ESKİŞEHİR SANAYİSİ SÜPER LİGE ÇIKACAK

Savaş Özaydemir çok önemli bir sanayici Eskişehir’de önemli bir figürdür ama vizyonu dolmuştur. Yeni sanayiciler veya ikinci kuşak yeni bir vizyon görmek istiyor. Bu yapılanlar onlara yetmiyor. Bundan 5-10 yıl önce yapılanlar çok değerli iken şimdi daha fazlasını istiyoruz.

ESKİŞEHİR SANAYİSİ SÜPER LİGE ÇIKACAK
06 Haziran 2017 Salı 14:06

Eskişehir Sanayi Odası’na başkan adaylığını açıklayan iş adamı Celalettin Kesikbaş Haber Masası’nda Ayşe Kaytan Uçak, Soner Uçak ve Gözde Çelik’in sorularını yanıtladı.



Başarılı bir işadamısınız. Sanayi Odası Başkanlığı ağır bir sorumluluk neden aday oldunuz?

İlk öncelikle iş hayatında birçok şeyi başardık. Ben Tunalı Mahallesi’nde büyüdüm. Mahallemiz kıyıdaki bir mahalledir. O mahallelerde büyüyen çocukların birkaç şansı var. Ya okuyup adam olacaksınız,  ya da okumayıp iş hayatında başarılı olacaksınız. Şans yolu oyunu gibi. Biri ile diplomayla hayata başlarsınız, diğeri ile diplomasız hayata başlarsınız ama ikisinde de temel prensip çok çalışmaktır. Çalışmaktan başka yapacak hiçbir şansımız yoktu.  Ve tek hayalimiz vardı üretim yapmak, insanlara faydalı olmak, sosyal olarak insanlara değmek. Kolay bir hayatımız olmadı. Yokluk ile büyüdük. Bu tabi insanlarda bir hırs yaratıyor ancak bir sevgi ve kolay kolay vazgeçilmeyecek hedefleri de beraberinde getiriyor.   Şans şu ki sanayici kimliği kazandık çünkü üretmeyi seviyoruz ve üretimin gücüne inanıyoruz. Ben şirketimi sattıktan sonra üç tane daha şirket kurdum. Hepsi bugün Türkiye’de bir numara oldu. Dünya pazarlarında da ilk 10’da sayabileceğiniz şirketler haline geldi. Yine kazandığımı bu topraklara Eskişehir’e harcamak istiyorum.
 
‘BİREYSEL VİZYON MAALESEF İŞİN BÜTÜNÜNDE YOK’

Ama şunu görüyoruz ki bizim yarattığımız o bireysel vizyon, kendi şirketlerimize kattığımız bireysel hedeflerimiz maalesef işin bütününde yok. Yani Eskişehir’e değmiyor. Siz bireysel çabalarla bunu yapıyorsunuz ama Eskişehir’de değerli sanayiciler var çok küçük kalmış, önleri açılmamış veya yalnız kalmışlar… Birçok sebebi var.  Biz şuna inanıyoruz; ben büyüyeyim değil, biz büyüyelim. Çünkü birlikte büyümezsek tek tek büyümemiz mevcut şartlarda çok zor. Herkes aslında birbirini büyütüyor mekanik bir durum bu herkes birbiri ile ticaret yapıyor, herkes birbiri ile alışveriş yapıyor. Hizmet sektörü de büyüyor, sanayi de büyüyor. Bunları yapabilmeniz için de sizin bütün sanayicileri örgütlemeniz gerekiyor bu örgütün adı Sanayi Odası. Yani “Sadece ben” diyerek, girdiğim bir yol değil bir şekilde hep beraber büyümemiz gerekiyor. Bunun için aday oldum.


