banner79

CHP, 2017’DE 1945’İN KAFASI İLE POLİTİKA YAPAMAZ

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, ‘Esgündem26 Haber Masası’nın konuğu oldu.

CHP, 2017’DE 1945’İN KAFASI İLE POLİTİKA YAPAMAZ

Kurt, Ayşe Kaytan Uçak, Soner Uçak ve Gözde Çelik’in CHP’ye yönelik sorularına yanıt verdi. Referandum sonuçlarını değerlendirdi.
 
 
***Milletvekilliğinden ayrılmak istemediğiniz o dönem çok yazılıp çizildi, şimdi baktığınızda ‘iyi ki belediye başkanı olmuşum’ diyor musunuz?
 
Belediye başkanlığına alıştık. Milletvekilliği çok yoğun çalışma gerektirmiyor. Meclis çalışmalarının belirli usulleri var. Aktif göreviniz yok ise çok fazla mesai gerektirmiyor. Ama ben politikayı sevdiğim için o dönemde de Eskişehir’e gelerek geziyor, vatandaşları dinliyordum. Belediye başkanlığı çok yoğun. Her alanla ilgilenmeniz lazım. Herkes eleştirir. Haklı olan da, haksız olan da. Bunların nabzını tutacaksınız, ayağına gideceksiniz, konuşacaksınız. Hizmet sunduğunuz insanları anlamanız gerekir. Burası bir uygulama makamı olduğu için avantajlı. “Milletvekilliği rica, belediye başkanlığı icra makamıdır” derler.
 
Parti yarın bana “şuraya gel veya bu işten vazgeç” derse vazgeçerim
 
Ben politika yapmaktan haz alıyorum. Vatandaşın kurtuluşunun da iyi politika ile olacağını düşünüyorum. Benim derdim bir makam sahibi olmak değil. Politika yapmanın amacı memleket sorunlarına, vatandaşın kaygılarına çözüm bulmak olmalı. Ben bunun için politika yapıyorum. Ama şu yalan değil belediye başkanlığı bana tevdi edildi. Ben belediye başkanı olmak istemiyordum. Yalan mı söyleyeyim. İstemeden belediye başkanı oldum. Ama sosyal demokrat bir politikacı olarak bu işin en iyisini yapmam gerektiğini biliyorum. Partinin bana burada ihtiyacı vardı.  Parti yarın bana “şuraya gel veya bu işten vazgeç” derse vazgeçerim.
 
24 saat politika düşünen bir adamım    
 
Bazı kişilerin bir makama yönelik hedefi var. Bunlar o makama uzandığı zaman her şey yolunda, ulaşamadığı zaman ise ortalıktan kayboluyorlar. Ben hayatımın hiçbir döneminde böyle olmadım. Belediye başkanı olmadığım zaman dahi unumu eleyip, eleğimi asmam. 24 saat politika düşünen bir adamım. Yarın başka bir görev verilir, oraya giderim. 20 yıldır alınamayan Odunpazarı Belediyesini bu sayede aldık. Kötü mü ettik?
 
***CHP’de kongre süreci başladı. Kulisler hareketli. En çok merak edilen konu ise kongrede taraf olup olmayacağınız?
 
Ben her zaman partimden yana taraf oldum. Keşke, birlik içerisinde bu süreci geçirsek. Parti için herkes aynı özveri ile hareket edecekse elbette birlikte hareket ederiz. Ama bakıyorum bazıları “falanca olmasın, filanca olmasın” diyor. Bu arkadaşlara soruyorum; “İl başkanı olsanız ne olacak? Daha önce oldunuz, defalarca oldunuz ne oldu.” Şimdi “tekrar olayım” diyorsun. Ben CHP’nin, 16 Nisan’dan sonra hala eski kafayla politika yapmasına karşıyım, yanlıştır. CHP, 2017’de 1945’in kafası ile politika yapamaz. Ama bazı kesimler hala bunu anlamıyor ve maalesef bu yol da çaba harcıyor. Bunu yaptıkları için CHP’de bunlar yaşanıyor.
 
