banner79

ESKİŞEHİR'DE SEÇİM STARTINI AĞUSTOS'TA VERECEĞİZ

MHP İl Başkanı Kadir Bıyık, ‘Esgündem26 Haber Masası’nın konuğu oldu. Bıyık, referandum sonuçlarını, MHP’nin yeni çalışma dönemini ve parti politikası üzerine konuştu.

ESKİŞEHİR'DE SEÇİM STARTINI AĞUSTOS'TA VERECEĞİZ

Bıyık, gazeteciler Ayşe Kaytan Uçak, Soner Uçak ve Gözde Çelik’in sorularını yanıtladı. 



Bıyık referandum sonuçları için ‘evet için çalıştık ama büyük bir kaybımız oldu’ derken, 2019 yılında yapılacak seçimler için önümüzdeki aylarda seçim startını vereceklerini açıkladı.
 
Anayasa değişikliğine MHP Genel Merkezi ‘evet’ derken, tabanın sandıkta ‘hayır’ dediği ortaya çıktı. Eskişehir’de de bu rakam oldukça yüksek. Eskişehir’deki sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Biz Genel Başkanı’mızın emrettiği şekilde ‘evet’ için çalıştık. Bunun propagandasını yaptık.  14 ilçemizde kadın kollarımız ve ilçe teşkilatımız olarak elimizden geleni yaptık. Eskişehir’den, ‘evet’ in çıkmasını bekledik, umut ettiğimiz nokta buydu. En azından yüzde 51 de olsa. Ama sonuç beklediğimiz gibi çıkmadı. Burada bizim teşkilatımızın içinden büyük bir fire var ama bu yarıdan fazla mıdır, değil midir bunun bir ölçümünü de yapamayız. MHP’ye oy vermiş ülküdaşlarımızın ne kadarı “evet”, ne kadarı “hayır” vermiştir bilmiyoruz. Ama büyük bir kaybımız olduğunu biliyoruz. Yerelde konuşmak gerekirse, istatistik olarak baktığımızda AK Parti’de de kısmi olarak kayıpların var olduğunu gördük.  Burada neler eksikti? Bence maddeler yeterince anlatılmadı. Önce kendi partimizin eksiklerini söyleyelim. Ya biz tam olarak anlayamadık ya da vatandaşa hitap edeceğimiz o cümlelerimiz olmadı. CHP burada farklı bir algı yönetimi ile işi ‘hayır’a doğru çekti.  Siz de takdir edersiniz CHP’nin, Eskişehir’de sağlam bir alt yapısı var. Bu da çok etkili oldu. Bu işler propaganda ile oluyor.  Seçim çalışmaları maddiyata dayanıyor, teşkilat organlarına dayanıyor. MHP zaten yeni bir değişimden çıkmışken, İl Teşkilatı olarak tam yapılandık derken, bunun üzerine referandumun gelmesi bizleri yordu. Aynı süreçte daha öncesinden kararımızı aldığımız için ilçe kongrelerini yapmak zorundaydık. Hafta sonu ilçe kongreleri, hafta içleri referandum çalışmaları genel itibari ile vilayetimizde bu sonuçlar çıktı.
 
“AK Parti’deki kaymayı gizlemek için MHP suçlanıyor”
 
MHP, için şöyle bir eleştiri yapıldı; ‘Eskişehir’de evet için çalışmadı.’ Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
MHP referandumda çalıştı. Bütün ilçelerimize gittik. Ama bu eleştiriyi yöneltenlerin nereden kaçmaya çalıştığına bakmamız gerekiyor. AK Parti’nin içinde bir kayıp var. Bunları kime fatura edecekler? MHP içindeki muhalifler referandum içinde ön plana çıktığı için böyle bir algı oluştu. AK Parti ne kadar çalıştı buna bakmak lazım. Bizim gezmediğimiz ilçe kalmadı. Kahve toplantıları yaptık. Biz bu çalışmaları ön plana çıkaramadık belki ama ciddi çalıştık. AK Parti ilçe yöneticilerini ziyaret etmiş, sayın bakan tokalaşmış… Hepsi bu. Alpu’da bize  “AK Parti, gelmedi” denildi. AK Parti’deki kaymayı gizlemek için MHP suçlanıyor. Bakanları var, maddi güçleri var. Bizde bunların hiç biri yok. Buna rağmen elimizden geleni yaptık.
 