 
‘ÖRGÜTÜMÜZ MAALESEF KİMLİĞİNDEN ÇIKMIŞ’

Aslında orası bizim örgütümüz ama maalesef bu kimliğinden çıkmış. Bizim en önemli hedefimiz bu kimliği tekrar aynı yere getirmek, insanları birleştirmek, bütünleştirmek, birbirimizle ticareti artırmak. Ve en önemlisi şuan yurt içi piyasaları biliyoruz; Türkiye kriz diyemem ama iç piyasa bakımından daralıyor. Yapacağımız çok önemli hedefler var. Şimdi bize hangi siyasi irade olursa olsun bir hedef koymuş, "2023 ‘te siz 500 milyar dolar ihracat yapacaksınız” diyor. O 500 milyar dolara ulaşmak için de sizin örgütlenerek bir şeyler yapmanız gerekiyor. Bu sizin bireysel çabalarınız ile olacak bir şey değil. Bunun içerisinde bu sanayi 2021 gazetesini hazırlarken de doldurduk bunun içini. Bunlardan birkaç tanesi eksik olunca da olmuyor bu; hepimizin ihracat ile büyümesi gerekiyor, birbirimize destek vermemiz gerekiyor, ortak akıl yaratmak gerekiyor. Ortak satın almadan tutun da, ortak tanıtım platformlarına kadar bunları oluşturmak gerekiyor.
 
‘ORTAYA KONULAN VİZYONLA YÖNETİCİLERİN VİZYONU DA ÖRTÜŞMÜYOR’

Emin olun herhangi bir sanayici ne kadar büyürse bizler de o kadar çok büyürüz, bu kent büyür. Bütün derdimiz bu. Sanayi Odası'ndan böyle bir irade göremedik hatta şöyle söyleyeyim. Tenzih ediyorum çünkü orada yönetimde çok değerli arkadaşlarımız var. O yönetimdeki arkadaşlarımız bile yönetimde olmalarına rağmen kendilerini duvara toslamış hissediyorlar. Çünkü konulan vizyonla oradaki yöneticilerin vizyonu da örtüşmüyor. Öyle olunca da maalesef siz ileri gidemiyorsunuz. Kent kazanamıyor, sanayici kazanamıyor. Şimdi bu iradeyi, bu vizyonu da ortaya koyarsanız başarırsınız. Bu eksikliği gördük ve bu sebepten dolayı da bu işin içine girdik. Temel sebebi bu.
 

 
Bize projelerinizden bahseder misiniz?

Projeler hayal projeler değil. Şöyle yaklaşık iki senedir bu işe hazırlanıyoruz, yeni bir çalışma değil.  İki senedir kafa yoruyoruz. Birçok insan destek verdi. Çok samimi duygular ile destek verildi. Kimsenin çıkar ilişkisine dayalı fikir vermişliği yok. Bunlar herkesin ortak paydada birleştiği projeler. İkinci konu da bu projelerin yarısı neredeyse Sanayi Odası şuanda mevcut yöneticilerin ve hangi aday çıkarsa çıksın onlarında projeleri olmuş aslına baktığınız zaman. Ortak paydada birleşen bir sürü şey var. Uygulamamışlar, uygulayamamışlar, uygulama oranları çok düşük. Bunları icraata dönüştürmediğiniz zaman bir anlamı kalmıyor.  Tüm projelerimiz ihtiyaçtan hatta temel ihtiyaçtan su gibi, internet gibi temel ihtiyaçtan doğan projeler. Bunun yanında yapılacak çok somut projeler de var elle tutulur gözle görülür mesela yaşam kent öneriyoruz bunu yapacağız. Ve beş kuruş da para harcamadan yapacağız.  Çünkü o bölgenin buna ihtiyacı var.
 
 
Eskişehir sanayisi Üniversite mezunlarından yeterince faydalanıyor mu?

