ile 2000’li yılları arasında çalışan gazetecilerden oluşuyor) röportajlar yaptırıyoruz üniversite doçentlerine. Meslek anılarını bir kitapta toplayacağız, aynı zamanda mini videolar olacak, gösteri hazırlayacağız. Bunun yanında Yılmaz Büyükerşen’in verdiği bir söz var. 65’inci kuruluş yıldönümümüzde açıkladı.  Odunpazarı’nın arkasında yapılan Kültür Merkezi içerisinde Basın Müzesi yer alacak.
 
Cemiyet başkanlığını sürdürme gibi bir kararınız var mı? Bir daha ki seçimlerde sizi yeniden aday olarak görebilecek miyiz?  
 
İşlerin çok yoğun olması nedeni ile ben gerek Federasyon’da, gerekse Cemiyet’te noktayı koyarım ama önce Federasyonu tamamlayacağım,  ardından arkadaşlarıma hazırlanmalarını söyleyeceğim. Aday olacakların önceden hazırlanması lazım. Bizim yönetimde olan 4-5 kişi şuan bu cemiyet başkanlığını yapacak kapasitede.
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.