 

“Bizim kemikleşmiş bir oyumuz var, baraj sıkıntımız yok, üzerine koyarak gideriz”
 
Peki, bu sonuçlar yerel, genel ve başkanlık seçimlerinde MHP’de bir oy kaybına neden olur mu?
Şöyle bir durum var; ben şahsen işin bu tarafından bakıyorum; partimizde 1 Kasım seçimlerinden bir gün sonra muhalif bir hareket başladı biliyorsunuz. Meral Akşener, Koray Aydın, Ümit Özdağ, Sinan Ogan ve bu gibi partililerin genel başkan adaylığı süreci başladı. İmzacılar oldu, istifa edenler oldu. Burada Genel Merkez’e topyekûn bir muhalefet oldu ve sonrasında bu muhalif hareketler genel başkan ne derse tersi yönde hareket etmeye başladılar.   Maddeleri açıp, okuyup, burası benim kafama yatmadı, ben bundan dolayı ‘hayır’ veriyorum demediler. Ama şunu da çok iyi biliyoruz; kendini MHP’ye ait hisseden herkes kızsa da kesinlikle MHP’ye oy atar. Bizim kemikleşmiş bir oyumuz var, baraj sıkıntımız yok, üzerine koyarak gideriz. Ülkücü, MHP’ye ne kadar kızarsa kızsın oyunu verir. Oy kaybımız olmaz bizim.
 
Referandum sürecinde en çok eleştirilen MHP’nin, AK Parti’ye destek çıkması oldu. Peki, referandum sonrasına AK Parti ile olan mutabakat ne kadar yansıdı? O mutabakattan geriye ne kaldı?
 
Olayın öncesine bakmak gerekiyor öncelikle. Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP ile ortak adayımız vardı Ekmeleddin İhsanoğlu. O zaman da AK Partililer aynı şekilde bize “CHP ile işbirliği yaptınız”  demişlerdi. Referandum konusuna gelince, konuyu Genel Başkanımız gündeme getirdi. AK Parti gündeme getirip, bir şeyler hazırlamış olsaydı iddialar doğru olabilirdi. Bu işin mimarı MHP’dir. ‘AK Parti’nin içinde eridik, onların kayığına bindik’ gibi sokak söylemlerini biz kabul etmiyoruz. Zaten iş öyle bir şey değil. Bir seçim döneminde aynı noktaya oy vermek birisine destek vermek değildir. Referandum konusunda mutabıkız AK Parti hükümeti ile ama Genel Başkanımız siyasi görüşümüz nedeniyle söylemesi gerekenlerden taviz vermiyor.
 
 
“Doğru bildiğimizi doğru yerde söyleriz, AK Parti’den bir beklentimiz yok bizim”
 
FETÖ yapılanmasına karşı beklediğimiz sonuçlar alınmıyor. Kaba bir tabirle alt tabakadaki insanlarla uğraşıyorlar. Genel Başkanımız her basın toplantısında, her grup toplantısında söylüyor;  “Fetönün üst tayfası bulunmalı”, “genel müdürü, bakanı, milletvekili, müsteşarı kim varsa, ucu kime dokunuyorsa” diyor. Biz burada bir tane Diş Hastanesi’ndeki hemşire ile uğraşıyoruz. Yaşanan damat olayı, tatlıcılar, baklavacılar rahatsız ediyor vatandaşı. Bizim partimize Fetöden mağdur olduğunu söyleyip gelen çok oldu. Basit basit nedenlerden dolayı ihraç edilmiş, açığa alınmış o kadar insan varken,  bu işin kasası olan insanlar çok komik sağlık sebeplerinde dolayı şartlı tahliye ile salınıyor. Mağdur olan binlerce insan var cezaevinde yatan. Genel Başkanımız ve MHP buna göz yummaz. Doğru bildiğimizi doğru yerde söyleriz, AK Parti’den bir beklentimiz yok bizim. Bir kaygımız, bir sözleşmişliğimiz, gizli bir anlaşmamız yok. Onlar da bir siyasi parti, bizde siyasi bir partiyiz. Bizim doğrularımız farklı.
 
 
“Yerel seçimlerde Harun Karacan, MHP tabanında destek görseydi bugün milletvekili değil, belediye başkanı olurdu”
 
AK Parti ile yaşanan bu mutabakat ilerleyen süreçte MHP’nin kaybolmasına neden olacağı söyleniyor. İki partili bir sisteme geçilebileceği de çok tartışıldı. Bu konuda görüşünüz nedir?
 