Burada bir teknik okul var; gençler bundan böyle kod yazması, kendi internet sitesini tasarlaması lazım, robot programlaması lazım. Artık dünya farklı şeyler konuşuyor. Sizin buralara gelmeniz için bu ihracat rakamlarını yakalayabilmeniz için oradaki çocukları doğru şekilde eğitmek lazım. Şuan ciddi bir beyin göçü var Eskişehir’de, çünkü bu çocuklar Eskişehir sanayisinde yer bulamıyor kendine. Bunun önüne geçilecek konu net. Bu arz talep işidir. Şimdi sanayideki firmalara baktığınız zaman büyük bir kısmı orta ölçekli firmalar. Doğal olarak sizin belli sayılarda elemana ihtiyacınız oluyor. Talebi artırmak için iki şey yapacaksınız: Bir mevcut şirketler büyüyecek büyüdükçe beyaz yaka ihtiyaçları artacak, bu oran artacak. Bir ikincisi de buraya yerli ve yabancı yatırımcı gelecek. Ve ya X firması gelecek buraya Eskişehir’i görecek ve “Benim beyaz yakam buraya gelebilir” diyecek. Buna nitelikli göç diyoruz. O gelen şirket yeni mühendis ve ara eleman arayacak şehirden. Kısacası bunu ilk yolu mevcut şirketler büyüyecek ikincisi dışarıdan yatırımcı gelecek. Küçük bir Eskişehir sanayisi ne bu kente yeter, ne de Eskişehir’in entelektüel sermayesine. Ben üniversiteyi 90 yılında bitirdim.  Eskişehir’de sadece o dönem iş bulamadığım için. Bende gittim İstanbul’da çalıştım. Başka şansım yoktu ya da gidip babamın yanında çiftçilik yapacaktım.
 
Mevcut şirketler nasıl büyüyebilecek?

Bununla ilgili net bir proje var. Dünyanın birçok yerinde bu proje uygulanıyor. Ortak tanıtım platformu oluşturmanız gerekiyor. Eskişehir sanayisinin sanayi envanteri yok. Kimin ne iş yaptığı belli değil. Bundan birkaç yıl öncesine kadar yan komşumun ne iş yaptığını bilmiyordum. Şuanda organize sanayi bölgesinde kim kimin ne iş yaptığını bilmiyor.  Herkesi birbirini üçlü beşli guruplar olarak tanıyor. Doğal olarak bir kere envanter çıkacak. Teksan ve EMKO’yu ziyaret ettik ana sanayi ve yan sanayi çalışan birçok firma var. Sizin sanayi envanteriniz çıktıktan sonra alıp bu envanteri tanıtmanız gerekiyor. ASELSAN, HABERSAN, Savunma Sanayi, Müsteşarlıktan tutun Türk Hava Yolları’ndan Türkiye’nin ilk bin firmasına tanıtmak gerekiyor.  Bu firmalar ciddi satın alım yapan firmalar. Bir şirketin cirosu 10 milyon ise 9 milyon satın alma yapıyor. 9 milyonluk satın alma ne demek aslında potansiyel Eskişehir sanayisi için satın alma demek. Sen kendini tanıtmazsan, kimse seni bilmez, fırsat tanımazlar. Büyükelçiliklerden, ataşeliklere kadar devlet kurumlarından özel kurumlardaki satın almalara kadar gidilecek. Kabiliyetler anlatılacak. ESO’ya kayıtlı 659 tane firma var. Bu firmaların konuları ve ihtisas alanlarını anlatmak gerekiyor. ESO olarak fuarlara katılmak gerekiyor. Sadece bireysel katılımlar yetmiyor, toplu katılımlar yapacaksınız.  Yoksa kimse sizin varlığınızdan haberdar olmaz.



‘ESKİŞEHİR’İN DNA’SI SANAYİCİLİK’

'Made in Eskişehir'  algısını oluşturmak gerekiyor. Bu mal, Eskişehir’de üretilmiştir algısını oluşturmak çok önemli.  Eskişehir sanayi kültürü olan bir şehirdir. Bu sanayi kültürü  Cumhuriyet’ten başlar. Uçak üretiminden, devrim arabalarına kadar birçok başarı hikâyesi var. TÜLOMSAŞ’ı var, demiryolları var, şeker fabrikası var buralar aslında birer okul. Eskişehir’in DNA’sı sanayicilik. Burada bunu uyandırmak gerekiyor, Eskişehir’de üretilen mal kalitelidir çünkü bu alt yapısı var dedirtmek gerekiyor. Biz bu işin pazarlama departmanını kuracağız.
 
 
Eskişehir Sanayisinin rotası ne durumda siz bu rotayı ne yöne çevireceksiniz?