 
Bu kongre süreci, değişimden yana olanlar ve değişime karşı olanlar arasında geçecek
 
Baskın referandumda CHP olarak, farklı bir eylemin içine girdiğimiz için yüzde 49’u yakaladık. Bu yüzde 49, farklı bir bakış açısı sergilediğimiz için oldu. İnsanları kucakladık. Ortaya demokrasi, cumhuriyet ve parlamenter sistem değerlerini koyduk. Bu yüzden insanlar bize destek verdi. Şuanda 2017’deki parti programı ile “İstiklal Mahkemeleri kuralım” diyebilir misiniz? Kuramazsınız. Bu kadar açık. CHP değişecek. CHP, sosyal demokrat bir parti olarak insan haklarının savunucusu olmak zorundadır. Bu kongre süreci, kongre değişimden yana olanlar ve değişime karşı olanlar arasında geçecek. Değişime karşı olanlar var ise Eskişehir’de yapacak bir şey yok. Kimin aday olacağının kararını vermek benim tekelimde değil. Biz sosyal demokrat mantıkla çalışan bir grubuz. Oturup, tartışırız kim aday olursa arkasında dururuz.
 
***Mevcut yönetimi başarılı buluyor musunuz?
 
Şimdi mevcut yönetim görevini yaptı mı? Yapabildi mi veya yapmasının önünde engeller neydi? Bunlara bakıp, elimizi vicdanımıza koymalıyız. Geçen kongre sürecinden bu yana ben CHP il ve ilçe yönetimlerini başarılı buluyorum. Görevini yerine getirmiş örgütler olarak görüyorum. Neden böyle söylüyorum? Örgüt ekonomik sorun yaşıyor mu? Yaşamıyor, yani parti binasının kirası ödüyor mu, elektriği, suyu, çalışanların parası ödüyor mu? Ödüyor. Demek ki bu görevi yapmışlar.  Herhangi bir seçimde sandık görevlerini organize edememek gibi bir sorun yaşandı mı? Yaşanmadı. Bütün sandıklarda temsilcisi oldu. 30 Martta aldığımız oyu 7 Haziran’da, 7 Haziran’da aldığımız oyu 1 Kasım’ da arttırmışız. Referandum sürecinde de bazı ufak tefek aksaklıklar olmasına rağmen Genel Merkez’in stratejisini uygulayarak kırsalda oyumuzu arttırmışız.
 
“Ben olayım” diyen arkadaşlarıma soruyorum. Neden partinin etkinliklerinde yoktunuz?
 
O zaman kavga niye? “O olmasın, ben olayım” kavgasıdır bu. “Ben olayım” diyen arkadaşlarıma soruyorum. Neden partinin etkinliklerinde yoktunuz? İki yıl boyunca bu parti pek çok toplantı yaptı, çok danışma kurulları yaptı, etkinlikler yaptı. Aday olup kaybeden arkadaşlarımızın hiç biri yoktu. El insaf, Genel Başkan’a karşı bir tehdit hareketi olmuş, kurşun atılmış bütün Türkiye’de tepki koyduk, eylem yaptık. Bizim karşımızda aday olan arkadaşlar gelmedi. Şimdi ben ne diyeceğim bu yaşananlara. Birinin mazereti, hadi ikisinin mazereti olabilir ama örgütlü olarak gelmemişseniz. “Kusura bakmayın” derim. Kongre Pazar günü yapılır, Pazartesi biter.
 
“Sandıkta oturmayan adamı delege yapmak istemiyorum”
 
Ben bu partiden 3 kere disipline verilmiş, 2 kere atılmış bir adamım. Partiden ihraç olduğum dönemde seçim oldu. Gittim mahalle mahalle, köy köy çalıştım. Bu arkadaşlar çalışmadı. “Eski il başkanları gelsin, bizde onlara görevler verelim, bizle birlikte çalışsınlar” dediler, kimse oralık olmadı. Ama şuanda kongre takvimi belli oldu. CHP de nasıl bir hareket var, nasıl bir kaynaşma var. İşte o zaman ben kızarım. Sandıkta oturmayan adamı delege yapmak istemiyorum. Bizim delegelerimizden bazıları kongre meraklısı. Sandıkta oturmaktır, parti görevi. Odunpazarı mahallerinde 700 küsur sandıkta oturan bütün partililere ben çok teşekkür ediyorum, minnettarım. Aksatmadan parti görevini yapmışlardır. Onlara sordum, çoğu delege değildi. Delege seçimleri zamanında onlar aranmıyor. Yine büyük ölçüde aynı adamlar delege olacaktır. Çünkü onların işi profesyonel delegelik.
 