Onu çok öncesinden beri söylüyorlar. Bir tane sağ parti, bir tane sol parti şeklinde bir döneme girilecekmiş. Biz bunun böyle olacağını düşünmüyoruz. Çünkü bugün barajı aşağı çekme söylemleri var ona bakarsanız. HDP’de o barajı aşabilecek potansiyele sahip görünüyor. Şimdi önümüzde her şey normal giderse 2019 seçimleri var. Tayyip Erdoğan’ı destekleyeceğimizi hiç düşünmüyoruz. Ne partinin Genel Merkezi’nde, ne tabanında, ne teşkilatında böyle bir şey söz konusu değil. Yerel seçimlerde Harun Karacan, MHP tabanında destek görseydi bugün milletvekili değil, belediye başkanı olurdu. Diğer taraftan Ekmeleddin İhsanoğlu zamanında ben Ülkü Ocakları Başkanıydım. Yılmaz Hoca ile seçim propagandası yapmış ve birlikte Ekmeleddin ihsanoğlu’nu ağırlamıştık. Herhangi bir seçimde biz AK Parti ile ittifak yaparak ortak bir listeye girmedik, referandum konuları çok farklı. Bizim kendi partimiz çok farklı ve 50 yıllık bir siyasi geçmişimiz var.
 
“MHP’nin içerisindeki bu hesaplaşmayı, kendi içimizdeki fitneciler, vatandaşa yayıyor”
 
Genel olarak peki bu birliktelik algısının sebebi nedir?
 
Bizim tabanımıza geçmiş dönemlerde il başkanlığı yapmış, ilçe başkanlığı yapmış değişik görevlerdeki kişilerin bu algıda önemli payı olduğunu düşünüyorum. Adam gelmiş 70 yaşına “parti gençleşmeli” diyor ama kendisi Meral Akşener geldiğinde birinci sıradan milletvekili olmak istiyor. Diğerleri geçmişte iki dönem, üç dönem milletvekilliği yapmıştır, il başkanlığı, ilçe başkanlığı yapmış olanları var. Daha o koltuklara doymamışlar. Aralarındaki menfi ilişkilerle birbirlerinin kayığına binmişler. Şimdi bu suçlamalar ile bizi yıpratmaya çalışıyorlar. “Siz AK Parti’nin kayığına bindiniz” diye eleştiriyorlar. MHP’nin içerisindeki bu hesaplaşmayı, kendi içimizdeki fitneciler, vatandaşa yayıyor. Biz bunların sıkıntısını nerde çektik? Aynı adamlar Eskişehir’de seçim satmıştır, “MHP Eskişehir’de belediye alamaz, merkezi alamaz” diyerek, “AK Parti alacağına CHP alsın” demişlerdir. Niye? MHP seçimi alamıyorsa kimin aldığı çok da önemli değil.  ANAP da alsın, Doğruyol Partisi de alsın, Saadet Partisi de alsın. Bunları yaptılar ve bunu yapanlar devamlı içimizde olan insanlardı. Daha doymadılar, partiyi bitirmeye çalışıyorlar. Ama biz geldiğimiz 9 aylık süreçte tatsızlığa mahal vermeden bertaraf ettik. MHP 50 yıllık bir kurumsal partidir, kendi siyasi söylemleri vardır. AK Parti’nin, CHP’nin kayığına binmiş durumu değildir.
 
 
“Meral Akşener’in paneline, CHP destek vermeseydi de bir görseydik, Eskişehir kaç kişiyle Meral Akşener’i karşılıyordu”
 
Meral Akşener ve Sinan Oğan, referandum sürecinde Eskişehir’e gelerek salon toplantısı yaptı.  MHP’de ciddi bir ülkücü tabanın da etkinliklerde boy gösterdiği söylenildi. Bu iddialar doğru mu?
 
Biz göreve gelmeden önce Meral Akşener büyük bir kalabalıkla Eskişehir’e gelmişti. Referandum sürecinde yine geldi.  Akşener’in geldiği salon 2 bin kişilikse geçmiş dönemde Milliyetçi Hareket Partisi içerisinde, ülkü ocaklarında ya da ülkücü işçilerde görev almış diyeceğimiz 100-150 kişi anca vardı. O salona baktığımızda çok acı durumlar vardı. CHP teşkilatı tamamen oradaydı. Salonu doldurmuştu. HDP’li olarak bildiğimiz kişiler vardı.  Meral Akşener’in paneline, CHP destek vermeseydi de bir görseydik, Eskişehir kaç kişiyle Meral Akşener’i karşılıyordu, ya da Sinan Oğan’ı? Sinan Oğan, Hasan Polatkan Kültür Merkezi’ne geldiğinde de yanında Kazım Kurt vardı. CHP Gençlik Kolları vardı. Bizim partimizden de geçmiş dönemde görev almış 6 kişi vardı. Öyle aman aman da teveccüh görmediler. Niye? Bu algı 15 Temmuz’dan itibaren kırıldı. Herkes Genel Başkanımızın, devlet geleneği, siyaset derinliği, strateji derinliğini gördü. “Evet, geçmişte Meral Akşener gönlümden geçirmişim ama aslında ben hata yapmışım, doğru olan liderimizmiş, genel başkanımızmış” diyerek çok çayımızı içmeye gelenler oldu. Bizde insanlara ‘kardeşim sen geçmiş dönemde muhalefetle birlikte hareket ettin, bundan sonra gelmeyeceksin, hainsin, ihraç ettik” demedik. Çünkü adam ömrünü vermiş, bir dönem hata yapmış olabilir. Yönetimlerde değerlendirmedik ama partimiz içerisinde tuttuk. Kimseyi kırmaya, ihraç etmeye, hain yaftası vurmaya uğraşmadık.
 