Bizim rota 90 derece yukarı doğru. Artık yeter diyen çok fazla bir insan var. Ama daha da özelliklisi şu Eskişehir’in gelişen sanayicisi gelişen yeni kuşak ve mevcut insanların büyük bir kısmı da artık bu bize yetmiyor diyor. Ortaya konulan vizyonun yetmediğini söylüyorlar.  Bizim derdimiz yeni bir vizyon ortaya koymak. Bu vizyonu geliştirmek bu da ekiple olur, çalışkan insanlarla olur. İşe gönül vermekle ilgili bir şey bu. Bunu yaptığınız zaman etrafınızdaki insanlar da sizinle aynı çizgide olduğu zaman emin olun 90 derece çıkarız.
 
 
‘ENTELEKTÜEL BİRİKİM VE LİTERATÜRE HAKİM OLMAK ÖNEMLİ’

Para ve entelektüel birikim çok önemli bu diğer arkadaşlarımızın entelektüel değildir anlamına gelmez. Entelektüel birikim derken çok gazete okumak çok kitap okumak anlamında değil ben literatürden bahsediyorum. Literatüre hâkim olacaksınız. Bunun için üniversite mezunu olmaya gerek yok.  Kendini geliştirmek çok önemli.  Bu olmadan şansınız yok. Olsa bile bir koşacağınıza iki koşarsınız…
 
 
Bu adaylığın A Takımında kimler var?

Emin olun çok güzel bir kadro kuruyoruz. Bu kadro gizli. Bir önceki seçimlerde çok ciddi sıkıntılar yaşandı, sanayi odası bölündü. Gereksiz kavgalar yaşandı. Bizim derdimiz nasıl beraber oluruz, nasıl birlik oluruz,  nasıl bir sinerji yaratabiliriz… O nedenle bu kadroyu şimdi açıklamıyoruz. KOBİ’den, Teksan’dan çok sayıda insan destek vermek istiyor. Herkes özgür iradesi ile oy kullanacak. Sürekli barışacağız, savaşmak yok. Eskişehir’e gönül verdik bu işi el birliği ile yapacağız.  ESKİŞEHİR SANAYİSİ SÜPER LİGE ÇIKACAK. 
 

 
Celaleddin Kesikbaş kimdir?

Resmi olarak 68 doğumluyum normalde 67 doğumlu. Sinan Özeçoğlu ile Tunalı Mahallesi’nde  büyüdü. İlk, orta ve lise hayatı Eskişehir’de okuyan  Kesikbaş, ODTÜ’de Elektrik-Elektronik  okudu 1990 yılında bitirdi. Üniversite hayatında aynı zamanda çalıştı part time olarak. 1990-1996 yılları arasında bazı özel firmalarda çalıştı.1996 yılının sonunda Estap’a ortak oldu. 1998 yılında Estap'ı 2 bin metrekarelik bir atölyeye 2001 ylında ise 5 bin metrekarelik bir fabrikaya dönüştürdü. İlk ihracatını bu yıllar içerisinde yaptı. 2006 yılına gelindiğinde yatırımlarını memleketi olan Eskişehir'e taşıma kararı aldı bunda Eskişehir tutku ve özlemi de etkili oldu  ve 20.000m2 lik tesisini Eskişehir OSB de açtı. 2008 yılında yabancı yatırımcılara sattı. Buradan kaynaklanan gelir ile 2010 yılında aile mesleği olan döküm işine geri döndü ve şu an tüm dünyaca tanınan LAVA markasını oluşturdu. Şu anda LAVA dünyada 100'den fazla ülkede insanların mutfaklarında kendine yer edinmiş bir marka. Sonrasında ise sırasıyla 2012 yılında LANDE Endüstriyel Ürünler San.Tic. A.Ş kuruldu. Bu firmada sunucu kabini veTelekom ürünleri üretiyor ve 70 ten fazla ülkeye satıyor. Yine 2012 yılnda ALFAFONET San.Tic.A.Ş firmasını kurdu. Bu şirket Fiber Optik Altyapı malzemeleri üretiyor. Dünyanın 20 ülkesine ihracat yapıyor. Bu 3 şirket te bugün Türkiye de kendi dallarında lider durumdalar. Dünya genelinde de ilk 10 marka arasındalar. İyi derecede İngilizce bilen Celalettin Kesikbaş evli ve bir kız çocuğu babasıdır.
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.