Sorun profesyonel gruplar, grupçuklar var, sorun onlardır
 
Ben CHP’li sade vatandaşı, delegenin, seçmenin, üyenin samimiyetine inanıyorum. Onlarda sorun yok. Sorun profesyonel gruplar, grupçuklar var, sorun onlardır. Bakın! Daha referandum sonuçları kesinleşmeden “biz neden yüzde 49 aldık, AKP neden yüzde 51 aldı” bunlar konuşulmadan dahi birisi kurultay düğmesine bastı, birisi cumhurbaşkanı “kim olacak” dedi. Oysaki; biz “bu referandumu tanımıyoruz. İmzasız pusulalar vardır” diyoruz. Anayasa mahkemesine gidiyoruz AİHM’e başvuruyoruz, HSK’ya katılmıyoruz. Bunlar sanki yokmuş, her şey meşru zeminde yapılmış gibi bizim eski üstatlardan birisi diyor ki, “cumhurbaşkanı adayı ben olayım.” Halbuki biz “cumhurbaşkanı partili olmaz” dedik. Yalan mı söyledik? 3 ay boyunca bu anayasaya karşı çıkarken “cumhurbaşkanı partili olmaz ama bizden olursa iyi olur” demedik, “cumhurbaşkanı partili olmaz” dedik. Çünkü hepimizin cumhurbaşkanıdır dedik.
 
“Referandumu kongre sürecine dönüştürürsen küçültürsün”
 
***Odunpazarı İlçe Başkanınız Akın Sallarel, Danışma Kurulu toplantısında isim vermeden parti içerisindeki bazı isimlerin referandum çalışması adı altında Odunpazarı’na bağlı mahallelerde delege çalışması yaptığını iddia etti. Aynı zamanda sizi eleştirenlere karşı partililerin sessiz kalmasını da eleştirdi. Bu iddialar doğru mu?
 
Yapmışlar. Ben de duydum, bazı bilgiler geldi. Özellikle yapıldığını düşünüyorum. Bu bir hastalık. Referandumu kongre sürecine dönüştürürsen küçültürsün. Kendini de küçültürsün, partini de. Ben haddini bilerek politika yapan biriyim. Partilinin görevi, partili görevlilerin eleştirilmesini engellemektir. Onların başarılarını kamuoyu ile paylaşmaktır. Özellikle kalabalık toplayıp “Odunpazarı Belediyesi yollarımızı yapmıyor” dedirtirsen ve “ne yapalım seçmeseydin” dersen bu olmaz. Particilik bu değil. Binlerce kadınımız gezdi referandum sürecinde eğer onlar olmasaydı biz bu oyu alamazdık. Onlara çok teşekkür ediyorum. Erkeklerimiz kahvede oturup pişpirik oynadı.
 
CHP’nin de artık ufak kavgalar ile işi olamaz
 
***AK Parti İl Başkanı Dündar Ünlü, referandum sonuçlarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, ‘CHP, Eskişehir’deki hayır oylarını kendisiyle ilintiliymiş gibi gösteriyor’  minvalinde bir açıklama yaptı. Bu açıklamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Burada bir başarılı, bir de başarısız taraf vardır. Biz başarıyı kendimize almayalım da AKP’ye mi alalım. Çok büyük yatırımlar yaptılar, çok iyi hizmetler getirdiler Eskişehir’e bunun için oyları düştü. 1 Kasım’da AKP’nin Eskişehir’de tek başına aldığı oy yüzde 43. Referandum da AKP ile MHP artı Büyük Birlik toplamı yüzde 42. Şimdi Sayın Dündar Ünlü bunun nasıl bir başarı olduğunu anlatsın. Hani Nasrettin Hoca demiş ya “kedi buradaysa ciğer nerede,   ciğer buradaysa kedi nerede?” Yüzde 42 AKP’nin oyu ise, MHP’nin yüzde 13, BBP yüzde 1 nokta bilmem kaçı nerede? Şimdi AKP’yi 10 puan geriletebilmişse CHP başarılıdır. Biz şunu bilerek söylüyoruz yüzde 49 hiç bir zaman bizim değildir. Yüzde 49’da pek çok etken var. Ama CHP’nin başarısı bu her kesimi yan yana tutabilmesidir. Bu referandum çalışmasının öncüsü CHP’dir. O zaman bu CHP’nin başarısıdır. CHP yüzde 49 potansiyelin oyunu alabilir, onlarla konuşabilir. Ben İbrahim Yaşar Dedelek ile köy köy gezebilirim bu anlaşıldı. Önümüzdeki 2019 süreci artık küçük küçük partilerin koalisyon hesabına girebileceği bir dönem değil. Yüzde 51’i alacaksın, cumhurbaşkanı olacaksın tek kişi bütün yürütmenin sahibi olacak. İki dönem böyle gitsin. 2019’da biz kazanamayalım. 2 dönem sonra kimse milletvekili adayı olmaz. Onun için bütün partilerin aklını başına toplaması lazım. CHP’nin de artık ufak kavgalar ile işi olamaz. Artık koalisyonlar seçim öncesi gerçekleşecektir.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.