“Bu ülkenin bütünlüğü milliyetçilerin en kutsal değeridir”
 
Bize şu öğretildi. Başkanlık sistemi eşittir, federatif yapı. MHP neye tav oldu da başkanlık ile federatif yapı olmayabilir dedi. Barzani’nin gelişi ardından diyalogun kopması bekleniyordu. Ama MHP’den gerekli bir tavır, bir söylem üretilmedi diye çok eleştirildi. Bu iki konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Barzani’nin gelişi, o bayrağın asılışı, arkasına Türk yetkililerin Kuzey Irak’a gitmesi konusunda Genel Başkanımızın grup toplantısında çok ağır söylemleri var. Genel Başkan Yardımcımızın aynı şekilde çok sert söylemleri var. Ama nedense bu açıklamalar medyada çıkmadı. Ya da örtbas edildi. Geçmiş dönemlerden beri başkanlık sistemi, eşittir federatif yapı. Bu bir algı yönetimi. ‘Özerk bölge olacakmış, Kürdistan kurulacakmış, Rumlar bir tarafı istiyormuş…’ Öyle bir şey yok. Bu ülkenin bütünlüğü milliyetçilerin en kutsal değeridir. Öyle bir durum olsa genel başkanımız, ya da ülkücüler destek vermezler. Kesinlikle bizim yapımız budur.


 
“15 Ağustos’tan itibaren 14 ilçemizde de adaylarımızı, belediye meclis üyelerimizi belirleyerek sahaya süreceğiz.”
 
Kongrede dediniz ki; ‘MHP, Eskişehir’de belediye alamaz algısını yıkacağız.’ bu algıyı nasıl yıkmayı düşünüyorsunuz?
 
Geçmiş dönemde Milliyetçi Hareket Partisi’nin, Eskişehir’de belediye aldığı ilçeler ve beldeler var. Burada vatandaşlar en azından bize bir kere oy vermiş. İlk önce bizim ona talip olmamız lazım. Biz göreve geldiğimizde bir inceleme yaptık, eksikliklerimizi değerlendirdik. Referandum da bizim için bir antrenman oldu. Raporlarımızı çıkardık. Altyapımız olan yerlere biraz daha yoğunlaşmamız gerekiyor. Siyaseten bütün belediyelere talibiz ama kafamızda belirlediğimiz 5 tane noktamız var. Bizim o belediyeleri kesinlikle almamız gerekiyor. Geçmiş dönemde de aldık. 15 Ağustos’tan itibaren 14 ilçemizde de adaylarımızı, belediye meclis üyelerimizi belirleyerek sahaya süreceğiz.  
 
“Seçim dönemi geldiği zaman da biz insanlara oy istemeye değil, çay içmeye gideceğiz”
 
Eksikliklerimiz ne? İnsanlara sadece seçim döneminde gidilmiş. Bu Milliyetçi Hareket Partisi’nin özeleştirisidir. Seçim döneminde gidilmiş, ‘Merhaba, ben MHP’nin belediye başkan adayıyım, bize oy verin’ denilmiş. Bu şekilde bir seçim çalışması olmaz. Zaten olmamış da. Olsaydı, bizim burada bir belediyemiz olurdu. İkincisi birçok sandık başında yoktuk. Bunları şimdiden tamamladık ve eğitimleri vermeye başladık. Bir politika üretmemiz gerekiyor. Siyaset bir iddia işidir. Şimdiden belediye başkan adaylarımız, belediye meclis üyelerimiz ve yerel yönetimlerden sorumlu başkan yardımcılarımızla birlikte Genel Merkezimizin belirlediği ‘üretken belediyecilik politikasının’ çalışmalarına başlayacağız. Adaylarımızı erken tespit edeceğiz. Seçim dönemi geldiği zaman da biz insanlara oy istemeye değil, çay içmeye gideceğiz.  İnsanlara çok öncesinden dokunmuş olacağız. 
 
“Hatalı olduğumuz yerleri gördük, çözümü ile ilgili çalışmalarımız olacak”

Bir tane köye gittik. Hala şunu söyleyen insanlar var; ‘Ahmet Vural’dan sonra siz mi geldiniz?’ Aradan 15 sene geçmiş. Bunu söyleyen MHP’li. Sandık başımız. 15 sene içerisinde partilimize dokunmamışız ki.  İnsanlara ulaşmamız ve dokunmamız gerekiyor. Biz Eskişehir’de bunu başaracağız. Bütün eksiklerimizi gördük. Hatalı olduğumuz yerleri gördük. Bunları tespit ettik. Çözümü ile ilgili çalışmalarımız olacak. 
 
MHP uzun yıllar siyasi arenada var olan bir parti, ama bakıyorsunuz bir parti çıkıyor, kısa sürede iktidar oluyor. Bu rahatsız edici bir durum değil mi?
 
MHP, Türkiye’nin en köklü partilerinden bir tanesi. MHP ideolojik bir temelde yer aldığı, popülizme kaymadığı, hep bir duruşu olduğu için Türkiye’de bu kökü var etti. Ancak sağ partiler, popüler olmayı kolay başarıyor. Bizim söylemlerimiz net. Bunları belirtip oy istiyoruz. Çok ciddi anlamda gönüldaşlarımız olmasına rağmen, henüz vatandaşa bazı konuları anlatmakta zorlanıyoruz. Bu zorlukları aşmamız gerekiyor.
 
 
MHP içindeki küskünler ne olacak? Bu süreçte küskünleri nasıl kazanacaksınız?
 
Ben ülkücüyüm ama muhalifim olmaz. MHP’li biri  “ben bu politikayı beğenmiyorum” diyebilir. Ama bunu parti içinde der. Gazetelerde veya kahve köşelerinde değil. Küskün olanlar ayrıldı. Bir sürü tantana yaptılar. Partimize gelen istifa sayısı sekiz. Adam basın açıklaması yapıyor. “Ömrümü verdiğim MHP” falan diyor üyelik kaydına bakıyoruz 2015. “8 tane ilçe başkanı istifa etti” diye haberler çıktı. Bunların 3’ü ilçe başkanı değil.
 
“Taban odaklı bir milletvekili istiyoruz ama takdir yine Genel Başkanımız'ındır”
 
Ruhsar Demirer neden Eskişehir’de çok eleştirildi?

“Ruhsar Demirer tabanda sevilmiyormuş” tan ziyade o dönem görevli olan arkadaşlara bakmak gerekiyor. Mesela seçimde sandık başlarında durulmadı ve çok az bir oy ile milletvekilliği kaybedildi.  O dönem bir restaurantta yapılan pazarlıklara bakmak gerekiyor. Ruhsar Demirer çıkmazsa, hangi milletvekili çıkarın hesapları yapılmış. Bunun karşılığında kimlerle ne pazarlığı yapıldı? Bunlara bakmak gerekiyor.  Efendim “biz genel başkan yardımcımızı istemiyoruz, onu istemiyoruz, bunu istemiyoruz” diyerek, bunun algısı oluşturuldu. Bundan sonra biz ne yapacağız? Bizim iki senemiz var. Taban odaklı bir milletvekili istiyoruz ama takdir yine genel başkanımızındır.
 
MHP, bundan sonraki süreçte Eskişehir’de etkin bir muhalefet sergileyecek mi?
 
Biz partimizin içindeki eksikleri tespit ettik. 9 aylık süre zarfında bir başımızı kaldırıp şehir ile ilgili konulara odaklanmadık. Çünkü teşkilatlarımızın altı boşaltılmıştı. Birkaç ayımız buna gitti. Ardından referandum başladı. Daha sonra ilçe kongrelerimiz başladı. Dolayısıyla şehir ile ilgili konulara çok fazla eğilemedik. Parti içindeki sıkıntıları kavgasız dövüşsüz atlatmaya çalıştık. Ama budan sonra özellikle yerel seçimlere çalışmamız lazım. Kafamızda netleştirdiğimiz bazı yerler var. Bu yerlere odaklanacağız. Özellikle 5 ilçeye ciddi enerji harcayacağız.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.